<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-35538825</id><updated>2011-11-28T04:34:25.990+04:00</updated><title type='text'>YAŞAMA DAİR HERŞEY</title><subtitle type='html'>&lt;b&gt;Bilmezler yalnız yaşamayanlar,&lt;br&gt;
Nasıl korku verir sessizlik insana;&lt;br&gt;
İnsan nasıl konuşur kendisiyle;&lt;br&gt;
Nasıl koşar aynalara,
&lt;br&gt;Bir cana hasret, Bilmezler.&lt;/b&gt;</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>ANDY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06708833421958341412</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/mavitur.0.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>80</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-35538825.post-1762591181059519941</id><published>2008-04-11T13:57:00.003+04:00</published><updated>2008-04-12T21:06:20.892+04:00</updated><title type='text'>Cok Dertliyiz Canım..:)</title><content type='html'>Yazımın başlığına bakıp da öyle sıkıntılı bir durumumuz olduğunu düşünmeyin :) Allah'a şükür gayet iyiyiz :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzun zamandır yazamadım. İşler güçler derken zaman hızla akıp gidiyor ve biz durup soluklanacak zamanı bile bulamıyoruz. Allah'tan Palyancomun anne - babası burada da birtanem evde tek başına sıkılmıyor. Gerçi annemler yarın gidiyorlar. Tekrardan çekirdek aile moduna döneceğiz c.tesi akşamı itibariyle :) Olsun biz bize yetiyoruz bu gurbet ellerde. Palyancom iki ay sonra işe başlayınca daha bir ferahlayacak. Bütün gün evde bebekle uğraşmak çok kolay iş değil, bunun bilincindeyim. Zaten olabildiğince dışarıda zaman geçirmeye çalışıyoruz. Ben olmasam bile anne ve babasıyla geziyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelelim "Dert" kısmına. Bir önceki yazımda demiştim "hersey Görkem Efe'ye dair" diye :) Hah.. işte dert kısmıda onunla ilgili :) Beyfendi yavaş yavaş dillendi. Bazen bir anlatıyor bir anlatıyor, bizi gülüp geçiriyor. Hele keyfi yerindeyse al karşına muhabbet et :) "Keyfi yerindeyse" derken özellikle sabahları ve uykusunu tam aldığı zamanlar :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baba olduktan sonra en cok muhatab oldugum sorulardan biri de: "babalığı anlayabildin?" sorusuydu. İlk başlarda pek anladığımı söylememem. Çünkü durup durup "ya bu çocuk benim mi? Ben bunun babası mıyım?" diye soruyordum. Pek çok defa Palyancom'la da konustuk bu konuyu! Oğluşumuz yatağında tatlı talı uyurken palyancomla birbirimize bakarak "bu bizim mi?" diye gülüşüyorduk şaşkın şaşkın :) Artık daha iyi anlıyorum Baba olduğumu :) Eve gittiğim zaman "oğluşum, babacım nasılsın?" dediğim zaman yüzüme bakıp gülümsemesi yetiyor bu duyguyu yaşamak için...Biraz daha büyüdüğü zaman koşarak boynuma sarıldığı zamanları düşününce çok daha fazla heyecanlanıp duygulanıyorum :) Şimdi bile kucağıma aldığım zaman bilmeden de olsa boynuma sarılmasının verdiği mutluluğu ancak yaşayanlar bilebilir...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/35538825-1762591181059519941?l=yasamadairhersey.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/feeds/1762591181059519941/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=35538825&amp;postID=1762591181059519941' title='19 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/1762591181059519941'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/1762591181059519941'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/2008/04/cok-dertliyiz-canm.html' title='Cok Dertliyiz Canım..:)'/><author><name>ANDY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06708833421958341412</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/mavitur.0.jpg'/></author><thr:total>19</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-35538825.post-7181913114286659335</id><published>2008-03-07T10:50:00.002+03:00</published><updated>2008-03-07T11:31:41.029+03:00</updated><title type='text'>Görkem Efe'ye Dair Herşey :)</title><content type='html'>Blog yazmaya başlayacağım dönemde bir blog başlığı bulmam gerekiyordu. Blogda her konuda yazacağımı düşündüğüm için adını "Yaşama Dair Herşey" olarak seçmiştim. Ancak günümüz mevcut durumları artık blogumun ismini "Görkem Efe'ye Dair Herşey" olarak değiştirmem gerekiyor :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;25 Aralık 2007'den beri hayatımız sadece O oldu. Biliyorum sizler benden ve Palyancomdan onunla ilgili, anne babalıkla ilgili cok daha fazla yazı bekliyorsunuz ama bazen onunla uğraşmaktan kendimize zaman bulamıyoruz :) Eee...artık katlanacağız bu tür güzel zorluklara. Insan evlat sahibi olunca böyle düşünmeye başlıyor :) Tatlı zorluklar :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tepkileri gün geçtikçe belirginleşmeye başladıkça, bizim söylediklerimize ve hareketlerimize cevap verdikçe yaşadığımız mutluluğu, şaşkınlığı ancak bu deneyimi daha önce yaşamışlar çok iyi bilirler :) Bilmeyenlerde yapsınlar yaşasınlar :) Çünkü anlatmakla bu mutluluğun çerçevesinin ne kadar geniş olduğunu gösteremeyeceğimi düşünüyorum. Kesinlikle yaşanması gerek...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gün içinde iş dışında tek konumuz O oldu :) Bugun ne yaptı? İşedi mi? Sıçtı mı? Yemek yedimi? Uyudu mu? Huysuzluk yaptı mı? Sorular şu an çok dar ama gördükleriniz çok daha fazlası. Kucağınızda yatarken size bakıp gülümsediği an herşeyi unutuyorsunuz :) O'na tüm gücünüzle sarılmak ve doyasıya öpmek istiyorsunuz. Şu an küçük olduğu için bu derecede abartı bir sevgi onu korkutabilir ya da şaşırmasına neden olabilir ki ben dayanamayıp şapur şupur öptükçe o güzelim gözleri kocaman oluyor ve etrafa şaşkın şaşkın bakıyor :) O'nun bu tatlı halini görünce bu sefer daha fazla öpmek istiyorum :) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kokusu, teni, bakışı ve size ufakta olsa gülümsemesi...Insanın hayatı çok daha fazla sevmesine yetip artıyor. O andan sonra artık herşeyin O'nun için olduğunu ve O'nun için yaşamak istediğiniz anlıyorsunuz. Geriye baktığınızda "zaten yaşayacağımı yaşamışım, eğlenmişim, gezmişim" diyor ve hayatınızda O'nunla yaşayacağınız mutlulukları, gezmeleri, eğlenceleri beklemeye başlıyorunuz. Gerçi zaten bunları düşünürken düşledikleriniz gerçekleşmeye başlamış oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok anlamlı bakıyor. 2 aylık olmasına rağmen bakışları ile anlatıyor ne hissettiğini ya da ne demek istediğini :) Bu büyüyünce bakışları ile dövecek herkesi belli :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bence bunlar iyi gunlerimiz :) Neden mi? Konuşmaya ve yürümeye başlayınca esas zorluk başlıyacak. Şimdi bile geceleri ufak bir sesinde uyanıp ne oluyor diye bakıyoruz (tamam tamam ben uyuyorum palyanco bakıyor - ama arasıra bende uyanıyorum :)) Aslında artık hemen yanına gitmiyoruz. Özellikle bekliyoruz ve uzaktan takip ediyoruz. İleride hareketlenince O'na bir zarar gelmesin diye çok daha dikkatli olacağız. Gerçi burada olayın içine O'na karşı davranışlarımızın O'nun gelişiminde ne kadar etkili olacağı konusu giriyor. O günler bir gelsin o zaman düşünürüz bunları değil mi? :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Resimlerini artık bloguma koymayı düşünmüyorum. Çünkü nazar değdiğine inancım en üst seviyede. Bu yüzden devamlı geceli okuyorum. Ne zaman bir ortama girsek arkasından buna bir tuhaf haller oluyor :) Insanlar severken bilerek ya da bilmeden nazar değdiriyorlar sanırım! Burada birgun pazarda gezerken Gürcü bir teyze "herkese göstermeyin saklayın" dedi! Bana çok ilginç geldi. "Kadının bir bildiği vardır herhalde" diye düşündüm. Ben çoçuğumu insanlardan saklama olayına karşıyım. Ancak bloguma resim koymak konusu başka!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Görkem Efe'den haberler devam edecek.... :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/35538825-7181913114286659335?l=yasamadairhersey.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/feeds/7181913114286659335/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=35538825&amp;postID=7181913114286659335' title='8 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/7181913114286659335'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/7181913114286659335'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/2008/03/grkem-efeye-dair-herey.html' title='Görkem Efe&apos;ye Dair Herşey :)'/><author><name>ANDY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06708833421958341412</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/mavitur.0.jpg'/></author><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-35538825.post-613447734559386341</id><published>2008-02-18T20:11:00.004+03:00</published><updated>2008-02-18T20:47:25.874+03:00</updated><title type='text'>Paranın içine mıçmak...:)</title><content type='html'>&lt;div align="left"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;NOT: Bu yazı Görkem Efe'den alıntı yapılmıştır :)&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;Bu iş için öncelikle uygun bir çift bulunur. Örnek: Andy - Palyanco çifti :) Daha sonra dünyaya gelmek için uygun şartların oluşması beklenir ve doğru zaman gelince doğulur :) Uzun süre karanlık bir yerde kalındığı için ilk birkaç saat gözler açılamaz ancak sonradan anne baba karıştırılmasın diye etraf dikkatlice incelenir. Kim demiş yeni doğan bebekler birşey görmek diye? Ben herşeyi gördüm :) Daha sonra bebek olmanın keyfi yaşanmaya başlar;) Bas bas bağırırsınız size kimse kızmaz, yemek ayağınıza gelir, hatta direkt ağzınıza :) Banyo ise ayrı bir keyiftir :) Ve asıl eğlenceli olanı ise istediğiniz yerde istediğiniz zaman işemek ve mıçmak :) Altınıza birşey bağlı olduğu için etraf kirlenmiyor ama altımı açtıkları zaman bir gülümsemem yetiyor. Kimsenin umurunda değil gunde 4-5 tane değiştirmem. Adı sanırım bebek bezi...! En guzeli ise altıma doldurdum diye açıyorlar bakıyorlar ki sadece işemişim, hemen yenisini takıyorlar...İşte o anda bir gürültü ve yeni bezi dolduruyorum :) Ne yapacaklar, yenisini takıyorlar :) Ben gene klasik bir gülüş atınca da "bokuna kurban olalım" diyorlar... Kurban olmak ne demekse artık :) Paranın içine de böyle mıçılıyor işte :):) Kimsenin sesi de çıkmıyor :) Ama eminim ben büyüyünce bunlar herşeyime karışıp kızarlar. Onu yapma, bunu yapma derler...O yüzden şimdi ne yapsam kardır :) Ye, iç sıç... Oh.. işte hayat bu bea :):)&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;/div&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5168375361821899042" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_OQ5TSqNPX38/R7nCAiNGeSI/AAAAAAAAAI8/BWK6qaTX5BA/s400/efe+bak%C4%B1s.JPG" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p align="center"&gt;- Mayonez teyzesine attığı bakış -&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;NOT 2: Uzun bir süredir yazamıyordum ama yakında yeni yazılarımla aranızda olacağım. Bloglarını uzun zamandır okuyamadığım blogdaşlarım yakında yorumlarım geliyor :) Son olarak Amerikadan not bırakan arkadaşımıza: İstediğiniz bilgileri ayrı bir yazı olarak yayınlayacağım.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/35538825-613447734559386341?l=yasamadairhersey.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/feeds/613447734559386341/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=35538825&amp;postID=613447734559386341' title='13 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/613447734559386341'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/613447734559386341'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/2008/02/parann-iine-mmak.html' title='Paranın içine mıçmak...:)'/><author><name>ANDY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06708833421958341412</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/mavitur.0.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_OQ5TSqNPX38/R7nCAiNGeSI/AAAAAAAAAI8/BWK6qaTX5BA/s72-c/efe+bak%C4%B1s.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>13</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-35538825.post-5154775082955662223</id><published>2008-01-17T13:57:00.000+03:00</published><updated>2008-01-17T14:28:43.185+03:00</updated><title type='text'>Çok mu Hızlı Koşuyorum?</title><content type='html'>Daha dün gibi ilkokula başladığım gün...Universiteden mezun olduğum gün bir bankın üzerine oturup: "işte esas şimdi başlıyor" demiştim kendi kendime...Ve sanki o zamana kadar çok yavaş geçen hayat bir anda hızla akmaya başladı. 20'li yaşlar derken birgun bakıverdim 30 olmuşum :) Şimdi otuzlu yaşların yarısına yaklaşıyorum. Gerçi ben nedense kendimi hala 20'li yaşlarda gibi hissediyorum ve görüyorum :) Bunun nedeni 30'ları inkar etmem değil :) Sanırım daha 30'uma girdiğimi daha anlamadım :) Ben mi çok hızlı koştum yoksa?Zaten yaşamda bir birşeyleri anlamaya çalışırken geçip gitmiyor mu?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunları neden yazıyorum merak ediyorsanız, bilmeyeninz vardır diye söylüyorum 11 ocak benim yaşgünümdü. 33 oldum :) En azından rakam karizmatik :) Söylerken seksi oluyorsunuz :)&lt;br /&gt;Bu yaşgünümde maalesef palyancom ve Yavru Aslan yanımda yoktu. Ancak yaşgünümde yanımdan olmalarından çok yaşamım boyunca yanımda olmaları daha önemli. Bir yaşgününden ne çıkar? Zaten doğru düzgün yaşgünü kutlayan birisi değilim :) Ayrıca kendileri iki hafta sonra burada olacak :)&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bu arada mesenger sayesinde her akşam palyancomu ve Yavru Aslanımı görebiliyorum :) Aslında biraz büyüdüğü zaman, "IMPARATOR OĞLUM" diyeceğim O'na :) Ilk cocuk oldugu icin. Bakalım ikincisi Allah kısmet ederde olursa artık cinsiyetine gore "KRAL" ya da "SULTAN" olacak :) &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Insan onlarla ilgili hayal kurmaktan düşünmekten kendini alamıyor. Bir düşünmeye başlayınca kendini çok daha yaşlanmış buluyorsun bir anda :) Ne zaman yürüyecek, ne zaman konuşacak? Konuşmaya başlayınca herşeyi soracak, düzgün cevap vermek lazım :) Okula gidecek ama nerde okuyacak? Universite derken ben bir anda oldum 70 yaşında :):)&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5156404995833724866" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_OQ5TSqNPX38/R487Bh63_8I/AAAAAAAAAI0/BlUEkz9FwCA/s400/DSC05451.JPG" border="0" /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;BAKIŞIN AÇIKLAMASI: Ben biraz büyüyeyim size yapacağımı biliyorum! Şu an biraz güçsüzüm diye beni böyle tutup sarmalıyorsunuz ama ben bir yürümeye ve konuşmaya başlıyayım o zaman göreceksiniz gününüzü :)&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/35538825-5154775082955662223?l=yasamadairhersey.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/feeds/5154775082955662223/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=35538825&amp;postID=5154775082955662223' title='25 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/5154775082955662223'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/5154775082955662223'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/2008/01/ok-mu-hzl-kouyorum.html' title='Çok mu Hızlı Koşuyorum?'/><author><name>ANDY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06708833421958341412</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/mavitur.0.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_OQ5TSqNPX38/R487Bh63_8I/AAAAAAAAAI0/BlUEkz9FwCA/s72-c/DSC05451.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>25</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-35538825.post-1454301852039684343</id><published>2007-12-31T17:11:00.001+03:00</published><updated>2007-12-31T17:13:37.586+03:00</updated><title type='text'>Mutlu Yıllar :)</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_OQ5TSqNPX38/R3j4rx63_7I/AAAAAAAAAIs/FGW-6jmdTtY/s1600-h/happy+new+year.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5150139604916502450" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_OQ5TSqNPX38/R3j4rx63_7I/AAAAAAAAAIs/FGW-6jmdTtY/s400/happy+new+year.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;  &lt;div&gt;2008'de beni ve palyancoyu uykusuz geceler bekliyor :) Ne yapalım katlanacağız bunlara :) Bu büyük mutluluk için herşeye değer :)&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/35538825-1454301852039684343?l=yasamadairhersey.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/feeds/1454301852039684343/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=35538825&amp;postID=1454301852039684343' title='11 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/1454301852039684343'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/1454301852039684343'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/2007/12/mutlu-yllar.html' title='Mutlu Yıllar :)'/><author><name>ANDY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06708833421958341412</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/mavitur.0.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_OQ5TSqNPX38/R3j4rx63_7I/AAAAAAAAAIs/FGW-6jmdTtY/s72-c/happy+new+year.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>11</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-35538825.post-5086620257909939255</id><published>2007-12-29T00:37:00.000+03:00</published><updated>2007-12-29T00:47:37.291+03:00</updated><title type='text'>Kelimelerin Kifayetsiz Kaldığın An,</title><content type='html'>&lt;div align="left"&gt;Aslında biz kendisini 28 Aralık Cuma günü bekliyorduk. Doktorumuz Cuma sabahtan hastaneye gelmemizi, palyancoma doğum sancısı vereceklerini ve doğum için bekleyeceklerini söylemişti. Hatta bu sürenin 12 saat olacağını eğer serumun verilmesinden 12 saat sonra doğum başlamazsa sezeryan ile alacaklarını belirtmişti. Palyancom: “Doktor ilk defa sezeryan dedi” diyerek içindeki tedirginliği söylediği zaman doktorun gerekli açıklamaları yaptığını söylerek rahatlatmaya çalıştım birtanemi. Doktordan çıkarken “su an itibariyle haplarını (doğumu geciktiren) almıyorsun artık” dedi. Her an olabilirdi doğum. Aslında bildiğiniz gibi 15 gün öncede böyle bir durum söz konusuydu ama oğluşumuz yeterince büyümediğ için doğum sancılarını geciktiren haplarla 10-15 gün daha bekledik ki; yavrumuz yeterince büyüsün :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doktordan çıkıp alışveriş merkezine gittik oğlumuzun eksik eşyalarını tamamlayalım diye ;) 1-2 saat oyalandık ve eve gittik. Saat 22:00 sularında palyancom “nişan geldi” dedi. Bir anda herkes heyecanlandı. Doktora telefon açıldı ve hemen hastaneye gitmemiz söylendi :) Hapları keser kesmez gelir miydi bu adam ya! :) Galiba geliyordu. Hemen hazırlanıp gittik hastanemize. İncirlide Ethica Hastanesi var. Eski İncirli Hastanesi. Yenilenmiş, güzel bir hastane olmuş. Ben butik hastane dedim. Çok büyük ve kalabalık olmadığı için :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hasteneye gittiğimizde hemen testleri yaptılar ve doğum sürecinin başladığını söylediler. O andan itibaren artık doğum için gerekli hazırlıklar başlatıldı. Serum verildi. Bebeğin kalp atışları ve doğum sancıları daha sıkı takip edilmeye başladı. Normal doğum için artık son şartların da oluşmasını beklemeye başlamıştık ki doktorumuz “hadi yukarı çıkalım 30-40 dk. Sonra doğum olacak” dedi :) Daha da bir heyecan basmıştı beni. Palyancom ise bir o kadar sakin ve güçlü duruyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğumhane ufak bir odaydı. Normal doğum olacağı ve doğum normal bir süreç kabul edildiği için sezeryandaki gibi hazırlıklar olmadı. Birkaç hemşire, doktor ve ben :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğum başlamadan epidural denen lokal anestesi yapıldı. Palyancom kasılmaları duyacak ama acıyı hissetmeyecekti. Ancak ilk iğne 2 saat önce yapıldığı için etkisi geçmeye başlamıştı ve bu arada da doğum da başlamıştı. Palyancom acıyı da hissediyordu ama o kadar güçlü ve kararlıydıyki ona saygım bir kat daha arttı. Aslında o an tüm annelere olan saygım kat kat artmıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anestezi uzmanı başka bir ameliyatta idi. Gelmesini bekledik ve gelip iğneyi yapmasından sonra süreç biraz daha hızlandı. O andan sonra doktorun yönlendirmesi ve palyancomun sabırı, gücü ve azmi başladı. Saat 03:42’de de GÖRKEM EFE aramıza katıldı :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu ana kadar yaşananları anlatmak kolay ama O’nun doğumundan sonraki hele ki kucağıma aldığım andan ititbaren yaşadığım hislerimi anlatmak için şu an kelimeler kifayetsiz kalıyor :) Bunu ancak baba olmuşlar anlayabilirler diyorum J Çünkü bunu anlamak için bebeğinizi kucağınıza almanız gerek. Ufacık, daha neyin ne olduğunu bilmeyen ve tamamen sizin korumanıza muhtaç bir insan kucağınızda. Her türlü hissini ağlayarak anlatan ufacık bir insan :) Kokusunu dünyanın hiçbir kokusuna değişmezsiniz. İçinize çekmekten zevk alırsınız ve kokusu üstünüze sinsin istersiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsan bu duyguyu yaşayınca “keşke daha önce olsaymış” diyor :) Bunu bana söyleyen çok olmuştu ama dedim ya “kucağınıza almadan bilemiyorsunuz, anlayamıyorsunuz” :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada İncirli Ethica Hastanesi personeline ve doktorumuz Tahsin Berk ARSAN’a çok teşekkür ederiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve huzurlarınızda GÖRKEM EFE (lütfen MAAŞALLAH demeyi unutmayalım :))&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5149141914078412690" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_OQ5TSqNPX38/R3VtSh63_5I/AAAAAAAAAIc/nyx4NCZUJJU/s400/DSC05339.JPG" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5149142403704684450" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_OQ5TSqNPX38/R3VtvB63_6I/AAAAAAAAAIk/D4vPLvn6ITw/s400/DSC05291.JPG" border="0" /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/35538825-5086620257909939255?l=yasamadairhersey.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/feeds/5086620257909939255/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=35538825&amp;postID=5086620257909939255' title='23 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/5086620257909939255'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/5086620257909939255'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/2007/12/kelimelerin-kifayetsiz-kaldn.html' title='Kelimelerin Kifayetsiz Kaldığın An,'/><author><name>ANDY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06708833421958341412</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/mavitur.0.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_OQ5TSqNPX38/R3VtSh63_5I/AAAAAAAAAIc/nyx4NCZUJJU/s72-c/DSC05339.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>23</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-35538825.post-4363003288400839404</id><published>2007-11-25T13:55:00.000+03:00</published><updated>2007-11-25T22:41:07.107+03:00</updated><title type='text'>Kısa Kısa...</title><content type='html'>Bildiğiniz üzere palyancom planladığımız tarihten daha önce gitmek zorunda kaldı Türkiye'ye :( Allah'tan Babası gayet iyi. Allah'a şükürler olsun. Arda arda gelince kötü haberler insan daha bir kötü oluyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Palyancom buradayken -gene bildiğiniz üzere- habire uyuyordu ve bende evede tek başıma kalacağım zamanların antremanlarını yapıyordum. &lt;a href="http://yasamadairhersey.blogspot.com/2007/09/yalnzn-dostlarm-yalnzm-yanlz.html"&gt;bkz: Yalnızım Dostlarım Yalnızım Yalnız&lt;/a&gt; Fakat palyancom yokken şunu farkettim ki o uyusa bile evdeki varlığı bambaşkaymış. Şimidiler de akşamları televizyondan gelen sesler evdeki sessizliği bozuyor :( Ne yapalım artık biraz daha sabır göstereceğiz. Zaten buradaki sağlık koşulları çok daha iyi olsaydı, hiç göndermezdim O'nu Türkiye'ye!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir akşam bizim yeni diktatörün evine gittik. Kişi başı 1,5 kilo şarap içtik :) Ama öyle 3-4 saatte değil. Su bardağı ile (şarap bardağımız yoktu:)) her bardağı fondip yaptık :) O an birşey olmadı ama ertesi gün gösterdi şarap gücünü :):)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bundan bir hafta sonra buradaki teknik müdür evine davet etti bizi. Eğer bir Gürcü sizi evine davet ediyorsa bu demektir ki o gün içeceksiniz :) Başka şansınız yok. Çünkü şaraplarını ve çaça dedikleri içkilerinin evde kendileri hazırlıyor ve misafir geldiği zaman yedirmeyi içirmeyi çok seviyorlar. 1 hafta aradan sonra gene 1 kilodan fazla şarap içtik :) Zaten burada yaşarken alkolik olmadan Türkiye'ye dönmek en büyük başarım olacak :):)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen hatfa bizim büyük patron buradaydı. Gelmesi gayet iyi oldu. Burada ne olup bittiğini kendi gözleriyle görmesi bizler için çok olumlu bir durum :) Patronun geldiği günün akşamı Abdullah Gül'de geldi Tiflis'e. Hem iki ğlke arasındaki ticari ilişkilerin geliştirilmesi hem de Bakü - Tiflis - Kars demiryolu projesini hayata geçirdiler. Gelişinde mümkün olmadı ama gidişinde cumhurbaşkanıyla tokalaştık :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/35538825-4363003288400839404?l=yasamadairhersey.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/feeds/4363003288400839404/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=35538825&amp;postID=4363003288400839404' title='19 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/4363003288400839404'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/4363003288400839404'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/2007/11/ksa-ksa.html' title='Kısa Kısa...'/><author><name>ANDY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06708833421958341412</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/mavitur.0.jpg'/></author><thr:total>19</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-35538825.post-4203064132592832933</id><published>2007-11-15T09:28:00.000+03:00</published><updated>2007-11-15T09:50:41.524+03:00</updated><title type='text'>Başlık siz...</title><content type='html'>Yazıma koyacak bir başlık bulamadım. Artık yorumlarken kendiniz bir başlık bulursunuz. Böylece uzun zaman sonra gene interaktif bir yazım olur :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://aglamapalyanco.blogspot.com/"&gt;Palyancom &lt;/a&gt;herşeyi gayet güzel ve net anlatmış. Üstüste geldi herşey. Ramazan bayramından beri arka arkaya gelen kötü haberler ve uzakta olduğum için amca olmanın dayanılmaz mutluluğunu bile yaşayamadım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayat ne kadar garip değil mi? Biz birşeylere ulaşmak için çaba sarfediyoruz, uğraşıyoruz, yoruluyoruz. Peki sonunda ne var? Dünyevi duygulara bu kadar kapılmak sıkıyor ve rahatsız ediyor beni ancak yapabilecek başka birşey var mı? Herşeyi bırakmak bu kadar kolay değil. Gelişen teknoloji bizi aslında bu durumlara getirmedi mi? Hayatımız kolaylaşırken bir o kadar da karmakarışık olmadı mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Etrafıma bakıyorum. Benim kazandığımın 10'da hatta 20'de biri maaşla geçinmeye çalışan insanlar var. Aynı zamanda benim kazancımı birgünde harcayabilenler de...Herşeye rağmen kendimi çok şanslı hissediyorum. Allahıma hep şükür ediyorum. Yani bu durumda olmayıp çok daha fakir bir ailenin çoçuğu olarak da doğabilirdim. Sokakta yatıp, çöpten yemek topluyor da olabilirdim. Takdir-i ilahi tabiki. Ancak insan bu dağılıma şaşırıyor bazen. "Ben şanslıyım ama diğerlerinin suçu ne? " diyesim geliyor ama işte bu noktada ortaya bu dünyanın yalan olduğu asıl gerçek yaşamın burada yaşayacağımız ama 50 ama 80 yıldan sonra başlayacağını düşünüp cevabımı kendim veriyorum. Aslında şimdi yağmur damlası bu konuda güzel yazılar yazardı ama o da mola vermiş :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşler yoğun gene. Zamanım olmuyor yazmaya ya da takip ettiklerimi okumaya. Arada bir bakabiliyorum ve görüyorum ki herkes bir koşturmaca içinde. Kimsenin yazmaya zamanı yok. Biz koşturmacaya devam ederken zaman hiç ara vermiyor. Ve yaşam aynı şekilde devam ediyor bir üzmeye bir sevindirmeye. Genç yaşta tanıştığım acı olaylar beni sanırım biraz daha güçlü kıldı bu acılar karşısında daha dik daha sakin durmamı sağladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oysa şimdi sevdiklerimle beraber güneyde bir sahil kasabasında denize nazır bir evde oturup, sakin bir yaşam sürmek ne güzel olurdu...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/35538825-4203064132592832933?l=yasamadairhersey.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/feeds/4203064132592832933/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=35538825&amp;postID=4203064132592832933' title='10 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/4203064132592832933'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/4203064132592832933'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/2007/11/balk-siz.html' title='Başlık siz...'/><author><name>ANDY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06708833421958341412</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/mavitur.0.jpg'/></author><thr:total>10</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-35538825.post-3706753585685011761</id><published>2007-11-05T09:51:00.001+03:00</published><updated>2007-11-05T10:17:45.085+03:00</updated><title type='text'>Yeliz - Koray Ege</title><content type='html'>Bugun bir baktım nerdeyse bir ay olmuş yazmayalı ve blogdaşlarımı okumayalı. Aslında yazamadım ve okuyamadım demek daha doğru olur. İşler anlamadığım bir şekilde yoğunlaştı ve akşam nasıl oldu anlayamadım bile bu süre zarfında. Sonunda bu sabah biraz zaman bulabildim de okuyamadıklarımı okudum en azından :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;Yeliz:&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt; Kendisini sadece 1 defa düğünümüzde gördüm. İlk bakışta bana eski Türk filmlerinin güzel aktristlerini hatırlattı. Sanki onlardan biriyle konuşuyor gibi hissettim o an kendimi. Palyancom'un ilkokul arkadaşıydı. Adını çok duymuş ama bir türlü tanışma fırsatım olmamıştı. Evlerine gitmiştik bir defasında ama O evde yoktu. Geleceğimizi bilmediği için evde değildi. Üzülmüş çok sevdiği arkadaşı Palyanco'yu göremediği için. Gencecik, başarılı ve neşe dolu bir insan. Boğaziçi Universitesinde okurken yakalandığı amansız bir hastalık O'nu aramızdan erken alıp götürdü. Annem verdi haberi. Palyancomu arayıpta söyleyememiş. Üzülmesine dayanamayacağı için, hem de hamile olduğu için. Bu acı haberi vermek maalesef bana düştü. Yavaşça söyledim kendisine. Hafifçe döküldü göz yaşları canım karıcığımın. Elimle yanağındaki yaşları silerken en son annemi kaybettiğim zaman söylediğim sözler döküldü ağzımdan "En azından acılarından kurtuldu" :( Ailesi bile bunu teselli olrak görüyordu, çünkü son zamanlarında acıları dayanılmaz bir hal almış. İnsanın yavrusu orada acı çekerek yatarken birşey yapamaması ne kadar kötü bir durumdur! Ben buna benzeri annemde yaşamıştım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayat denen yoldan ne zaman ayrılacağımız hiç belli değil! Büyükler vefat ettiği zaman daha metanetle karşılıyabilirken genç insanları kaybedince daha içimiz burkuluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;Koray Ege:&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt; Yeliz'in haberini ancak akşam eve giderken arabada söyleyebilmiştim eşime. Yol boyu için için ağladı aşkım. Ben göz yaşlarını sildim ve teselli etmeye çalıştım. Kırmızı ışıkta durmuştuk ki telefonum çaldı. Arayan abimdi. "Amca nasılsın?" dedi :) Şok olmuştum. Eşi hamileydi ama doğuma daha 2 hafta vardı. Kontrola gitmişler doktora, meğer Cikcik'in suyu bitmiş (bu nasıl oluyor bilmiyorum) hemen sezeryanla almışlar KORAY EGE'yi. Biranda yüzümüzde tebessüm ve mutluluk ifadesi yer aldı. biraz önce erkenden göçen bir arkadaşımıza üzülürken, şimdi hayata gözlerini açan yeğenimize seviniyorduk. Hayatımda ilk defa Yeğenim oldu :) Kuzen sürüsüne bereket ama yeğen ilk :) Hoşgeldin Koray Ege aramıza :) Sen biraz bekle ben geleceğim Kurban Bayramında inşallah yanına. Şöyle doya doya öper içime çekerim kokunu :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5129251477489144306" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_OQ5TSqNPX38/Ry7DCvdjUfI/AAAAAAAAAIU/3xgqLkZoXnI/s400/DSC03243.JPG" border="0" /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/35538825-3706753585685011761?l=yasamadairhersey.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/feeds/3706753585685011761/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=35538825&amp;postID=3706753585685011761' title='15 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/3706753585685011761'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/3706753585685011761'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/2007/11/yeliz-koray-ege.html' title='Yeliz - Koray Ege'/><author><name>ANDY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06708833421958341412</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/mavitur.0.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_OQ5TSqNPX38/Ry7DCvdjUfI/AAAAAAAAAIU/3xgqLkZoXnI/s72-c/DSC03243.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>15</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-35538825.post-5780172856331315552</id><published>2007-10-12T12:53:00.000+04:00</published><updated>2007-10-12T15:21:05.974+04:00</updated><title type='text'>İyi Bayramlar :)</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;Mubarek Ramazan Bayramınız kutlu olsun. Tüm blog arkadaşlarıma ve ailelerine sağlık, mutluluk ve bence en önemlisi HUZUR dolu nice bayramlar dilerim.&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-size:100%;color:#000066;"&gt;Not: Fikriminincegülü ve Nenoni Teyzelerimin ve Yağmur Damlası ninemin ellerinden öper, bayram harçlığımı isterim :)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="color:#000066;"&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;br /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5120372172410422786" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_OQ5TSqNPX38/Rw83XKZRhgI/AAAAAAAAAIM/73ZFnHSZ-T8/s400/bayram.jpg" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/35538825-5780172856331315552?l=yasamadairhersey.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/feeds/5780172856331315552/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=35538825&amp;postID=5780172856331315552' title='11 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/5780172856331315552'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/5780172856331315552'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/2007/10/iyi-bayramlar.html' title='İyi Bayramlar :)'/><author><name>ANDY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06708833421958341412</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/mavitur.0.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_OQ5TSqNPX38/Rw83XKZRhgI/AAAAAAAAAIM/73ZFnHSZ-T8/s72-c/bayram.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>11</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-35538825.post-5695066652374808338</id><published>2007-10-05T22:05:00.000+04:00</published><updated>2007-10-06T16:26:54.358+04:00</updated><title type='text'>22 Yıl Aradan Sonra...</title><content type='html'>21 Ekim 2006 yılında yaklasık "&lt;a href="http://yasamadairhersey.blogspot.com/2006/10/ilkokul.html"&gt;ilkokul&lt;/a&gt;" başlıklı bir yazı yazmış ve ilkokul son sınıfta topluca çekilmiş (büyük bir ihtimalle milli bir bayramda şarkı söylüyorduk) resmimizi eklemiştim. Resmi eklerken de "keşke ilkokuldan arkadaşlarım beni bulabilse" demiştim. Ve bugün bu isteğim gerçekleşti :) Yazıda bahsettiğim "okumayı ilk çözen" dediğim arkadaşım "Murat" internette ilkokulumuzu aratınca karşısına benim sayfam çıkmış. Bana yorum yazdı ve en son 22 sene önce gördüğüm bir arkadaşımla bunca yıl sonra blog sayesinde tekrardan görüşmeye başladım :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi kendisi ile ilgili aklımda kalan bilgileri aktarmak istiyorum. Hazır ol Murat! Birazdan okuyacaklarını hatırladıkça güleceksin eminim :) Ve bana "yuh bunları nerden hatırıyorsun" diyeceksin :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlkokul birinci sınıfın ilk günü sınıfta devamlı ağlayıp annesini isteyen biri vardı :) Evet o sendin Murat :):) 1 hafta boyunca annen de seninle gelmişti okula :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. sınıfta hocamız bize atkı örme ödevi vermişti. Hadi kızlar örsünde, biz neden örmüştük hatırlamıyorum :) Ben "orta" almıştım. Murat'ın örgüsü daha güzel olmuştu, çünkü annesi yardım etmişti ve o "iyi" almıştı :) Emeğe saygı lütfen :):)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MFÖ grubu taklidi yapıp Diday Diday şarkısını söylerken şapkanla Mazhar Alanson'a çok benziyordun :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Umarım birgün ilkokuldan pekçok arkadaşımızla biraraya gelebiliriz :):)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/35538825-5695066652374808338?l=yasamadairhersey.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/feeds/5695066652374808338/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=35538825&amp;postID=5695066652374808338' title='7 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/5695066652374808338'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/5695066652374808338'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/2007/10/22-yl-aradan-sonra.html' title='22 Yıl Aradan Sonra...'/><author><name>ANDY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06708833421958341412</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/mavitur.0.jpg'/></author><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-35538825.post-476692625617265116</id><published>2007-09-28T09:25:00.000+04:00</published><updated>2007-11-25T14:12:07.445+03:00</updated><title type='text'>Yalnızım Dostlarım Yalnızım, Yanlız!</title><content type='html'>Bir çoçuk sahibi olmaya karar verince bunun getireceği yükümlülükleri de kabul etmiş olursunuz. Öncelikle eşinizin hamilelik dönemini en rahat şekilde ve sorunsuz yaşaması için çaba sarfedersiniz. Hamile kalmadan önce duyduğunuz pek çok hamilelik tecrübesine kendinizi hazır edersiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk üç ay çok uyur. Yediğine içtiğine dikkat etmesi gerekir. İlk üç ay çok uyur. Hareketleri yavaş yavaş sınırlanmaya başlar.İlk üç ay çok uyur. Daha duygusal ve hassas olur. İlk üç ay çok uyur. Vücudun hormonel dengesi ve vücud yapısı değişir. İlk üç ay çok uyur. İlaç almaması gerekir. İlk üç ay çok uyur. Bol bol taze meyve yemesi, özellikle elma yemesi iyidir. İlk üç ay çok uyur. Doğuma yardımcı olacak egzersizler yapması gerekir. İlk üç ay çok uyur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yukarıdaki olayların hepsine hazırdık. Hepsinide yaşadık ve yaşıyoruz. Ancak "İlk üç ay çok uyur" cümlesi hariç!!! Ulan 6 ay oldu hatun halen saat 21:00'de uyuyor. Ben de tek başıma artık playstation oynuyorum, dizileri tek başıma izleyip palyancom'a anlatıyorum. Birde palyancom uyandığı zaman bana kızıyor :) Neden onu uyandırmamışım. Neden gidip yatağımızda uyumamışız. Ben O rahat etsin diye bırakıyorum uyusun dinlesin diye bir üstüne üstlük azar işitiyoruz :):) Hayır, hatun birde her akşam eve giderken "bu akşam uyumayacağım, seninle oturacağım" diyor. Eve gidiyoruz koltuğa oturtukdan 5 dk sonra yatma pozisyonuna geçiyor ve takriben 2 dk sonra uçuşa geçiyor :):)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son yazımda Koyubeyaz ve Nenoni, bu son günlerin tadını çıkarmamızı, sessizliği dinlememizi, uykunun tadını çıkarmamızı tavsiye etmişler. Valla akşamları palyancom'da uyuduğu için ev sessiz oluyor. Ben bunu FIRTINA öncesi sessizliğe benzetiyorum. Bebişin doğumu ile evde fırtına başlayacak :):)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anlayacağınız birisi size "ilk üç ay hep uyur" derse sakın inanmayın. Çünkü tüm hamilelik dönemi boyunca da uyunabiliyor :):)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/35538825-476692625617265116?l=yasamadairhersey.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/feeds/476692625617265116/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=35538825&amp;postID=476692625617265116' title='18 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/476692625617265116'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/476692625617265116'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/2007/09/yalnzn-dostlarm-yalnzm-yanlz.html' title='Yalnızım Dostlarım Yalnızım, Yanlız!'/><author><name>ANDY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06708833421958341412</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/mavitur.0.jpg'/></author><thr:total>18</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-35538825.post-2133964128353755232</id><published>2007-09-24T09:24:00.000+04:00</published><updated>2007-09-24T10:17:20.888+04:00</updated><title type='text'>İstanbul, ZUZU, Te Ador...</title><content type='html'>&lt;div align="left"&gt;En son nerde kalmıştık? Evet BODRUM'daydık :) Tatili uzatmak niyetimiz olmuştu ancak palyancomun dedesinin hastaneye kaldırıldığını duyunca dönme karar aldık. Her nekadar sonradan annem arayıp "dedeniz eve geldi, iyi" dese de bizim içimiz rahat etmedi ve eve dönüş yolcuğu başladı. Aşağıdaki yazımda söylediğim gibi daha Aydın otobanında egzosun son susturucusu patladığı için yol boyunca ralli arabası gibi ses çıkartarak geldik :) Başlarda problem yoktu. Çünkü sese dikkat etmemiştik. Selocan arabaya hava bilmemnesi taktırmış, bu nedenle 3000 deviri geçince arabadan çok da rahatsız etmeyen bir ses geliyordu (egzosdan gene) ancak bu sefer 2000 devirde bile bu ses hiç azalmıyordu. Biz bunu ne zaman farkettik işte o zaman beynimizi oymaya başladı :) Zaten evin önüne geldiğimiz zaman Selocan arabadan çıkan sesi duyunca "tamam ben böyle 1 hafta gezerim, ses süper olmuş" dedi :)&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="left"&gt;Tatil dönüşümüzde en çok merak ettiğimiz ZUZU'muzdu :) Ne kadar olmuştu. Son kontrolden sonra 2 ay geçmişti nerdeyse. Evet merak edenlere 10 Eylül tarihi itibariyle ZUZU 30 cm ve 700 gr. Doktor normalden iki hafta büyük olduğunu söyledi :) Valla hayırlısı ile doğsunda başka birşey istemiyoruz. Bu yüzden bazen O'nun hakkında fazla konuşmak, ayrıntıya girmek de istemiyorum. Bilirsiniz bizlerde "nazar değme" korkusu vardır ;) (Resimleri palyancom ekler artık bloguna)&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="left"&gt;Palyancomun göbişi de Türkiye'de sanki daha bir hızlı büyüdü :) Birde o göbekle romanlar gibi göbek atınca çok komik oluyor :) Allah'a şükür O'da çok iyi. Öyle çok rahatsız, huysuz bir hamilelik dönemi olmadı şimdiye kadar ve inşallah kalan aylarda da rahat olur. Ama güçlüdür, dirayetlidir benim palyancom :)&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;Gelelim Te Ador'a :) Beyfendi artık evin içine de girmeye başladı :) Önceden sadece terasta dururdu. Sonrasında merdivenleri de kullanmaya başladı ve kış yaklaşırken evin içine yavaş yavaş girmeye başladı :) Düne kadar kapı eşiğini geçmeyen beyfendi yakında baş köşeye oturma hazırlığı yapıyor :) Gerçi birkaç defa beni kızdırdı sokakta yürürken ama verdiğimiz ceza ve kızmalar sonucu hatalarını düzeltti. Sokağa çıkınca kimse yoksa herşey çok güzel ama birkaç kişi sevmeye kalksın hemen şımarıyor ve söz dinlemiyor. Cezasını çektikten sonra dışarıda gezerken çağıran kimseye gitmedi ve birde gözüme bakıyor "bak buradayım, biryere gitmedim, söz dinledim" dercesine :) Bizimde ilk köpeğimiz olduğu için eğitiminde eksik kaldığımız yönler oldu. Gerçi bir eğitim merkezine versek eminim süper olurdu :)&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;/div&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5113645553545217506" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_OQ5TSqNPX38/RvdRiaZRheI/AAAAAAAAAH8/-3tGYQxg5bE/s400/DSC04162.JPG" border="0" /&gt; &lt;p align="center"&gt;- beyfendi evin içine girme çalışmaları esnasında :) -&lt;br /&gt;&lt;p align="left"&gt;Bu sene Ramazan'ı Istanbul'da karşıladık. Ezan sesini duyup, ailecek sofraya oturup, iftar açmak çok güzeldi. 2 senedir bunu yaşamamıştık. Bir akşam Feshaneye gidelim dedik ama o akşam Sami Yusuf'un konseri vardı aşırı kalabalık yüzünden vazgeçtik ve Dolmabahçe'de içtik çaylarımızı. Tabi ki birde nargile keyfi vardı :)&lt;br /&gt;&lt;p align="left"&gt;&lt;/p&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5113642465463731666" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_OQ5TSqNPX38/RvdOuqZRhdI/AAAAAAAAAH0/JgOwZCnLN_4/s400/IMG_1109.JPG" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;İki sene önce Tiflis'e gelirken, Istanbul'un heryerinde otoyol genişletme, düzenleme çalışmaları vardı ancak görüyorum ki iki sene sonunda değişen pekbirşey yok! Metrobüs gelecekmiş ama çözümü zaten dünya bulmuş ve yılardır uyguluyorlar. Raylı sistem ve yer altından! Biz halen yolları daraltıp hafif raylı sistem ve metrobüslerle uğraşıyoruz. Ya kardeşim madem başladınız bu işe bundan 50 sene sonrasını düşünerek hareket etsenize. Tamam maliyet çok daha fazla olacak ama Istanbul koskoca bir şehir! Bu büyükülüğü kaldıracak projerler lazım Istanbul'a. Artık trafikte beklemekten deliye dönmüş insanlar. Kimsenin kimseye saygısı kalmamış. İçinde olanlar bunu sanki hep böylemiş gibi algılıyor ama 2 sene öncesi bu kadar değildi! Yazık :(&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonunda iki haftalık tatil bitti ve bizim kürkçü dükkanına dönme vaktimiz geldi :) Dönüş yolunda uçak özellikle Batum üzerinde ve inişte çok sallandı. Biraz stress olduk ama palyancom bu konuda benden daha sakindi :) Benim O'nu sakinleştirmem gerekirken O bana sakinleştirici etkide bulundu ve sağ salim indik Tiflis'e...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/35538825-2133964128353755232?l=yasamadairhersey.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/feeds/2133964128353755232/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=35538825&amp;postID=2133964128353755232' title='14 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/2133964128353755232'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/2133964128353755232'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/2007/09/istanbul-zuzu-te-ador.html' title='İstanbul, ZUZU, Te Ador...'/><author><name>ANDY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06708833421958341412</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/mavitur.0.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_OQ5TSqNPX38/RvdRiaZRheI/AAAAAAAAAH8/-3tGYQxg5bE/s72-c/DSC04162.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>14</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-35538825.post-7525056520675568303</id><published>2007-09-19T10:18:00.000+04:00</published><updated>2007-09-19T11:18:00.209+04:00</updated><title type='text'>Tatil - Islak olma durumu :)</title><content type='html'>&lt;div align="left"&gt;Sanırım 20 gune yaklaştı yazmayalı. Ee... tatilde olunca insan biraz aksatabiliyor blog olaylarını :) Fazla uzatmadan hemen başlıyorum tatil'imizi yazmaya :) Gerçi palyancom'da kendi yorumu ile anlatacak ama birde benden duymuş olun :)&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;C.tesi gunu (1 eylül) Çanakkale'ye uğramak suretiyle İzmir'e varılır. Çanakkale'de palyancomun kuzeni vardı ancak sadece eşi ile gorusebildik. Çok tatlı bir bebekleri var. Kız 2 aylık ama hin gibi bakıyor etrafa. Herşeyi çok dikkatli inceliyor. Zaten bu aralar ne zaman bir bebek görsem doğumuna 3 ay kalmış olan oğlumun nasıl olacağını merak eder oldum :) &lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5111803691779657410" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_OQ5TSqNPX38/RvDGX8oOjsI/AAAAAAAAAG8/Acy7n2UKCXk/s400/%C3%A7anakkale+liman.JPG" border="0" /&gt;- Gelibolu Liman -&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5111803240808091282" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_OQ5TSqNPX38/RvDF9soOjpI/AAAAAAAAAGk/hVIWss1CHV8/s400/ay%C3%A7a.JPG" border="0" /&gt;- Huzurlarınızda Ayça -&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5111804396154294002" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_OQ5TSqNPX38/RvDHA8oOjvI/AAAAAAAAAHU/zx0UkuLtfTg/s400/k%C3%B6p%C3%BCkler.JPG" border="0" /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;- Gelibolu'dan Lapseki'ye geçerken feribotun denizde oluşturduğu köpükler -&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;C.tesi akşamı Kuzen Mu ile Narlıdere'de balık sefası ve gece konaklama, ertesi sabah uzun zamandır göremediğim Teyzemi ve eniştemi (en buyukler) ziyaret edip, akşam üzeri Bodrum'a varış. &lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5111803348182273698" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_OQ5TSqNPX38/RvDGD8oOjqI/AAAAAAAAAGs/V3Q4lzTSSYg/s400/bodrumdas%C4%B1n%C4%B1z.JPG" border="0" /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;- Bodrumdayız -&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;Bordum'da Yahşi'de kaldık. Ortakent'ten sonra sola donuyorsunuz. Sitede, Eylül olmasından dolayı olacak sanırım, pek fazla insan yoktu. Aslında boylesi daha iyi. Palyancom'la son yanlız tatilimizde tamamen başbaşaydık :) İki defa Bordum'a indik. Geçen senelere göre daha bir kalabalıktı Bodrum. Çarşıda gezerken gözümde üniversite yıllarında Bodrum'a gelişim canlandı. O zamanlar gençliğinde verdiği enerji ile sabahlara kadar barlardan çıkmazi deli gibi dans ederdik. Şimdi ise daha sakin, kafamızı dinleyeceğimiz bir mekan ve tatil istiyoruz :) Bu düşünce ile yeni marinadaki bir bara gittik ve jazz dinledik. Mekan da güzeldi, çalıp soyleyenler de. &lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5111810104165830434" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_OQ5TSqNPX38/RvDMNMoOjyI/AAAAAAAAAHs/0WPNampe-KQ/s400/sahil.JPG" border="0" /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;- işte bu sahilde ıslandık durduk -&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5111804842830892818" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_OQ5TSqNPX38/RvDHa8oOjxI/AAAAAAAAAHk/Z2VCUTBeuG8/s400/Ye%C5%9Filyurtlular+sitesi+sahil.JPG" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;- Bu da sahilden başka bir görüntü - &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5111804181405929186" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_OQ5TSqNPX38/RvDG0coOjuI/AAAAAAAAAHM/dr0UD8jSxOI/s400/gece+g%C3%B6r%C3%BC%C5%9F%C3%BC.JPG" border="0" /&gt; &lt;p align="center"&gt;- Gece evin terasından görünüm / insanın ruhu dinleniyor vallahi :) -&lt;/p&gt;&lt;p align="left"&gt;5 gunluk Bordum macerarı sonrasında dönüş yolunda iken egzosun patlaması sonucu abarth egzos takılmış araba gibi sesler çıkararak Bursa Mudanya'ya durmaksızın sürmek ve yol boyunca çıkan sesten dolayı kulaklarımızın işitmeme ve kafamızın ağrıması gibi durumlar yaşadık :) Durup bir yerde tamir ettirme şansım olmadı çünkü feribota yetişmek gerekiyordu. Zaten İstanbul'a iner inmez millet bize uyuz oldu sanırım. Çünkü arabadan ralli arabası gibi sesler çıkıyordu. Insanlar yarış yapacağız sandılar sanırım :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5111803464146390706" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_OQ5TSqNPX38/RvDGKsoOjrI/AAAAAAAAAG0/lAslGePk63Q/s400/bodrumdayd%C4%B1n%C4%B1z.JPG" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p align="center"&gt;- Bodrum'daydık -&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/35538825-7525056520675568303?l=yasamadairhersey.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/feeds/7525056520675568303/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=35538825&amp;postID=7525056520675568303' title='16 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/7525056520675568303'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/7525056520675568303'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/2007/09/tatil-islak-olma-durumu.html' title='Tatil - Islak olma durumu :)'/><author><name>ANDY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06708833421958341412</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/mavitur.0.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_OQ5TSqNPX38/RvDGX8oOjsI/AAAAAAAAAG8/Acy7n2UKCXk/s72-c/%C3%A7anakkale+liman.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>16</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-35538825.post-4273932092522848264</id><published>2007-08-28T23:54:00.000+04:00</published><updated>2007-08-29T00:15:24.589+04:00</updated><title type='text'>Güle Güle Diktatör...</title><content type='html'>Aslında palyancom benden daha önce yazdığı için kafamda o kadar kurgu yapıp, biraraya getirdiğim tüm kelimeler ve özellikle giriş kısmı biranda uçtu :) Kaç gündür yazacaklarımı kafamda planlıyor, her seferinde ufak tefek düzeltmeler yapıyordum ama klavyenin başına geçince yazacaklarımı tamamen doğaçlamaya bırakmaya karar verdim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1999 Aralık ayında işe başladığım zaman tanışmıştım O'nunla. Benden sadece birkaç yaş büyüktü ama iş ile ilgili pek çok şey biliyordu. Havacılığıın içinden gelmesi artı yönüydü ve haliyle konulara daha hakimdi. Fakat çalışma düzeninden dolayı ancak 3 ayda bir beraber çalışabiliyorduk. O'nunla çalışmak ayrı bir zevkti. Bir defa yaşlar yakın olduğu için kafa dengiydik ve en önemlisi bize asla müdürcülük oynamıyordu. Daima bir arkadaş, bir abi edasıyla yaklaşırdı bize/bana. Bizde asla O'na karşı saygıda kusur etmedik. İş zamanı müdür iş dışında arkadaşımdı. Çok zaman geçirdik beraber. Ailesiyle bile iç içe olmuştum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İş hayatımız yollarımızı daha başka şekilde birleştirdi bir süre sonra. Her zaman desteklerdi beni. Hatalarımı direk yüzüme söyler, doğru yaptığım zaman daha iyi olmam için önerilerde bulunurdu. Buralara gelmemde O'nun payı çok büyüktür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dedim ya; hep O'nunla çalışmak isterdim diye; birgun geldi ve bana "Ben Tiflis'e gidiyorum, yanımda güveneceğim birisini istiyorum, sen gelir misin"dedi? Hiç düşünmeden "Evet" dedim. Ve Eylül 2005'te Gürcistan'da çalışmaya başladık. 2 yılın ilk yılı nerdeyse her an beraberdik. Yapacak pek çok iş vardı ve biz normalde daha fazla kişinin yapması gerekenleri 4-5 kişi başardık. Bunu asla üstüne almadı, her yerde her zaman bizi  de ön planda yanında tuttu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üzüntülerimizi, sıkıntılarımızı, mutluluklarımızı paylaştık. Yönetici olarak sert görünse bile içinde bir çoçuğun sahip olduğu duygusallık ve şefkat vardır. Özellikle düğünümüde masa masa gezerken bana " çabuk beni geç " demesini unutmam. Çünkü biraz daha kalsam göz yaşlarını tutamayacaktı :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buradan gideceği kesinleştiği zaman biz pek anlayamadık gideceğini. O'da anlamadı. Taa ki o ayrılık günü yaklaşıncaya kadar. Bizden ayrılacağı için içi çok buruktu. Etrafına karşı güçlü ve metin durmaya çalışıyordu ama içindekileri ben biliyorum. Bunu ayrılmadan önce sarılışından anlamak gayet kolaydı :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bana iş hayatında çok şey öğrettiği gibi, iş dışındada hep yanımda oldu. Bunda sonra da olacak, bende hep O'nun yanında olacağım. Araya mesafeler girse bile sağlam dostluklar asla bozulmaz, eskimez ve bitmez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herşey için çok teşekkür ederim. Bana öğrettiklerin, önerilerin, tavsiyelerin için ve en önemlisi bana hep guvenip bunu her yerde anlattığın için. Senin yolundan yürüyüp, "bak diktatör ne güzel çoçuklar eğitmiş" dedirteceğim. Gerçekten yaptığımız kolay birşey değildi. Şimdi o yapının daha iyi yerlere gelmesi için uğraşıyorum ama senin emeğin asla unutulumaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başarılar, mutluluklar, sevinçler ve HUZUR hep yanında olsun. Sevgiler...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT: Ara sıra mail atarken "tunga" diye yaz :) yoksa kimse bana böyle seslenmeyecek :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/35538825-4273932092522848264?l=yasamadairhersey.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/feeds/4273932092522848264/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=35538825&amp;postID=4273932092522848264' title='15 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/4273932092522848264'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/4273932092522848264'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/2007/08/gle-gle-diktatr.html' title='Güle Güle Diktatör...'/><author><name>ANDY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06708833421958341412</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/mavitur.0.jpg'/></author><thr:total>15</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-35538825.post-954341587740178112</id><published>2007-08-20T12:15:00.000+04:00</published><updated>2007-08-20T13:03:17.782+04:00</updated><title type='text'>Gülelim :)</title><content type='html'>Baktımki son yazılarımın hepsi ciddi konularda. Aslında bu kadar çok olay varken yazacak o kadar çok şey oluyor ki... Ama bugunki yazımı burada tanıstığımız ve çok iyi dost olduğumuz Cadı ve Doca ikilisine ayırmak istiyorum. Aslında bir nevi karikaturun yazıya dökülmüş tasviri olacak ama olsun :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Palyancom hamile kaldığında çok baskı yaptık onlara da sizde yapın beraber büyüsün diye. Ancak zaten olsa bile beraber büyümeleri kısmet olmayacakmış :( Aman sağlıklı olsunlarda ileride biraraya gelirler ;) Artık Tunus'tan hayırlı haberi bekliyoruz :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben şimdi sanki onların çoçuğu olmuş gibi davranıp, aralarında geçecek muhtemel konuşmaları aktaracağım buraya :):):)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İsmini bilmediğim için Jr. Doca/Cadı 5 yaşındayken:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doca koltuğunda oturmuş, diz bilgisayarında çalışmaktadır. O esnada Jr. Doca/Cadı yaklaşır ve Docanın paçasından çekiştirerek:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- "Baba baba hadi oynayalım" der.&lt;br /&gt;Doca:&lt;br /&gt;-Sen kimsin len&lt;br /&gt;Jr. Doca/Cadı:&lt;br /&gt;-Ben senin oğlunum / kızınım&lt;br /&gt;Doca:&lt;br /&gt;-Biz seni yaptıkmı ya? Hanım ne zaman oldu bu velet? Senin bellek kaç Gb?&lt;br /&gt;Jr. Doca/Cadı:&lt;br /&gt;-400 Gb artı 200 gb ek bellek de var baba, doğumda sen taktırmışsın&lt;br /&gt;Doca:&lt;br /&gt;-Ekran kartında iyidir senin. Yaş kaç bakayım?&lt;br /&gt;Jr. Doca:&lt;br /&gt;-5 baba.&lt;br /&gt;Doca:&lt;br /&gt;-O kadar oldu mu len?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Jr. Doca/ Cadı 18 yaşında:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doca evde gene bilgisayar basındadır. Çalışırken ya da düşünürken oynadığı topsakalından yola yola sadece çenesinin sağ tarafında 3-5 tutam sakal kalmıştır. Amaç o bölgedeki kıllarıda yolup traş için malzeme parası vermemektir :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Jr. Doca/Cadı:&lt;br /&gt;-Baba arabayı alıyorum, arkadaşlarla takılacağız&lt;br /&gt;Doca sakalıyla oynarken:&lt;br /&gt;-hı hı&lt;br /&gt;Jr. Doca/Cadı:&lt;br /&gt;-Baba cüzdanındaki paralarıda aldım&lt;br /&gt;Doca:&lt;br /&gt;-hı hı&lt;br /&gt;Jr.Doca/Cadı:&lt;br /&gt;-Baba kredi kartını da aldım limit var değil mi?&lt;br /&gt;Doca:&lt;br /&gt;-hı hı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet şimdilik bu kadar. Geçen gün otururken bu konusmalar aklımıza geldi. Palyancom, gayserili ve ben çok güldük o an :) Keşke karikatür çizme yeteğinim olsaydı daha iyi anlatabilseydim :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/35538825-954341587740178112?l=yasamadairhersey.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/feeds/954341587740178112/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=35538825&amp;postID=954341587740178112' title='17 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/954341587740178112'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/954341587740178112'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/2007/08/glelim.html' title='Gülelim :)'/><author><name>ANDY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06708833421958341412</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/mavitur.0.jpg'/></author><thr:total>17</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-35538825.post-7733927665827971786</id><published>2007-08-17T11:12:00.000+04:00</published><updated>2007-08-17T12:00:31.867+04:00</updated><title type='text'>3 Film ve Medeniyet</title><content type='html'>Geçen hafta içinde üç tane gerçekte yaşanmış olayların filmlerini izledik. Hepside güzel ve insanın ilgiyle izlediği filmlerdi. Bunların medeniyet ile ilgilisini yazımı okumaya devam ederseniz aşağıda bulacaksınız :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk filmin adı "Zafere Doğru": Amerika'da 1950'lilerin sonunda ırkçılığın had safhada olduğu dönemde Amerika kolej basketbol liginde oynayan Teksas Western takımı 7 tane siyahi basketbolcu ile sezona başlıyor ve kimsenin şans vermediği bu takım sezon sonunda şampiyonluğa ulaşıyor. Irkçılık o zamanlar özellikle guney kısımlarda çok fazla ve bu takımın siyahi oyuncuları pek çok maçtan önce ve maç sırasında çeşitli kirli ve pis davranışlara maruz kalıyorlar. Hatta birtanesinin kafasını tuvalete bile sokuyorlar. (Bu arada takımda beyaz oyuncularda var ve antrenor beyaz) Ancak bunlara beyaz arkadaşlarının ve antrenorlerinin desteği ve yardımı ile yılmayıp, başarıyorlar. Hatta final maçında sadece 7 siyahi oyuncuyu oynuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuçta yapılan tüm haksızlıklara, aşağılamalara, saldırılara rağmen onlar karşıtlarıyla savaşmayıp çatışmayıp, işlerini yaparak başarıya ulaşıyorlar ve saygınlık kazanıyorlar. Burada sözü ülkemizde azınlık olduklarını idda edip, aslından bizden bile daha iyi imkanlara sahip olan, ya da silahını alıp dağa çıkan insanlara şunu söylemek istiyorum: Sizi ne kimse aşağılıyor ne de size saldırıyor. Biz kardeşlik içinde yüzyıllardır yaşıyoruz. Elele verirsek karşımızda kimse duramaz. Ancak biz bu şekilde kavga ettikçe birileri bundan fayda sağlayıp köşesinde bizi kıskıs gülerek izliyor. Ve biz sadece kavga etmeye devam ediyoruz!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. Filmin adı "Kara Nisan": 1994 yılında Ruanda'da yaşanan iç şavaşta 72 günde 1 milyon insanın katledilmesiyle ilgili bir drama. Olayları birebir yaşamış insanların ağzından beyaz perdeye aktarılmış. Burada ki olayda ise dunyada barışı korumakla görevli olduğunu iddia eden UN birliklerinin gözü önünde 1 milyon kişi 72 gunde öldürülüyor!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konu ile daha ayrıntılı bilgi: &lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Ruanda_Soyk%C4%B1r%C4%B1m%C4%B1"&gt;http://tr.wikipedia.org/wiki/Ruanda_Soyk%C4%B1r%C4%B1m%C4%B1&lt;/a&gt; adresinde. Medeniyeti savunnan avrupalıların yaptıkları gayet güzel anlatılmış. Özellikle yazının sonundaki eski Fransız Cumhurbaşkanının sözleri zaten herşeyi gözler önüne seriyor!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. filmin adı "Düşman Hattı": Sırp- Bosna Hersek savaşı esnasında keşif uçuşu yapan bir amerikan deniz uçağı tarafsız bölgede askeri yığınak olduğunu farkeder ve uçuş rotası dışına çıkıp bolgedeki askeri hareketliliği incelerken durumu farkeden sırplar uçağı düşürüler. Uçak düşmeden önce uçaktan atlayan iki pilottan biri hemen orada öldürülür ve diğeri kaçmayı başarır ve o andan itibaren çekilen katliam filmleri ortaya çıkmasın diye bu pilotu oldurmek Sırplar için görev olur. Sonuçta Bosna Hersek'te gene UN görevlilerinin gözü önünde olan katliam görüntüleri meydana çıkar ve katliam suçundan pek çok sırp suçlu bulunur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gördüğünüz gibi barışı korumakla UN birlikleri hem Ruanda'da hem de Bosna Hersek'te nedense olup bitene seyirci kalmış ve kendilerinin yayınladığı ve pek çok ülkenin imzaladığı anlaşma şartlarını yerine getirmemiştir. Üstüne üstlük Bosna Hersek'te katliam yapan sırplar olmasına rağmen Müslüman Bosnalılar isyancı gibi gösterilmiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğrusu merak ediyorum orada katlimı yapan müslümanlar olsaydı acaba kaçıncı gün UN birlikleri Bosna Hersek'e mudahale ederdi. Sırplara mudahale için 2 yıl beklediler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bize Ermeni soykırımını kabul edin diyen Fransa neden Cezayir'de yaptığının soykırım olduğunu kabul etmiyor ya da Ruanda'da 72 günde 1 milyon kişi ölürken neden sessiz kalıp mudahale etmiyor?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Medeniyet bu olsa gerek. Kendi vatandaşın olunca her turlu yardıma koş ama senin dininden ya da avrupadan değilse gözlerini kapa, hiçbirşey yokmuş gibi davran. Ve biz bu avrupanın bir parçası olmak için tüm değerlerimizi, bizi biz yapan özelliklerimizi yok ediyoruz. Bununla da övünüyoruz. Yazık çok yazık!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/35538825-7733927665827971786?l=yasamadairhersey.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/feeds/7733927665827971786/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=35538825&amp;postID=7733927665827971786' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/7733927665827971786'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/7733927665827971786'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/2007/08/3-film-ve-medeniyet.html' title='3 Film ve Medeniyet'/><author><name>ANDY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06708833421958341412</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/mavitur.0.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-35538825.post-20224102411827069</id><published>2007-08-14T11:38:00.000+04:00</published><updated>2007-08-14T11:40:41.474+04:00</updated><title type='text'>Eşşek - Semer olayı</title><content type='html'>Yurdum insanı, özellikle büyük şehirlerde yaşayıp, yıllardır büyük şehirlerin aldığı hizmetlerin onda birini bile almayan insanların çektiği sıkıntılardan yaşamaya başlayınca televizyonlarda ilk haber olmaya başladı çekilen susuzluk. Ankara'da 13 gundur su gitmeyen yerler varmış! Acaba meclis lojmanları da bu bolgeler içine giriyor mu?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;22 Temmuz seçimler öncesi Ankara'da böyle bir kesintinin uyarısını veriliyordu ama kimse bu kadar uzun süre susuzluk beklemiyordu. Uzmanlar belki bunu dile getirmeye çalıştı ama 13 gün susuzluk! Düşünmek bile istemiyorum! İnsanın en temel ihtiyacı olan temzilik unsurundan yoksun 13 gün yaşaması ne kadar korkunç bir durum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lise yıllarında Siyavuşpaşa'da otururken bu sıkıntıyı çekmiştik ama o zaman bile bu kadar uzun susuzluk olmazdı. Sene 1990'di. Şimdi 2007 ve yaşanan sıkıntı daha büyük ve vahim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelelim başlık olayına. Nedense seçimlerden önce hiç su kesintisi olmadı. Olduysa da kimsenin önemsemeyeceği kadar kısa süreli oldu. Tüm televizyonlar su sıkıntısı yaşanacağını soylerken kimse 13 günden bahsetmedi. Hatta Ankara için Eylül'den sonra sıkıntı yaşanacak dendi. Fakat seçim bitti, belediyelerin nerdeyse tamamını yöneten AKP'li belediyeler hemen kesintilere başadılar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi sormak lazım. Bugünkü durum 22 Temmuz öncesinde yaşansaydı ve insanlar 13 gun sussuz kalsalardı 22 temmuz seçimleri aynı olurmuydu. İşte burada olaya "biz eşşek olduktan sonra semer vuran çok olur" atasözü devreye giriyor. Çünkü çok iyi biliyorum, daha önce de aynı hataları defalarca yapmalarına rağmen aynı kişiler seçimler zamanı atıp tutmuş ve benim halkım yapılanları hemen unuttup oy vermişlerdi. Şimdi de maalesef aynı durum söz konusu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha öncede bir yazımda yazmıştım. Atatürk; "kurtuluş savaşı sırasında düşmandan çok cahillikle savaşmak çok daha zor" demiş. 21 yy. biz hala bu cahillikle uğraşıyoruz. Kimseye hakaret etmiyorum. Fakat yurdum insanım böyle. Yapılanları bu kadar çabuk unutan başka bir halk, millet var mıdır? 4 sene susuzluk çekelim, ama seçimler öncesi 6 ay su sağlansın bu sefer %100 oy ile seçeriz biz :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Allah kimseye böyle zorluklar vermesin ve susuzluk çekenlerin yardımcısı olsun. Buradan yazmaktan ve sıkıntı çekenler için dua etmekten başka çaremiz yok! Umarım birgun halkım uyanır ve ona ızdırap çektiren kim olursa olsun (aynı zümreden olsa bile) gereken cezayı verir!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/35538825-20224102411827069?l=yasamadairhersey.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/feeds/20224102411827069/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=35538825&amp;postID=20224102411827069' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/20224102411827069'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/20224102411827069'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/2007/08/yurdum-insan-zellikle-byk-ehirlerde.html' title='Eşşek - Semer olayı'/><author><name>ANDY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06708833421958341412</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/mavitur.0.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-35538825.post-4818658468892861694</id><published>2007-08-08T17:33:00.000+04:00</published><updated>2007-08-13T16:49:17.214+04:00</updated><title type='text'>Cesaret :)</title><content type='html'>&lt;p&gt;&lt;object height="350" width="425"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/Zz7Xeg2dgVw"&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/Zz7Xeg2dgVw" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" width="425" height="350"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Valla bu youtube olmasa yazacak konu bulamayacağım :) Bu yazıyı da onun sayesinde kurtarmış olup sizlere de bu olayı şehir kütüphanelerinde denemenizi öneriyorum :) Filmde de göreceğiniz gibi kütüphanede oynanıyor ve sesizlik en önemli unsur :) Gülmenizi ya da canınız yanınca tepkinizi sesizce göstermek zorundasınız. Aslında youtube'da "Silence Library" diye aratınca bu oyunun değişik versiyonları da çıkıyor ama ben en çok yukarıda izlediğinizi seviyorum. En çokta tokat makinası yok mu :):) &lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bir dipnot Fikriminincegülü'ne : Hani sana yorum bırakırken bahsetmiş olduğum wasabi rolls vardı ya, işte yukarıdaki oyunda da var. Adam yiyince ne hale geliyor gör :) Eşin de bir daha Capon yemeği demez ve kuru fasulye - nohuta daha bir mutlulukla yaklaşır :):) &lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/35538825-4818658468892861694?l=yasamadairhersey.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/feeds/4818658468892861694/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=35538825&amp;postID=4818658468892861694' title='7 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/4818658468892861694'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/4818658468892861694'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/2007/08/valla-bu-youtube-olmasa-yazacak-konu.html' title='Cesaret :)'/><author><name>ANDY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06708833421958341412</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/mavitur.0.jpg'/></author><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-35538825.post-6358786045186774716</id><published>2007-08-04T23:33:00.000+04:00</published><updated>2007-08-07T13:50:35.023+04:00</updated><title type='text'>Tercüme :)</title><content type='html'>&lt;p&gt;&lt;object height="350" width="425"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/0ry9NjJJDoU"&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/0ry9NjJJDoU" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" width="425" height="350"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu sıralar yazacak birşey bulamıyorum ama Youtube sağolsun imdadıma yetişiyor :) Yukarıdaki şarkıyı belki bir çoğunuz bilmeyebilirsiniz. "Sen bilirsin fikriminicegülü :)" Bu şarkı II. Dunya Savaşı sırasında cephedeki Alman askerlerine moral olarak dinletilirmiş. Yıllar önce bir film vardı. Filmde bu şarkıyı söyleyen kadın casuslukla suçlanıyordu ve yanlış hatırlamıyorsam kadını öldürüyorlardı. Herneyse biz gelelim tercume konusuna :)&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Yukarıdaki klibin sonuna doğru bir Alman subay konusuyor. Ben bu konusmayı sizin için Turkceye çevirdim :) Kelimesi kelimesine aynı olmasa bile yaklaşık birşeyler söylüyor :)&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;Andy'nin Tercumesi :&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Lan hayvan adamlar! Bi boku beceremediniz. Kaybettiniz lan savaşı. Ulan sizin suratınıza sıçayım ben. Bak bak birde utanmadan bana bakıyorlar. Adammısınız lan sizler. Ne diyecem lan ben şimdi Hitler'e. Zaten bu şarkıda Hit olamadı. Dağılın lan it herifler, canım çok sıkkın, savaşıda kaybettik. Topunuzu sürecem lan buradan. Şarkı da bitiyor şimdi hemen dağılınnnn... :):)&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#33ffff;"&gt;Fikriminicegülü'nün tercümesi:&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#33ffff;"&gt;Ulen meymenetsiz herifler!!! Sizin yerinize İsmail YK ile Polat Alemdar olaydı, şimdi zafer kazanmıştık be. Birde sıkılmadan karşımda dikilmektesiniz. Ulen sizin yaptığınızı Armağan bile yapmaz be. Yıkılın karşımdan Fatih Ürek kılıklı i.neler.:))&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ccffff;"&gt;Mayonez'in Tercumesi:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="color:#ccffff;"&gt;AT KÜSBELERİ,KOYUN GIGISI KAFALILAR..MİLLET KIÇINA GİYECEK DON BULAMZKEN BİZ SİZE ŞARKI BESTELETTİK!! SIRF GAZA GELİP O KOCA TOTOLARINIZI KALDIRIN DİYE.KÖPEK İŞESİN HEPİNİZİN SUFATINA..HEPİNİZİ SABUN YAPACAM DÜĞME YAPACAM, DUŞTA KOL ALTIMI YIKAYACAM LAN HEPİNİZLE..&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="color:#ccffff;"&gt;Yağmur Damlası'nın tercumesi:&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="color:#ccffff;"&gt;" bu gürcüler var ya bu gürcüler! topunun köküne kibrit suyu! ben bunlar kadar şakadan anlamayan millet görmedim yahuuu!nerde lazların zekası,nerde bunlaaar. peeeh!yuuuuh!Lazlar buraya! yumruk havaya!&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;NOT: Bu yazıyı interaktif hale getirmek istiyorum. Bu nedenle benim tercume olarak salldığım kısmı sizlerinde içinizden geldiği gibi sallamanızı istiyorum. Herkesin kendine ozgu tercumesini blog ismiyle yayınlayacağım :)&lt;/span&gt; &lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/35538825-6358786045186774716?l=yasamadairhersey.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/feeds/6358786045186774716/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=35538825&amp;postID=6358786045186774716' title='17 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/6358786045186774716'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/6358786045186774716'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/2007/08/tercme.html' title='Tercüme :)'/><author><name>ANDY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06708833421958341412</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/mavitur.0.jpg'/></author><thr:total>17</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-35538825.post-6626679661221747956</id><published>2007-08-01T10:47:00.000+04:00</published><updated>2007-08-01T10:58:29.433+04:00</updated><title type='text'>Bir şafaktan bir şafağa</title><content type='html'>&lt;p align="justify"&gt;&lt;object height="350" width="425"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/Vf1ir9aHh1M"&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/Vf1ir9aHh1M" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" width="425" height="350"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne oradanım ne de buradan. Türkü bara da giderim, rock bara da. Türk sanat müziği de dinlerim, pop da. Bunları yapmak için illaki bir zümrenin içinde mi olmam gerek? &lt;/p&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;HAYIR&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="center"&gt;Eğer amaç bu ülke insanını daha yukarı taşımak, daha rahat ve ferah yaşamasını sağlamak, ülkeyi daha üst medeniyetler seviyesine çıkarmak ise o zaman neden değişik görüşler benimsemek zorundayız? Hedef aynı ama gidilecek yolar başka olunca dağılmıyor muyuz? Kaç defa bizi dağıtmak için oyunlar oynanmadı mı? Kardeş kardeşe düşman edilmedi mi? Halen de ediliyor mu?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aklımızın başımıza gelmesi için illaki savaş mı gerek? Çok mu zor birlik beraberlik içinde yaşamak? Hepinizin cevabını duyar gibiyim:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;HAYIR&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/35538825-6626679661221747956?l=yasamadairhersey.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/feeds/6626679661221747956/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=35538825&amp;postID=6626679661221747956' title='4 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/6626679661221747956'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/6626679661221747956'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/2007/08/bir-afaktan-bir-afaa.html' title='Bir şafaktan bir şafağa'/><author><name>ANDY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06708833421958341412</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/mavitur.0.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-35538825.post-6454757668588377941</id><published>2007-07-29T14:01:00.000+04:00</published><updated>2007-07-29T20:20:10.832+04:00</updated><title type='text'>Çok Başlıklı :)</title><content type='html'>Bir buçuk haftadır yazamıyordum. Aslında Yumurcak'ın altı ayda bir yazması yanında hiçbirşey ama Fikriminicegülü veYağmur Damlası ile kıyaslarsak uzun bir zaman dilimi oluyor :) Yumurcak'a gönderme yapıldıktan sonra (bu arada bu zaman diliminde blogdaşlarımı okumadım, ya yumurcak yazdıysa! kontrol ettim 25 temmuzda yazmıs :) Hain Yumurcak :):) ama gene yorum bırakamıyoruz) yazımıza devam edebilirim :):)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#000066;"&gt;TİFLİS - BATUM - İSTANBUL -BATUM -TİFLİS&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#000066;"&gt;Geçen hafta önce Batum'a oradan da Istanbul'a geçtik. Malumunuz hem Palyancom'un hem de Zuzu'nun kontrolleri vardı. Perşembe akşamı güzelim yurdumda ve harika şehir Istanbul'daydık. Ancak bu sefer, yazın başka bir yerde olduğumuza sevindik :( Istanbul aşırı sıcaktı. Buna birde nem eklenince bu şehirde yaşayan insanların çektiği zorluğu bir kez daha anladım ve herkese sabır ve kolaylık diledim. Bu arada pazar gunu bizde vatandaşlık görevimizi yerine getirerek oyumuzu kullandık.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#000066;"&gt;Her Istanbul 'a gelişimizde alışveriş yapmaktan bıkmıştık. Bu gidişimizde ise daha çok gezdik :) Kuzen Alki bizi Arnavutköy'de balıkçıya götürdü. Kuzen Özlü yeni evine yemeğe aldı. Pazar günüde oy kullandıktan sonra abim ve eşi cuma ile mangal yapmaya gittik. Sonuçta gene dolu dolu bir haftasonu geçirdik Istanbulumuzda :) Maalesef Doca ve Cadı ile görüşmedik :( Aslında onlarla buluşmak için program hazırdı ama olmadı işte :( Salı sabah erkenden önce Batum'a ve aynı gun Tiflis'e geldik tilki misali :) Burada hava çok sıcak değil. Sıcak olmasına rağmen Türkiye'nin belli kısımlarının hasret kaldığı yağmur iki günde bir yağıyor. Nem olmadığı için de daha rahat oluyor. Fakat aldığımız haberlere göre Ağustos çok sıcak geçecekmiş. Artık 1 ay katlanacağız ;)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;SU İLE YAKLAŞMA&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Pazar sabahı daha kahvaltı yapmadan önce abim ve ben oyumuz kullandık, eve gelip hep birlikte kahvaltımızı yaptık. Kahvaltıda Cuma'nın ablası ve eniştesi ile oğulları Rezil Adam da vardı. Ona Rezil Adam diyorum çünkü aynen oyle :) Rezil deyince aklınıza abuk sabuk şeyler gelmesin. Kendisi çok politiktir. Bir dedesi fenerli, diğeri galatasaraylı. Hangisinin yanındaysa onun takımını tutuyor, ikisi bir araya gelince Beşiktaşlı oluyordu :) Artık Türk milli takımını tuttuğunu söylüyor. Bu kadar üç kağıtçı yani :)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Gelelim su ile yaklaşma konusuna :) Biz oyumuzu kullandıktan sonra eşlerimizin oy kullanması için kayınvalidelerin evlerine gidildi. Palyanco ile Cuma kuzen olduğu gibi aileleri aynı sokakta oturuyorlar :) Bizimkiler oy kullanmaya gidince ben de Tea Adoru gezmeye çıkartayım dedim. O sıcakta dışarı çıktık. Deliliğe bakar mısınız? Te Adore her canlıya sıcak yaklaşma iç güdüsünde olan bir köpek. Sanırım bu dunyada hiçbir varlığa zarar vermeyecek nadir hayvanlardandır. Bu yuzden kedilerden bile dayak yer :) Birde çok meraklı. Herşeyi koklar, inceler. Bu defa bu incelemesi bana zarar verdi :) Arabaların altını koklarken birde bir sokak kedisi buna tısladı ve birden saldırmaya başladı. Ben Te Adore'u çekmeye çalışıyordum -ki bu arada tea dore'da hiçbirşey yapmıyordu- kedi tea dore'un yuzune saldırdı ve burnunu kanattı. Bunu görünce yavrusu koruma iç güdüsü ile kedinin karnına tekmeyi yapıştırdım. Yoksa saldırmaya devam edecekti. O an farketmedim ama sonradan tekme attığım ayağımda bir yanma hissettim. Kediye tekme attığımda kedi beni tırmalamış :) Hemen hastaneye gittik. Kuduz aşısı olmaya. nce tetonoz sonra da kuduz aşısı oldum. Toplam 5 tane aşı olmam gerekli. İki tanesini oldum. Geri kaldı 3 tane daha :( İlk doktora giderken karnımda iğne olacağım diye stress olmuştum ama koldan olunca rahatladım. İğneden korkmuyorum ama derime birşeyin girmesi hoşuma gitmiyor. Bu nedenle aşı olurken asla aşıya bakmam :):)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Tekme attıktan sonra kedinin hamile olduğunu öğrendim :( Umarım yavrularına birşey olmamıştır. Bizimki bu kadar uysal olmasa daha iyi olurdu. Zaten ileride köpek alırsam bu sefer alman kurdu almaya karar verdim ;) Te Adore'e abilik yapar :):)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Te Adore her geçen gün daha da tatlı oluyor. Çok akıllı ve zeki. Biraz daha olgunlaşınca tam super olacak :)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663300;"&gt;&lt;em&gt;O BİRRRRRRR&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oooooooooooo bir oğlakkkkkkkkkkk....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oooooooooooo bir kış çocuğuuuuuuuuuuuu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oooooooooooo bir Andy - Palyanco ortak yapımııııııııııı..:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oooooooooooo birrrrrrrrrrrrrrrrr...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oooooooooooo birrrrrrrrrrrrrrrrr EFEEEEEEEE :):):)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oooooooooooo birrrr ERKEKKKKKKKKK!!!!! :):):):)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet 20 temmuz günü oğluşumuz bize cinsiyetini belli etti. Direkt açtı gösterdi :):) Allah'a şükür sağlığı yerinde ve herşey gayet güzel :) Boyu normalden yaklaşık 2 cm daha uzun :) Türkiye yeni bir NBA yıldızı yetiştiriyor :):)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İsmini netleştirdik sayılır ama şimdilik sadece EFE'yi yazıyoruz. Bir ismi daha olacak ama birkaç aday isim var. Netleşince onu da yazacağım :):)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;ANNEYE SÖZ :)&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Anne olanlar bilirler; çocuklar en çok onları üzerler ya da başka bir söylemle; çoçuklar annelerinin yanında daha rahat ve daha fazla yaramazlık yaparlar. Sonra da üzülen, yorulan anneden özür dilemeler, onu sevdiğini söylemeler vb...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Ben ve abimde pek çok yaramazlık yapardık. Babanın olmadığı Istanbul gibi bir şehirde iki erkek evlat yetiştiren canım annemiz daha bir yorgun olurdu. Aşağıda o zamanlar onu üzmemiz sonucu aldığımız kararları yazılı olarak sunduğumuz anlaşmalar yer almaktadır :) Hala saklıyoruz :):)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5092571222359302002" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_OQ5TSqNPX38/Rqxyi44aX3I/AAAAAAAAAGU/lW8gZnhPM14/s400/ANLA%C5%9EMA.JPG" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5092572914576416642" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_OQ5TSqNPX38/Rqx0FY4aX4I/AAAAAAAAAGc/Rd_08zvZg3k/s400/ANLA%C5%9EMA2.JPG" border="0" /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/35538825-6454757668588377941?l=yasamadairhersey.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/feeds/6454757668588377941/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=35538825&amp;postID=6454757668588377941' title='11 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/6454757668588377941'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/6454757668588377941'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/2007/07/ok-balkl.html' title='Çok Başlıklı :)'/><author><name>ANDY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06708833421958341412</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/mavitur.0.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_OQ5TSqNPX38/Rqxyi44aX3I/AAAAAAAAAGU/lW8gZnhPM14/s72-c/ANLA%C5%9EMA.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>11</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-35538825.post-1361439517550560344</id><published>2007-07-20T10:35:00.000+04:00</published><updated>2007-07-20T10:58:54.117+04:00</updated><title type='text'>Ebelere Saygı Lütfen :)</title><content type='html'>Sakın Fikriminincegülü'nü okumayın :) Yoksa sizde benim gibi EBE olursunuz. Ulan okuyupta EBE olduğum güden beri kulaklarım çınlıyor. Sanırım birileri devamlı EBE'leri sevgi ve saygı ile anıyor olsa gerek :) Ne isterlerki bizlerin dünyaya gelmesine yardımcı olmuş kişilerden :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;EBE'lik konusu fıkralar :) Hemen baştan ifade edeyim aşağıda yazacağım fıkraların çoğunluğu mustehcen olacaktır. Bu nedenle "vay terbiyesiz", "utanmaz" tarzı ifadeler kullanacaksanız ekranın sağ tarafında yer alan bloglara yönlenmenizi tavsiye ederim :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mesela palyancom'a ugrayın, en son balkon ziyaretçimiz ve yeni evimiz hakkında bilgiler mevcut ;)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ebe olmak istiyorsanız Fikrimiincegülü'nü okuyun :) Mini ve Maxi'den son haberleri alırsınız :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evlenecek iseniz eşiniz olacak kişiyle ailenizi ilk tanıştırmada ne yapmanız gerektiğine dair sırlar istiyırsanız o zaman Ocean :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cadı'lar hakkında bilgi edinmek isterseniz Cadı. dipnot: Cadı ve Palyancom'da Gurcistan hakkında da bilgiler bulabilirsiniz ;)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendinizle barışık değilseniz size Mayonezi tavsiye ederim. Kendisi kendisyle en barışık insandır :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maalesef günümüzde öcü gibi gösterilmeye çalışılan ve git gide uzaklaştığımızı düşündüğüm harika dinimiz ile ilgili bilgiler için Yağmur Damlası. Ayrıca ödüllü yemeklerde var ;)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zeyneb'in maceraları için Koyu Beyaz :) 15 aylık birisinin dünyasını keşfedin :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yok kardeşim ben bu kadar çok okuyamam derseniz site adı her ne kadar "gundebir" olsa bile kendisi ancak 6 ayda ya da yılda bir defa yazar :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunlar dışında parkeolog, Bilun Şen, Nenoni de var ama kendileri kızmasın onların sayfalarına çok gidemiyorum :(&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet gelelim EBE'lik konusu olan fıkralarımıza. Bende Temel ile başlıyayım. İlkini rahat rahat okuyabilirsiniz ;)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Temel , ingiliz alman ve fıransız vampir olmuşlar bir dağda mağrada yaşıyorlarmış Karınları acıkınca sırayla mağaradan çıkıp kanını emecekleri canlı ararlarmış. İlk olarak ingiliz çıkmış dışarı. Geldiginde agzı burnu kan içindeymiş Ne oldu demişler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşagıda bir ev var gördünüz mü ? Evet&lt;br /&gt;onun yanında bir kulübe var gördünüz mü ? Evet&lt;br /&gt;İşte oradaki köpeğin kanını emdim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha sonra Fıransız çıkmış oda ağzı burnu kan içinde geri gelmiş Ne oldu demişler&lt;br /&gt;Aşagıda ev var gördünüz mü? evet&lt;br /&gt;onun yanında kulübe var gördünüz mü? evet&lt;br /&gt;onunyanında ahır var gördünüz mü? evet&lt;br /&gt;işte oradaki hayvanların kanını emdim demiş&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sıra bizim Temel'e gelmiş Temel biraz sonra Ağzı burnu düm düz gelmiş Ne oldu demişler aşagıda birev var gördünüz mü? evet&lt;br /&gt;onun yanında kulübe var gördünüz mü? evet&lt;br /&gt;onunyanında ahır var gördünüz mü? evet&lt;br /&gt;onun yanında direk var gördünüz mü? evet&lt;br /&gt;işte ben görmedim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Temelden devam edelim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Temel evlenecek ama canı sıkkın. Arkadaşları :&lt;br /&gt;"hayırdır temel neyin var? bu gece evleniyorsun mutlu olman lazın ama sen üzgünsüz" demişler.&lt;br /&gt;Temel:&lt;br /&gt;"sormayın ben nasıl yapacağımı bilmiyorum" deyince arkadaşalrı kahkahayı basıp bununla dalga geçmişler. Temel de canı sıkkın babasına gitmiş:&lt;br /&gt;"Baba bir sorun var demiş" Babası:&lt;br /&gt;"hayırdır olum boyle mutlu gunde ne sıkıntısı" deyince temel daha önce hiç yapmadığını söylemiş. Babası:&lt;br /&gt;"ulan hiç mi gitmedin geneleve, insan bunu son gün mü söyler? daha önce söylesen seni goturur bir kadına herşeyi öğretirdik" demiş. Düşünmüşler taşınmışlar babası en sonunda:&lt;br /&gt;"olum sen merak etme. gece senden önce odanıza girip gardroba saklanacağım sana oradan ne yapacağını söylerim" demiş&lt;br /&gt;Gece olmuş, düğün dernek eğlence devam ederken temelin babası düğünün sonlarına doğru gizlice bunların odasına gidip dolaba saklanmış. Temel ve eşi gelmiş. Temel sessizce:&lt;br /&gt;"baba geldik ne yapacağım"&lt;br /&gt;"olum kızı soy"&lt;br /&gt;temel kızı soymuş. "baba kızı soydum şimdi ne yapacağım?"&lt;br /&gt;"sende soyun oğlum"&lt;br /&gt;temelde soyunmuş. "baba bende soyundum şimdi ne yapacağım?"&lt;br /&gt;"kızı yatağa yatır" temel kızı yatağa yatırmış " tamam baba yatırdım şimdi ne yapacağım"&lt;br /&gt;"sende yanına yat"&lt;br /&gt;temel tam kızın yanına yatarken ayağı kaymış kafasını karyolanın kenarına çarpmış ve "ahhh" diye bağırmış. Babası "kan geldi mi olum" demiş. Temel de "evet geldi" deyince babası "devam et olum" demiş. Temel başlamış kafasını karyolayaq vurmaya :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu biraz mustehcen :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Temel sahilde otururken birisi gelmiş&lt;br /&gt;"birader biraz önce burada jet skici vardı gördün mü?" demiş&lt;br /&gt;Temel "görmedim ama istersen ben yavaş yavaş yaparım" demiş :):):)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/35538825-1361439517550560344?l=yasamadairhersey.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/feeds/1361439517550560344/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=35538825&amp;postID=1361439517550560344' title='12 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/1361439517550560344'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/1361439517550560344'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/2007/07/ebelere-sayg-ltfen.html' title='Ebelere Saygı Lütfen :)'/><author><name>ANDY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06708833421958341412</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/mavitur.0.jpg'/></author><thr:total>12</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-35538825.post-2105288981295780407</id><published>2007-07-13T15:53:00.000+04:00</published><updated>2007-07-16T09:28:59.187+04:00</updated><title type='text'>Yenilik...</title><content type='html'>Uzun zamandır Türkiye'den blogumun doğru düzgün görünmediği, bloguma girilemediği, ve yorum yazılamadığı tarzı şikayetler alıyordum. Sonunda blog şablonumu değiştirme kararı aldım :(&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üzülüyorum çünkü eski blog şablonumu uzun arayışlar sonucu bulmuş ve çok sevmiştim. Çok sevdiğim deniz temali bir şablondu. Şimdilik bununla idare edeceğiz. Belki ileride daha güzel bir şablon bulursam değiştiririm :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yenilik her zaman için iyidir ancak eskiyi unutmamak lazım değil mi? ;)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;NOT: Bu yazıyı yazdıktan birgün sonra araştırmacı ruhum ortaya çıkarak görmüş olduğunuz template'i bulmamı sağladı. Hepinizin nedzinde kendisine teşekkür ederim :)&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/35538825-2105288981295780407?l=yasamadairhersey.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/feeds/2105288981295780407/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=35538825&amp;postID=2105288981295780407' title='20 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/2105288981295780407'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/2105288981295780407'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/2007/07/yenilik.html' title='Yenilik...'/><author><name>ANDY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06708833421958341412</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/mavitur.0.jpg'/></author><thr:total>20</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-35538825.post-8761933921116667451</id><published>2007-07-12T10:44:00.001+04:00</published><updated>2007-07-12T11:33:15.445+04:00</updated><title type='text'>Keskin Sirke Küpüne Zarar...</title><content type='html'>Atalarımızdan bize kalmış tüm özlü sözler ve deyimler, yaşanıp, denenip, test edilmiş ve bugun bizlere yanlış yapmayalım diye gelmiş. Ancak gelin görün ki; bazen o sözlerin ne kadar doğru olduğunu bilmenize rağmen uygulayamıyorsunuz :( &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendimi eskiden beri hep eleştiren, başına kötü birşey geldiğinde bunu hep yaptığı yanlışlara bağlayan birisi oldum. En kötü huyum ise aniden sinirlenmem ve bu sinir sonucu etrafımdakileri kırmam ya da kendi kendime zarar vermemdir. Zarar derken kendime abuk sabuk şeyler yapmıyorum! Etrafımdakileri üzünce haliyle bende üzlüyorum ve kendi kendime kızıyorum. Bunun gibi birşey. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küçükken fazlaca kinci ve intikamcıydım. Bana sevmediğim birşey yapılınca karşımdakine daha fazlasını yapmak için uğraşırdım. Ancak zamanla bu huyum yüzünden çok sevimsizleştiğimi ve insanların benden uzaklaştığını gördüm. O zamandan beri sevmediğim birşey yapılınca karşımdakine hatırlatmakla yetiniyorum. Evet gene unutmuyorum ama intikam almak çabası içinde de değilim. Sadece o kişi ayı duruma düşünce hatırlatma yapıyorum hepsi o kadar :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sinir olayına gelince. Maalesef bu konuda aşama kaydetmiş olduğumu düşünen ben sanırım daha fazla hatta çok daha fazla çaba sarfetmem gerektiğini anladım.Olayın ne olduğunu yazmayacağım, sadece haklı durumda iken sinirlerime hakim olamayınca haksız duruma düştüğümü belirtmek istiyorum. Hatamın farkındayım. Dedim ya, eleştirildiğim zaman belki o an itiraz edebilirim. Insanız sonuçta, iyi yonlerimiz söylendiğinde seviniriz ama yanlışımızı kabul etmek istemez, hep bahane ararız. Ancak ben o an bahane arasam  bile yanlız kalınca kendi kendime eleştirimi yapar, kendime kızar ve yanlışımı düzeltmeye çalışırım. Çünkü sözden çok hareketlerimle birşeyleri göstermenin daha etkili olduğuna inanırım. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak şu da var ki; insanların sabır seviyeleri farklıdır. Birisi yıllarca sabır eder, birisi 1 saat. Ben bu konuda çok sabırlı olduğumu söyleyemem ve bazen olmadık anda ani çıkışlar yapabilirim. Özellikle birşeyle uğraşırken karşıma geçilip bana soru sorulması, birşeyler analtılması ve benden cevap beklenmesi bu ani çıkışlarımı tetikliyor! Bu bir özür değil biliyorum. Fakat mükemmel değiliz ki herşeyimiz çok doğru ve düzgün olsun!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında artık sinirlenmelerimin çoğu yapılan haksızlıklar yüzünden. Birilerinin kendisini akıllı sanması ve sizi salak yerine koyması yüzünden. İşte bu tür haksızlıklar gördümmü (haksızlık bana olmasa bile) çok sinirleniyorum. Palyancom son zamanlarda trafikte diğer şoförlere kızmama kızıyor. Gürcistan'da trafik -çok araba olmamasına rağmen- berbat! Kurallar var ama uyan yok! Ha, ışıkta duruyorlar ama bir bakıyorsunuz birisi, geliş yolundan gaza basmış geliyor (karşı tarafta ışıkta bekliyor ya bu arada) pat önünüze geçiyor! O akıllı ya! Trafikte beklemeye hiç tahammuleri yok! Yollar arasında şehir içinde ve dışında herhangi bir teratuar yok! Ayrım sadece çizgiler ile yapılmış. Bu yuzden hiç beklemediğiniz anda geliş yolu tıkanık olduğu için sizin gidiş yolunuzdan birisinin geldiğini görebilirsiniz. Adam birde size kızıyor neden yol vermiyorsunuz diye! Bir defa boyle bir olay virajda başıma geldi de son anda kurtardım. Ah o zaman işim olmayacaktı, dönüp bizim hayatımızı riske sokan o adamı bulup ağzını burnunu kırmak vardı ya! İşte sinir anı bu oluyor :) Birilerine bazen sözlü uyarı birşey ifade etmiyor. O adama haddini bildirmezseniz o adam aynı hareketi marifetmiş gibi yapmaya devam eder. Birileri de karşısında süklüm püklüm durur laf bile diyemez! Ben duramıyorum, durmak istemiyorum!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ataturk Havalimanında sigara içmek her kapalı alanda olduğu gibi yasak. En son 480 ytl gibi bir de cezası vardı. Birgun bagaj alım salonunda gezerken birisinin sigara içtiğini gördüm. Kendisini uyardığımda bana "gümrük müdürüyüm" dedi ve içmeye devam etti. O'nun benden farkı ne? Bu ülkenin kuralları ona ayrı bana ayrı mı? O salonda o sigarasını içerken ben nasıl olurda bir yolcuya sigara içmeyin diyebilirim ki! Zihniyet değişecek önce! Kuralları uygulatanlar kurallara uyacak ki, uygulatabilsin. Maalesef devlet biriminde çalışan pekçok kişi kendilerine verilmiş yetkileri kanundan çok kendileri için uyguluyorlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konuyu sinirden açık ama nerelere geldi. Yazarken de sinirlenip kaptırmışım kendimi :) Ama geçen günkü olaydan birkez daha ders aldım. Bundan sonra önemli olan bunu uygulamada başarabilirmek. Bunu da yapacağım. Çünkü çok sevdiğim bir eşim ve inşallah yakında aramıza katılacak olan ZUZU var :) Onlar için daha sakin ve serin kanlı davranmam gerektiğinin bilincindeyim. Ama haksızlıklara karşı tepkisiz kalacak değilim. Sadece tepkim bana ve etrafımdakilere zarar verecek kadar sert olmayacak :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/35538825-8761933921116667451?l=yasamadairhersey.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/feeds/8761933921116667451/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=35538825&amp;postID=8761933921116667451' title='11 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/8761933921116667451'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/8761933921116667451'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/2007/07/keskin-sirke-kpne-zarar.html' title='Keskin Sirke Küpüne Zarar...'/><author><name>ANDY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06708833421958341412</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/mavitur.0.jpg'/></author><thr:total>11</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-35538825.post-1695633317875413373</id><published>2007-07-07T13:11:00.000+04:00</published><updated>2007-07-07T14:50:18.705+04:00</updated><title type='text'>Müzik...</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Çocukluk dönemimden başlayarak yaşantımın değişik dönemlerinde dinlediğim müzik tarzlarını / gruplarını ve şarkıcılarını yazmayı daha önce planlamıştım ama geçenlerde sobelenen Fikriminicegülü konuyu yazınca, çalmış gibi olmamak için biraz bekledim :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;İlkokul dönemlerinde Sezen Aksu, MFÖ ve Barış Manço vardı. Halen de varlar! Nerdeyse her şarkıları halen dillerde. İlkokul demişken, 80 yılların başlarını hatırlayanlar bilir; tek kanallı tv yanında bugunde vazgeçilmezler arasında olan radyo vardı. O zamanlar sadece TRT radyosu ve Polis Radyosu yayın yapardı. Bugun gibi kanal düğmesini her oynattığında bir kanal çıkmazdı :) Pazar sabahları trt radyosunun Ankara ve Istanbul bazen de Izmir studyolarından sunulan eğlence programı ve gene o gunlerin vazgeçilmezi olan arkası yarın skeçleri vardı :) Oynanan hikayenin sahnesini kurmak artık sizin hayal gücünüze kalmıştı. Ayrıca okula gidenler için sabah saat 10:00 ve öğleden sonra 15:00'te çocuk saati vardı :) Bu başka bir yazının konusu olsun, biz gene müziğe dönelim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Annem Türk Sanat Müziği sevdiği için hayatımın her döneminde TSM'ye karşı ilgim ve sevgim olmuştur. O eski dönemlerde yazılan şarkıların her notasında her kelimesinde ayrı bir anlam var. Ortaokula geldiğimizde o yıllara ait furya taverna müziğiydi. Bizde aldık tabiki nasibimizi :) Arif Susam, Ümit Besen vs. Bu iki döneme ait yabancı şarkıcılar ise Madonna, o zamanlar siyah olan Michael Jackson, Eurpoe ve Jon Bon Jovi. O yıllarda ne bugunkü gibi radyo yayını yapan kuruluşlar ne bir sürü müzik kanalı yoktu. Biz yabancı müzikteki gelişmeleri Okan Karacan'ın sunduğu Number 1 isimli tv programından takip ederdik. Adam şimdi tv kanalı sahibi oldu, yürüdü gitti, biz hala dinliyoruz :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Bu arada yukarıdaki yabancı şarkıcı ve gurplar arasına A-HA ve Duran Duran ve Pet Shop Boys'u eklememek bu gruplara buyuk haksızlık olur :) Özellikle kızların oda duvarlarını A-HA'nın posterleri kaplardı. Erkeklerinki tahmin edebilirsiniz sanırım Samantha Fox ve Sabrina :):):)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Lise yıllarımda yabancı müzik daha fazla yer aldı hayatımda. Gerçi okulla yapılan gezilerde nedense hep arabeks şarkılar dinlenirdi! Herkes hayatından bezmiş gibi sigara içer ve "off bu hayat yaşanmaz" tarzından tripler atarlardı. Sanki çok dertleri varmış gibi :) Sanırım lise yılları trip yılları olsa gerek :):):) Hatta o yıllarda tv'de arabeks yasaktı da bir şarkı tv için özel bestelenip ilk defa tv'de yayınlanmıştı. Sözlerini yazıyorum hemen hatırlayacaksınız :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Kıskanmak aşkın kanununda var (Buradaki "var" biraz uzatılarak söylenir)&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Henuz 3 yaşında bir kardeşim var&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Seni O'ndan bile kıskanıyorum, kıskanıyorum :):) &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Ne söylerdik bu şarkıyı ilk çıktığında :):)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Lise son sınıfta ise (Istanbul'da oturanlar bilir) tam bir Airport ve Discorium salgını vardı bizlerde :) Yaş daha gece gitmeye tutmadığı için c.tesi pazar gunleri saat 13:00 - 17:00 arası açık olur ve içki satışı olmazdı. Saatlarce deli gibi rap yapardık :):)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Gene lise çaqğlarında Evil Dead (death metal dinlediği için ona boyle sesleniyorduk) arkadaşım sayesinde rock ve metal müzik ile tanıştım. Universite hayatım boyunca tarzımı belirleyecek bu müzikle ilk tanışmam bu tarzın sert gruplarından Manowar ile olmuştu. Sonrasında Anthrax, Slayer, Sodom, Metalica ve Iron Madien. &lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Universiteye başlayınca artık tamamen rock'çu olmuştum :) Saçlar omuzlarda, kulakta küpe ve her zaman temiz ama biraz pasaklı giyinmeye başlamış ve tabiki aileden tepki de almaya başlamıştım. Ancak bu sürenin gelip geçiçi olduğunu zaten üniversite bitipte iş hayatına başlayınca bunların söz konusu olamayacağını maalesef bir turlu anlatamadım. Allah'tan bana destek olanlar da vardıda bu tepkilerle boğuşabildim :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Sene 93, iki tane final olmasına rağmen hayatımın en önemli konseri için Istanbul'a geldim. Ben ve Evil Dead İnönü stadyumunda, saha içinde en önde METALICA'yı izleme, onlarla pogo ve headbang yapma zevkine, şerefine nail olmuştuk. Mühtiş bir 3 saat geçirdik. Daha sonra sene 99 askerliğimin bitmesine 28 gün varken ben gene Istanbul' a gelip bu sefer Haywan adam, Evil Dead ve Kuzen Burak Kut ile Ali Sami Yen stadında izleme şerefine nail olduk METALICA'yı :) İlk konser muthişken bu ikinci konser pek tad vermedi bize. Gerek seyirci profili gerekse alt grupların dandikliği bizi hayal kırıklığına uğratmıştı. 93'te harika bir atmosfer ve seyirci varken 99'da rezillik diz boyuydu!&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Şimdilerde yeni gruplar bana o eskilerin yaşattığı müzik doyumunu, zevkini ve ruhunu yaşatmıyorlar. Nerde o Deep Purple, Pink Floyd, Eloy, Guns N' Roses, The Doors, Freddie Mercury, White Lion, Nirvana, Iron Madien, ACDC, Megadeth, Slayer, Manowar, Led Zeppelin, Aerosmith, U2, The Cranberries...&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Bu arada birşeyi unutmadan belirtmek istiyorum. "Şu müziği ya da bu müziği kesinlikle dinlemem" diyenlerden değilim. Kulağıma hoş gelen her türlü müziği dinlerim. Rock'tan Türküye, Türk Sanat Müziğinden Disko'ya, arabekstan, klasik müzüğe kadar. Müzik zaten insanları kaynaştıran, birleştiren bir olgu değil midir?&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Ancak! Ancak ben 60, 70 ve 80'li yılların müziklerini başka bir seviyorum. Her biri hala dinlenen ve unutulmayan binlerce şarkı var. Günümüz şarkıları gibi sezonluk olmaktan öteye geçip klasikleşmiş şarkılar halen radyolarda çalmakta, halen cover edilip disco versionları ile dans edilmektedir. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Müzik, bir insanın hayat felsefesini ve hayata bakış açısını etkileyen, giyinmine, konuşmasına, hareket tarzına etki eden bir olgudur benim için. Geri dönüpte eski yıllara bakınca bu daha bir net görüyorum. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/35538825-1695633317875413373?l=yasamadairhersey.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/feeds/1695633317875413373/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=35538825&amp;postID=1695633317875413373' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/1695633317875413373'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/1695633317875413373'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/2007/07/mzik.html' title='Müzik...'/><author><name>ANDY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06708833421958341412</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/mavitur.0.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-35538825.post-5607456467071947829</id><published>2007-07-03T16:02:00.000+04:00</published><updated>2007-07-03T16:16:46.126+04:00</updated><title type='text'>Sevgiliye....</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Şarkıdaki gibi bir sonbahar günüydü başımı göğsüne yasladığım zaman. Her taraf sararmıştı ama bizim aşkımız yeşeriyordu. Bir masal gibi başlamıştı ama artı gerçekti. Kaçamamıştık birbirimizden. Gözlerimiz hep birbirimizi aradı. Her bulduğunda ayıramadık. Ellerimiz kenetlendi ve MyMoon'da bakarken gözlerinin içine "ne kadar geç kaldığımı ama hiçbir zaman geç olmadığını" anladım. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Sen hayatıma girdiğin gün herşey değişti ve hayat hep bildiğim ama yaşayamadığım o anlamını buldu. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/35538825-5607456467071947829?l=yasamadairhersey.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/feeds/5607456467071947829/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=35538825&amp;postID=5607456467071947829' title='4 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/5607456467071947829'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/5607456467071947829'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/2007/07/sevgiliye.html' title='Sevgiliye....'/><author><name>ANDY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06708833421958341412</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/mavitur.0.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-35538825.post-3550784409478331402</id><published>2007-06-29T09:14:00.000+04:00</published><updated>2007-07-03T15:40:58.807+04:00</updated><title type='text'>Hoşçakalın...</title><content type='html'>Ve sonunda gittier :( Hem seviniyorum, hem de içim buruk. Seviniyorum; çünkü çok sevdiğim iki insan, yeni bir proje, yeni bir ülke ve yeni deneyimler kazanacak. İçi buruk; çünkü özellikle yurt dışındaysanız sırtınızı dayayabileceğiniz sağlam dostlarınızın olması çok önemli. Ancak hayat bu, her zaman sizin istediğiniz gibi akıp gitmiyor. Nasılsa birgun biryerlerde buluşuruz gene :) Zaten İstanbul'daki evler arası araba ile 5 dk :) Yani bağırsak birbirimizi duyacağız :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haftasonu gene kısabir Türkiye ziyareti yaptık. Malum testler için. Ufaklık maşallah gayet iyi durumda :) 10 cm olmuş :) Bize ufak bir de gösteri yaptı ultrasonda :) Yanımızda bu sefer Cadı ve Doca ikilisi de vardı. Sanırım Doca'ya o görüntüler yermiştir. Şimdi giderek baskısını arttırır çoçuk için :) &lt;em&gt;Aaa.. hadi ama cadı sende bırak artık nazlanmayı :)&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ya biz ne zaman Türkiye'ye gitsek çok yoruluyoruz. Zaten artık Türkiye'ye gitmek demek benim için alışveriş yapmak anlamını taşımaya başladı. Allah'tan bu sefer kuzenlerle bir Nevizade yaptık :) C.tesi akşamı da palyancoların köyde kaldık da biraz değişik bir şeyler yapmış olduk :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birde bu aralar blogları okumaya zamanım olmuyor. Merak etmeyin en kısa zamanda yorumlarımla gene aranızda olacağım :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/35538825-3550784409478331402?l=yasamadairhersey.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/feeds/3550784409478331402/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=35538825&amp;postID=3550784409478331402' title='9 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/3550784409478331402'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/3550784409478331402'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/2007/06/hoakaln.html' title='Hoşçakalın...'/><author><name>ANDY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06708833421958341412</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/mavitur.0.jpg'/></author><thr:total>9</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-35538825.post-8687128727253532183</id><published>2007-06-20T17:21:00.000+04:00</published><updated>2007-06-20T17:24:59.736+04:00</updated><title type='text'>Sezen Aksu</title><content type='html'>Geçen gün TRT1'de (insan bazen tek kanallı günleri özlüyor be!) Candan Erçetin'in sunduğu bir program vardı. Belli daha önce çekilmiş ve başka bir program yerine konmuş. Klasik bir TRT uygulaması :) Fakat TRT bu sefer çok iyi yapmış, çünkü konuk Sezen Aksu idi. Sezen Aksu deyince 10 dk. durmak lazım. Bende biran düşündüm. İlkokul yıllarımdan beri dinlediğim Türkiye'nin yetiştirdiği süper bir sanatçıdır benim için. Ajda Pekkan'a "super star" lakabını kim takmışsa halt etmiş! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Program hem konuk Sezen Aksu hem de sunan Candan Erçetin olduğu için tam bir müzik ziyafeti oldu bize. Birbirlerinin şarkılarına eşlik ettiler, çoşturdular, hüzünlendirdiler ve bitmesini istemediğim bir program seyrettiler. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonrasında müthiş gazeteci(!) Hıncal Uluç'un Sezen Aksu için yazdığı acımasız eleştiri geldi aklıma. Sezen'in bir konserinden sonraydı sanırım, yüzündeki şişiklerin (hastalağından olmasına rağmen) estetik ameliyatı yüzünden olduğunu ve Sezen'in kendisini çirkinleştirdiğine dair bir yazı yazmıştı. Muthiş(!) gazetecimiz hiç araştırmadan sormadan(Sezen Aksu ciddi bir hastalık geçirmişti ve bunun iziydi o şişlikler), yakın olduğu birisi için boyle yazmıştı. O gun kendi kendime: "Ulan Hıncal sanane! Estetik ya da başka birşey. Sen sesi dinle, şarkılardaki anlam yüklü sözleri dinle. Ne diye dış görünüşle ilgileniyorsun. Kaç tane böyle sanatçımız kaldı? Kaç tanesinin şarkıları ikinci yaza hala hatırlanıyor?" dedim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elimizdeki değerlerin kıymetini, onlar yaşarken bilmek en önemlisi. Ama biz illaki birilerini eleştireceğiz ya! İllaki bir hata bulacağız ya! Barış Manço öldüğü zaman bile adam hakkında ne yazılar yazıldı. Hiçbirisine itibar etmedim. Ben onu hep 7'den 77'ye programı ile bize tum dunyayı tanıtmasıyla, şarkılarıyla, verdiği harika mesajlar ile hatırlayacağım. Sezen Aksu'yu da aldığı kilolar ya da estetikleriyle değil, şarkılarıyla...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim için MFÖ, Sezen Aksu ve Barış Manço'nun yerleri hep başka olmuştur. İlkoklu'dayken onların şarkılarını söylerdik. Halen söylüyoruz. Ne zaman Istanbul'da yağmur yağsa MFÖ'nün şarkısı gelir aklıma. Gitarda ilk çaldığım şarkılardan bir tanesidir. Bizim için Ali Desidero vardı :) Ve Sezen'in insanı büyüleyen şarkıları...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kalbim Ege’de Kaldı&lt;br /&gt;Masum Değiliz&lt;br /&gt;Vazgeçtim&lt;br /&gt;Kavaklar&lt;br /&gt;Firuze&lt;br /&gt;Arka Sokaklar&lt;br /&gt;Geri Dön&lt;br /&gt;Herşeyi Yak&lt;br /&gt;Kaybolan Yıllar&lt;br /&gt;Sarışınım&lt;br /&gt;Yalnızca sitem&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha niceleri var ama aklıma ilk gelenler bunlar...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/35538825-8687128727253532183?l=yasamadairhersey.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/feeds/8687128727253532183/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=35538825&amp;postID=8687128727253532183' title='11 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/8687128727253532183'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/8687128727253532183'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/2007/06/sezen-aksu.html' title='Sezen Aksu'/><author><name>ANDY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06708833421958341412</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/mavitur.0.jpg'/></author><thr:total>11</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-35538825.post-3710127670196106171</id><published>2007-06-12T17:57:00.000+04:00</published><updated>2007-06-14T09:56:37.827+04:00</updated><title type='text'>Günü Birlik Türkiye :)</title><content type='html'>&lt;div align="left"&gt;Haftasonu eminim herkes bir yerlere kaçıp şehrin gürültüsünden uzaklaşmak istemiştir. Kimler başardı, kimler başaramdı bilimem ama biz çok güzel bir kaçamak yaptık. Kiminle olacak gene Doca ve Cadı kişileriyle :) Onların şu yeni proje meselesi olmasaydı sanırım çok daha uzun yıllar her resimde onlar olacaktı :) Tiflis'e geldiğimizden beri çekilen 1645 resimin 1644'ünde onlar var :):):)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelelim kaçamağımıza. İş için Cuma akşamından Batum'a gittik. Batum Uluslararası Havalimanını bizim şirket inşaa etti ve şimdi işletecek. Bizde hem yeni terminali görmek hem de oradaki arkadaşlara yardımcı olmak için haftasonu oradaydık. &lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;/div&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5075622284691626866" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_OQ5TSqNPX38/RnA7k30Z23I/AAAAAAAAAFM/-1k1HbXtZQk/s400/batum+yolu.JPG" border="0" /&gt;&lt;p align="center"&gt;- Batum yolu - &lt;/p&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5075620167272749874" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_OQ5TSqNPX38/RnA5pn0Z2zI/AAAAAAAAAEs/YeumHSM4o0c/s400/batum+da%C4%9Flar.JPG" border="0" /&gt; &lt;/p&gt;&lt;p align="center"&gt;-Batum dağları-&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5075620837287648066" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_OQ5TSqNPX38/RnA6Qn0Z20I/AAAAAAAAAE0/dTIW83_wLyc/s400/batum+liman.JPG" border="0" /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div align="center"&gt;- Batum liman - &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5075625527391935458" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_OQ5TSqNPX38/RnA-hn0Z2-I/AAAAAAAAAGE/_b9-Y1bIWEA/s400/g%C3%BCn+bat%C4%B1m%C4%B1.JPG" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p align="center"&gt;- Batum'da gün batımı -&lt;/p&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5075621215244770130" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_OQ5TSqNPX38/RnA6mn0Z21I/AAAAAAAAAE8/W2udYcoi2SY/s400/batum+sahil.JPG" border="0" /&gt; &lt;/p&gt;&lt;p align="center"&gt;-Batum Sahil - &lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5075621468647840610" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_OQ5TSqNPX38/RnA61X0Z22I/AAAAAAAAAFE/eeBQG2Chzlw/s400/batum+sahil+2.JPG" border="0" /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="center"&gt;-Batum sahilden bir başka görüntü-&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;Öncelikle Batum'dan biraz bahsetmek istiyorum. Bir defa Türkiye sınırına bu kadar yakın olduğunuz için içiniz kıpır kıpır oluyor :) Şirin bir karadeniz şehri. Mimarisi bizim mimariye yakın. Ne de olsa uzun bir süre Osmanlı yönetiminde kalmış. Hatta Vahdettin, Atatürk'ün başlarısız olması ve tekrar Anadolu'ya geçip yönetimi ele almak için Batum'da kalmış. Kaç kişiye sordum hangi evde kalmış diye ama bizim arkadaşlar tarihe uzak olacaklar ki hiç merak etmemişler! Batum'a yaklaşırken Karadeniz'in o muhteşem yeşilini görünce hepimiz bayıldık ama Cadı bizi Türkiye'nin karadeniz kıyılarını görmediğiniz için size buralar güzel geliyor diye uyardı ve Palyancom da onayladı. Batum şu an olmsa bile önümüzdeki 5 yıl içinde oldukça gelişecek. Çünkü yeni turistik otel inşaatı var şehrin her yerinde. Gerçi sezon kısa ama kafa dinlemek için ideal.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pazar günü Türkiye'ye geçme planı yapıyorduk. Kahvaltıyı biraz geç yaptık ve ancak 12:00 gibi Sarp kapısına vardık. Batum'dan Sarp sınır kapısı araba ile 15 dk. İlk defa karayoluyla ülkemize giriş yapacaktık. Bize hayli ilginç geldi. Önünüzde Gürcistan sınır polisi, hemen 30 mt sonra Türk sınır polisi. Gümrük kapısında bekleyen tırlar. Gürcistan tarafından hemen çıkış yaptık ama Türkiye sınırında kalabalık vardı. Maalsef kuyrugun sonu belli değildi ve insanlar birbirne karışmış, ite kaka öne geçmeye çalışıyorlardı. Kalabalık dediğim en fazla 30 kişidir. Ancak nizam olmadığı için kısa sürecek işlemler uzuyordu. Saat 13:00 gibi Türkiye'ye giriş yaptık. Insanın kendi ğlkesinde olması kadar güzel birşey yoktur sanırım. Sınırın bir tarafında Türk evleri, karşı tarafında Gürcü evleri. En büyük farklari bizimkilerin çatısının kiremit olması, Gürcü'lerinkinin metal. &lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5075624097167825826" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_OQ5TSqNPX38/RnA9OX0Z26I/AAAAAAAAAFk/1Qxj4dm8_s8/s400/s%C4%B1n%C4%B1r.JPG" border="0" /&gt; - Sarp sınır kapısı - &lt;/p&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5075624479419915186" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_OQ5TSqNPX38/RnA9kn0Z27I/AAAAAAAAAFs/wCd8QarP1-4/s400/s%C4%B1n%C4%B1r+evi.JPG" border="0" /&gt; &lt;p align="center"&gt;- tam sınırda bir Türk evi -&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Hemen bir taksi bulup Hopa'ya yola çıktık. Yolda ilk farkettiğimiz çay kokusu oldu. Mest olmuş gibi etrafı ve denizi seyrederek Hopa'ya vardık. Çabuk nereye gideceğimize karar vermemiz lazımdı. Zira akşam Tiflis'e dönmemiz gerekiyordu. Tiflis - Batum araba ie 5 saat sürüyor. Trabzon ve Rize uzak olur diye Artvin'e gitmeye karar verdik. Ancak nerden bilebilirdik, Artvin'in bir dağın yamacına kurulmuş, ufacık bir şehir olduğunu :)&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5075622937526655874" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_OQ5TSqNPX38/RnA8K30Z24I/AAAAAAAAAFU/jn0fXfidV9w/s400/%C3%A7ay+toplayan+kad%C4%B1nlar.JPG" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;- Çay toplayan kadınlarımız - &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5075624835902200770" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_OQ5TSqNPX38/RnA95X0Z28I/AAAAAAAAAF0/A-JSxKkwrK0/s400/ye%C5%9Fil+karadeniz.JPG" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;- yeşil Karadeniz -&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5075625136549911506" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_OQ5TSqNPX38/RnA-K30Z29I/AAAAAAAAAF8/MbG7CD_7kRY/s400/ye%C5%9Fil+karadeniz+2.JPG" border="0" /&gt; &lt;p align="center"&gt;- Cankurtarandan bir manzara -&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Artvin'e giderken araba kiraladık ve Karadeniz'in muhteşem güzelliğini izleyerek , Borçka'dan geçerek, Cankurtaran'a çıkarak, Çoruh nehrinin kenarından Artvin'e vardık. Nehir kenarından giderken sola Artvin şehir merkezi tabelasını takip ederek başladık tepeye tırmanmaya. Etrafta evler, dükkanlar var ama bize hiçte şehir merkezi gibi gelmedi. En sonunda baktık ki şehirden çıkıyoruz, o zaman anladık geçtiğimiz dik yolların şehir merkezi olduğunu :) İnsan öyle bir yer nasıl şehir olabilir diyor kendi kendine. Öğrendiğimize göre Hopa Artvin'den daha büyükmüş. &lt;/p&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5075619669056543522" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_OQ5TSqNPX38/RnA5Mn0Z2yI/AAAAAAAAAEk/zC8SZCPrJ3A/s400/artvin.JPG" border="0" /&gt; &lt;p align="center"&gt;- Artvin -&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;Çoruh havasında yapılan değişiklikler ve yapılmış/yapılan 7 adet baraj yüzünden çevre biraz değişmiş. Yeni yapılan yol güzel ancak daha bitmemiş. Ayrıca oyulan dağlar yüzünden bazı yerlerde doğa çıplak kalmış. Umarım bu muhteşem görüntüler arasındaki bu zorunlu değişiklik en kısa zamanda gene yemyeşil haline bürünür. &lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5075623521642208146" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_OQ5TSqNPX38/RnA8s30Z25I/AAAAAAAAAFc/UQGRDAa4TcQ/s400/hopa+restoran.JPG" border="0" /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="center"&gt;- Hopa'da bu restoranda mutlaka balık yiyin -&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;Koru Otel ve restoran Artvin'de gidilebilecek en güzel mekan. Ufak bir otel. Sanırım 2 yıldızlı ama yeri çok güzel, insanlar sevecen ve Artvin'i çok net görebileceğiniz bir yerde. Saç kavurması muhteşemdi. Gidersein mutlaka uğrayın derim. &lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5075627193839246322" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_OQ5TSqNPX38/RnBACn0Z2_I/AAAAAAAAAGM/gkklxvEgals/s400/artvin+koru+otel.JPG" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;- Artvin Koru Otel -&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Dönüş yolunda içimiz burkuldu. Ayaklarımız Gürcistan tarafına gitmemek için geri geri gidiyordu. Sanırım bu haftasonu en mutlu, en çok eğlenen kişiler bizdik. Günübirlik yurdumuzdaydık :) En kısa zamanda bu sefer Rize ve Trabzon'a gitmek için planlara başladık bile :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not: Resimleri Cadı kişisi evde bıraktığı için ancak yarın ekleyebileceğim. Mutlaka Cadı'yı ve Palyanco'yu da ziyaret edin. Bu muhteşem güzellikleri birde onlardan okuyun. Eminim değişik resmiler olacaktır.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/35538825-3710127670196106171?l=yasamadairhersey.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/feeds/3710127670196106171/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=35538825&amp;postID=3710127670196106171' title='13 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/3710127670196106171'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/3710127670196106171'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/2007/06/gn-birlik-trkiye.html' title='Günü Birlik Türkiye :)'/><author><name>ANDY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06708833421958341412</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/mavitur.0.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_OQ5TSqNPX38/RnA7k30Z23I/AAAAAAAAAFM/-1k1HbXtZQk/s72-c/batum+yolu.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>13</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-35538825.post-2145201635552616234</id><published>2007-05-25T11:12:00.000+04:00</published><updated>2007-05-25T11:41:29.900+04:00</updated><title type='text'>17 mm</title><content type='html'>Blog yazmaya başladığım ilk günlerde sayfa düzeni, değişik birşeyler ekleme, html kodlarını öğrenmek gibi olaylarla uğraşım, ilerleyen zamanda acaba sayfam google'de aratınca kaçıncı sayfada çıkıyor merakına bıraktı. Sonradan ise blogger arkadasların sayfalarını sayfama eklemek, onların sayfalarını okumak, yorum bırakmak ve bıraklan yorumları okuyup cevaplamaya dönüştü. Artık düzenli olarak yazmaya çalıştığım gibi düzenli olarak okumaya çalıştığım, hiç birini tanımadığım (sadece mayonez ve yumurcak'ı tanıyorum. Cadı ve Doca'yı soylemeye gerek yok sanırım) insanların mutluluklarını paylaştığım, dertlerine üzüldüğüm, yardımcı olmaya çalıştığım bir arkadaş grubum oldu. Aslında tanımamak hem ilginç ve güzel hem de bir o kadar meraklandırıcı. Birisinin fikirlerini, yaşadıklarını okuyorsun, yorum yazıyorsun, cevap veriyor ama o kişi hakkında yazdıklarından başka hiçbirşey bilmiyorsun. Şekli şemalı hakkında en ufak bir bilgin yok! Buna rağmen bunları hiç önemsemeyip, birbirini destekleyen, acılarını - dertlerini paylaşan bir topluluğun içindesin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte bu topluluktan olupta benim palyancomu kandırmam için bana destek veren, dua edenler vardı. Koyu Beyaz, Fikrimin İncegülü, Mayonez, Yağmur Damlası, Cadı (Kendisi önce bizim çocuk sahibimizi olmamızı istedi hep) ve Benim listemde olmayıp palyancomun listesinde olanlar...Hiç tanımadığı birisinin, sadece yazılarını okuyarak sana destek vermesi, senin isteklerin için "inşallah" deyip dua etmesi hem ilginç hem de çok sevindirici. Bazen en yakınından göremediğin ilgiyi, sevecenliği seni tanımayan birisinden görmek ne güzel bir duygu. Hepinize teşekkür ederim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ee...Bu kadar duaya, bu kadar desteğe bir cevap vermek gerekir değil mi? Ben vermek istiyorum ve diyorum ki: 17 mm :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet palyancom 8 haftalık hamile ve bebeğimiz 17 mm (18 Mayıs 2007) Bunu öğreneli 1 ay oluyor ama İstanbul'dakilere süpriz olsun diye blogda yazamadık. Ne zaman ailerle konuşsak dilimizin ucuna kadar geliyordu ama bu mutluluğu onlarla paylaşırken yüz ifadeleri görmek için 3 hafta bekledik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen hafta İstanbul'a gittiğimizde ilk akşam yemeği yendikten sonra açıklamayı planlamıştık. Çünkü babam yemekten hemen sonra keyif sigarası yakardı sofrada. Tam sigara yaktı ben "baba lütfen sigarayı söndürür müsün?" dedim, biran garipsedi ve hemen ardından palyanco "Valla baba kendim için istiyorsam namerdim" deyince herkes (Babam, annem, abim, selocan (palyancomun erkek kardeşi)biran duraksadı. İlk babam anladı ve sevinçle yerinden kalkerken diğerleri şaşkınlık, mutluluk içinde oldukları yerde kaldılar :) Mutluluk göz yaşlarıyla aktı yanaklarından, gülücüğe dönüştü dudaklarında :) Tam istediğimiz gibi bir şok yaşatmıştık onlara :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hem burada, hem Türkiye'de doktora gittik. Tüm testleri yaptırdık ve maşallah herşey yolunda şimdilik. Inşallah sorunsuz bir gebelik dönemi geçirir palyancom ve sağlıklı bir bebeğimiz olur hayırlısı ile :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cinsiyet konusunda herhangi bir önceliğim yok. Sağlıklı bir bebek olsun yeter. İçimden bir his kız olacak diyor ama hayırlısı olsun :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dualarını, iyi temennilerini ve yazılarıyla desteklerini esirgemeyen herkese çok ama çok teşekkür ederim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/35538825-2145201635552616234?l=yasamadairhersey.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/feeds/2145201635552616234/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=35538825&amp;postID=2145201635552616234' title='35 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/2145201635552616234'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/2145201635552616234'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/2007/05/17-mm.html' title='17 mm'/><author><name>ANDY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06708833421958341412</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/mavitur.0.jpg'/></author><thr:total>35</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-35538825.post-6365817796689292665</id><published>2007-05-23T16:18:00.000+04:00</published><updated>2007-05-23T16:45:27.083+04:00</updated><title type='text'>Ah İstanbul...</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Evet haftasonu kuzenimin nişanı için 4 günlüğüne İstanbul'a gittik. Aslında tam 4 gün bile değildi ama olsun...İstanbul'da olmak ayrı bir güzeldi. Gerçi daha 2 ay olmuştu son gitmemizden bu yana fakat özlemimiz hiç dinmemişti ki :) Perşembe akşam üzeri uçağı ile başlayan kısa tatil, pazartesi öğlen uçağı ile son erdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;C.tesi günü nişan evde oldu ama teyzem evi en guzel nişan salonundan bile guzel süsletmiş :) Ee.. tabi bir tanecik kızları var, önem vermek gerek ;) Gece eğlence vardı nişan sonrası ama palyancomun aşırı baş ağrısı yüzünden gidemedik. Abimler ise gitmişler ama Ataköy - Arnavutköy 2 saat sürünce pek bir halleri kalmamış eğlenmeye :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pazar günü ise balık tutma hevesi (aslında bahanesi) ile boğaz kıyısına indik. Hava biraz nane mollaydı ama soğuk değildi. Yağmur ha yağdı ha yağacak gibiydi. Bizim Te Adore'da bizimleydi. Kudurdu vallahi :) Herşeye merakla koşması ve artık iyice büyüdüğü için bizi peşinde sürüklemesi hem eğlenceli hem de bizim için yorucu oldu :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baktık ki bizden balıkçı olmaz :) Toplam 5 defa olta sallayıp iki defa kurşunu kaybedince vargeçtik bu sevdadan :) Balık tutamadık bari kokoreç ve midye tava yiyelim bari...Ancak ikisini birarada satan bir yer bulamadık emrigan taraflarında. Sonradan benim aklıma daha önce abimlerle gittiğim bir piknik yeri geldi. Belgrad ormanlarına giderken yolun sağında su kemerleri kalır, kemerin altından aşağıya inerken piknikçiler vardır. Ancak eti ve mangalı onlar veriyor ;) Bizde daha önce gittiğimiz yere gittik. Geniş bir yeşil alana kurulmuştu ve hem bizim için temiz hava hem de Te Adore için koşup oynayabileceği bir alan olası bakımından hoşumuza gitti :) Mangal biraz geç geldi ama sonunda patlayan yağmurun altında mangal keyfide bir başka oldu be! Geçen gelişimizde Yumurcak ile buluştuğumuzda birara bloggerlar yemeği ayarlayalım demiştik. Vallahi çoçukları olanlar içinde ideal bir yer. Tavsiye ederim ;) Bakarsınız hep berbaber gideriz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Te Adore her zamanli gibi çoçukların ilgi odağı oldu ama gülü seven dikenine katlanır misali 4 tane toplarını Te Adore'e hediye ettiler :)) Birde piknik alanının köpekleri vardı. Te Adore bir tanesi (tabili kız olanı) ile birden fazla haşır neşir olmaya başladı. Zilli, gördü tabi aslan gibi delikanlıyı başladı kur yapmaya bizimkine :)) Bir ara bırakalım ne olursa olsun dedik ama etrafta o kadar çoçuğun bir anda Alman sanat filmi izlemesine gerek yok diye vazgeçtik bu fikrimizden :) akşam eve gittiğimizde Te Adore o kadar yorulmuştuki kulubesinde uykuya daldı hemen...Çak tatlı yaramaz şey :) Biraz eğitim ve biraz daha olgunlaşınca tam süper olacak :) Bu arada 28 Mayıs Te Adore'un doğumgünü :) 1 yaşında olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güzel başladıi kısa sürdü ve bize pazartesi dönüş yolu göründü. Ancak size İstanbul'dan getirdiğim haberler bu kadar değil. Asıl haberi yarın ki yazımda vereceğim. Herkese selamlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT: Cadı gayet iyi. Kendisini c.tesi günü hastane çıkışında gördük. Moralide gayet iyiydi. Sizlerin selamlarını ve geçmiş olsun dileklerinizi ilettim.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/35538825-6365817796689292665?l=yasamadairhersey.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/feeds/6365817796689292665/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=35538825&amp;postID=6365817796689292665' title='4 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/6365817796689292665'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/6365817796689292665'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/2007/05/ah-istanbul.html' title='Ah İstanbul...'/><author><name>ANDY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06708833421958341412</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/mavitur.0.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-35538825.post-7094021283074351083</id><published>2007-05-15T14:53:00.000+04:00</published><updated>2007-05-15T15:24:31.898+04:00</updated><title type='text'>Ne oldu Neler...</title><content type='html'>Şimdi başlığa bakıp çok ilginç haberlerim var sanmayın. Kaç zamandır yazmadığımı farkettim ve bu sürede neler olduğunu düşününce bu başlığı uygun gördüm :) Evet...Başlığın öyküsünü yazdıktan sonra neler oldu konusuna gelelim :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen hafta burada bizim ülkemizde hiç yaşanmayan bir bayram kutlandı. Aslında bu söz biraz saçma oldu ama biraz açında daha net anlaşılır umarım. Burada II. Dünya Savaşını kazanmanın yıldönümü kutlandı. Millet olarak asırlar boyu savaşıpta katılmadığımız tek savaş bu olsa gerek. Gürcülerin ne işi var II. Dünya Savaşında derken, Rusya'ya bağlı olarak o dönemde asker gönderdiklerini ve 300.000 ölü verdiklerini öğrendik. Zaten etrafta göğüslerinde madalya dolu pek çok gazi gördük iki gün boyunca. Gazileri görürken aklıma Kurtuluş Savaşını gören sadece 1 gazimizin kaldığı ve birgün O'da aramızdan ayrılınca boyle muhteşem biz zaferi gören kimsenin kalmayacağını düşündüm. Halen Şu Çılgın Türkleri okuyorum da :) Belli oluyor değil mi? :))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra çok sevdiğimiz bir arkadaşımız "CADI" maalesef üzerine kaynar su dökülmesi sonucu ciddi şekilde yandı. Doktorlar 2. derece yanık teşhisi koymuşlar. Gürcistan'daki sağlık merkezlerinde yeterli ekipman ve ilaç olmadığı için şu an Türkiye'de tedavi görüyor. Merak edenler için hemen belirteyim; biraz önce konuştum durumu gayet iyi. Tedavi yoğun şekilde devam ediyor ve en önemlisi morali oldukça iyiydi. Gerçi ben ona söylediğimi size de aktarayım... Şimdi ben ve doca çoçuk istiyoruzda Palyanca ve Cadı kararsızlardı ya! Hah işte eğer doca'nın isteğini kabul etseydi, o gün kahve yasak olduğu için içmeyecek ve yanmayacaktı. Bak Doca'ya karşı geldiği için çarpıldı :) Böyle diyerek biraz olsun moral vermeye çalıştım başlarda. Palyancom da kader arkadaşının yanındaydı hep. Bugun sesini gene eskisi gibi neşeli ve mutlu duyunca daha iyi hissettim kendimi ve yukarıdaki tezimi tekrarladım :)) Geçmiş olsun CADI...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anneler gününde ise biz ancak buradan telefon ile kutlama yapabildik. Ama birgun oncesinden internetten verdiğimiz çiçek siparişi ile hep yanlarında olduğumuzu da belli ettik :) Sanırım çiçekçi ilk defa aldığı siparişe izimki gibi not yazmıştır :) "Anneler günün kutlu olsun, seni çok seviyoruz. NOT: Perşembe geliyoruz yaprak sarma hazır olsun" :)) Eee.. bloglarında herkes yazıyor; yaprak sarma yaparım gönderirim, dolma yapar gönderirim diye ama daha ne yaprak sarma ne de dolam görmedik! Lütfen arkadaşlar sözde kalacak vaadler vermiyelim :)) Siz yapın ben sizlerden aldırırım :))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada anneler günün bir gün sonrası bizim nişanlılık yıldönümüzdü. Palyancoma hediye olarak iki çift terlik aldım :)) Ayakları üşümesin de bana iyi baksın diye :)) Gayet sade bir kutlama oldu. Oyle çatafatlı kutlamalrı sevmiyorum. Çünkü ben O'nun yanımda olduğu her günü, O'na sarılarak uyuduğum her geceyi bir yıldönümü gibi yaşıyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Perşembe 4 günlüğüne Türkiye'ye gideceğiz. Kuzenim nişanlanıyor ve bu mutlu gününde yanında olmak istiyorum. Daha dün gibi ufacık bana Andy abi diye koştuğu zamanlar. Nasılda çabuk büyüdü. Kardeşi geçen sene evlendi. Bu sene de bu evlenecek inşallah :) Zaman ne cabuk akıp gidiyor. Kendimi biran çoçuklarına "siz benim için halen çoçuksunuz" diyen anne baba gibi hissettim. Baksanıza kuzenim için bile boyle hissediyorsam, çoçuklarım için neler hissedeceğim allah kerim :))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arkadaşlar son olarak Kanal Int7, Deniz Feneri, Yimpaş, Istanbul Büyükşehir Belediyesi ve AKP uzantılı yolsuzluk dosyalarını dikkatli takip etmenizi ve bugun bizi yonetenlerin, bize hep birbirimize destek olmalıyız deyip, tarihin en büyük kadrolaşmasını yapan ve yolsuzların üstünü kapatmaya çalışanlara iyi bakmanızı istiyorum. Din kisvesi altında gerek yurt dışındaki gerekse yurdumuzdaki insanları kendi çıkarları için kullanan ve paralarını hortumlayanları iyi tanıyın ki gelecek seçimlerde gereken cevabı en iyi şekilde verelim.  Ha.. diyeceksiniz ki diğerleri daha mı iyi? Değil ama ülkemde ciddi bir irtica hareketi ağır ağır yol alıyor. Olaylara sadece daha geniş bir açı ve uzaktan bakmamız gerekiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Olayı gene siyasete getirdim ya helal olsun bana :) Galiba bu gidişle bir siyasi partiye girip, yakınlarımı zengin edeceğim :)) Merak etmeyin blogdaşlarımı da unutmam :))&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/35538825-7094021283074351083?l=yasamadairhersey.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/feeds/7094021283074351083/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=35538825&amp;postID=7094021283074351083' title='10 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/7094021283074351083'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/7094021283074351083'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/2007/05/ne-oldu-neler.html' title='Ne oldu Neler...'/><author><name>ANDY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06708833421958341412</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/mavitur.0.jpg'/></author><thr:total>10</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-35538825.post-7172658647021335158</id><published>2007-05-04T12:22:00.001+04:00</published><updated>2007-05-07T15:34:24.359+04:00</updated><title type='text'>Te adore :)</title><content type='html'>&lt;object height="350" width="425"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/Yz1yQWIAx6c"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/Yz1yQWIAx6c" type="application/x-shockwave-flash" width="425" height="350"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;p&gt;Sunun tatlığına bir bakarmısınız? Hangi köpek böyle horlayarak rahatına düşkün bir şekilde uyur ki? :):) Kendisi biraz "sefa mezevengi" olduğu için evde baş köşeye yatardı hep :) Özel koltuğu vardı. Birde eğer sayfasını gezdiyseniz palyancom laptop'ta birşeyler yaparken hemen dibinde uyurdu :)&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Şimdi İstanbul'da kocaman olmuş it yavrusu :) Çok tatlı. Son gittiğimizde bizi görünce delirdi delirdi :)) Ben çok merak ediyordum "acaba bizi unutur mu?" diye ama o bizi hiç unutmamış, aksine çok özlemiş :) Yerim ben onu. Çok tatlı, çok akıllı. Sakladığınız gazeteyi bulup getiyor :) Ama asla ve asla bekçi köpeği olamaz. Eve giren hırsızla oyun bile oynar :) Sizde bu sırada polisi arayıp hırsızı yakalatabilirsiniz :))&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5060655346170795106" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_OQ5TSqNPX38/RjsPOY8xFGI/AAAAAAAAAEM/f6zC0DDvoh8/s400/DSC02702.JPG" border="0" /&gt;Bizimle Tiflis'te kalırken, başlarda yatağımızın ucunda yatarken sonradan alt katta iki kişilik kanepede yatmaya başladı beyfendi. Ama ne zaman sabah çalar saat çalsa hemen dibimizde bitiverirdi :) Hele haftasonu uyuyorken yanımıza geldiğinde uyumak istiyorsak kesinlikle gözlerimi açmazdık. Çünkü gözlerimizi açık gördümü hemen yalamaya başlardı yüzümüzü :)) Çok tatlıdır kendileri çokkk... Eğer köpek beslemeye heveliyseniz ve musait yeriniz varsa Retreiver cinsini kesinlikle tavsiye ederim. Ancak alırken guvenilir bir yerden ırkının özelliklerini gösterenleri almaya dikkat edin ;)&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5060655621048702082" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_OQ5TSqNPX38/RjsPeY8xFII/AAAAAAAAAEc/M1WsF1cFQtU/s400/29032007365.jpg" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;Bugün biraz değişik birşey yazmak istedim. Son günlerde kendimi çok bi köşe yazarı görünce ve biraz da karamsar yazdığımı farkedince hepimizin hakkı olan neşeli, eğlenceli birşeyler olsun istedim. Te Adore ile bunu başardım umarım :) Ben ki köpekler tarafından kovalanmış ve o zamandan beri köpekten korkan birisi olarak köpek sahibi oldum :) Hatta elimi ağzına bile sokabiliyorum. Çünkü beyfendi elimizden tutup bizi istediği yere götürüyor :))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div align="center"&gt;Tüm güzelliklerin sizlerle olması dileğiyle...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/35538825-7172658647021335158?l=yasamadairhersey.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/feeds/7172658647021335158/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=35538825&amp;postID=7172658647021335158' title='7 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/7172658647021335158'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/7172658647021335158'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/2007/05/blog-post.html' title='Te adore :)'/><author><name>ANDY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06708833421958341412</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/mavitur.0.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_OQ5TSqNPX38/RjsPOY8xFGI/AAAAAAAAAEM/f6zC0DDvoh8/s72-c/DSC02702.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-35538825.post-2983732089707515495</id><published>2007-05-01T10:35:00.000+04:00</published><updated>2007-05-01T15:37:29.693+04:00</updated><title type='text'>Hadi Bakalım...</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Tam da haftasonu gene kendimizi dağlara vurduğumuzu, yeşillikler içinde gezindiğimizi, Tiflis'e gene tepeden baktığımızı, geniş çimenlikler üzerinde çayımızı yudumladığımızı, Mayonez'e inat kahvaltıda mantarlı omlet yediğimizi anlatacakken ülkemde gelişen olaylar gene ağır bastı. Ya bu blog günlük tutmak içindi ama sanırım ben hep yapmak istediğim şeyi günlüğümde yapıyorum :) Eskiden beri yolda, otobüste tek başımayken guncel konular hakkında kendi kendime nutuk atar, yorumlar yapardım :) Artık bunları sizlerle paylaşıyorum, bir nevi bir isteğim gerçekleşti :):)&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Evet, pazar günü bu sefer İstanbul'da büyük bir miting oldu. Ancak bu sefer verilmek istenen mesaj daha bir net oldu. İnsanımız ne şeriat ne de darbe istemediğini bu sefer daha bir haykırarak anlattı. Umarım esajı alması gerekenler aldı. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Şimdi hani çok özendiğimiz şu avrupaya bakalım. Amerikan filmlerine biraz göz atalım isterseniz. Diyeceksiniz ki film ne alaka? Bana rahip ya da haham olmayan bir film gösterebilir miziniz? Her filmde mutlaka bir kilise sahnesi vardır. Birde bizim filmlere bakın kaçında cami ya da imam görebileceksiniz! İşte ayrım burada bizde din hep öcü, gerici gibi anlatıldığı için dinine inan insanlardan bile korkar hale geldik. Bu yüzden gençler ya aşırı dinci oluyor ya da dinle alakaları olmuyor! Böyle bir ortamda zaten hassas olan insani duygularımız sömürülmek suretiyle kutuplaştırılıyor. Halbuki esas olan bu ülkede yaşayanlara hizmet vermek ve refahı, huzuru sağlamak. Bizi diğer toplumlardan ayıran en büyük özelliğimiz yıllardır aynı topraklarda barış içinde yaşıyor olmamız. Başkaları için bu biraz garip. Çünkü onlara göre eğer bir ülkede yaşayan topluluğun nüfusu azsa o toplum azınlık oluyor. Bir etrafınıza bakın ve bana bu ülkede azınlık yaşadığını idda edin...&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Bu durumlar geçmişte de vardı, bugün de var ve yarın da olacak. Ben burada konuyu biraz değişik bir boyuta çekmek istiyorum. Dünden beri para piyasalarına hiç göz attınız mı? Dolat 1.32'ye kadar indi ve cçtesi günü genelkurmayın açıklamasında sonra p.tesi piyasaların dalgalanacağını ben bile tahmin ettim. Ve düne bakın. Dolar önce 1.39'a çıktı ve ardından 1.36'ya indi. Şimdi bizim gibi az birikimi olan (Tabi sizlerin yüksek birikimi varsa bilemem :)) insanlar için bu yükseliş ve iniş pek birşey ifade etmiyor ama cuma günü 1.32'den 1 milyon dolar alın p.tesi öğlene doğru 1.39'dan satın ve sonra düşünce gene alın. Parmağınızı kıpırdatmadan 2 günde nerdeyse 150.000 ytl kazanıyorsunuz. Evet olayın bu boyutuda var. Kriz ekonomisinden para kazana uyanıklar. Onların amacı inanın ne şeriat, ne darbe ne de laiklik. Sadece kazandıkları paralar! Biz şimdi seçim mi olacak? Gül cumhurbaşkanı mı olacak? Kriz olur mu? diye düşünürken bazıları keyifle bu kargaşayı izliyor. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Bu kargaşanın en büyük suçlusu sırf oy alabilmek adına bazılarına her türlü musamayı gösteren, zamanında kendileri mecliste çoğunlukken keyf-i sefa sürüp, işlerine geldiği gibi yasa çıkartıp, bu yasaların birgün aleyhlerine döneceğini hiç düşünmeyen eski hükümetlerdir. Yani bugünün muhalefeti! Bir yanda en büyük hizipçi Deniz Baykal, bir yanda nereye ait olduğunu kendide bilmeyen Erkan Mumcu, bir yanda susurluk olaylarının merkezinde olan ama herkes gibi aklanan Mehmet Ağar, bir yanda geldikleri görüş belli olan Erdoğan ve saz arkadaşları, bir yanda da bu hükümetin mal varlığına önce el koyup sonra seçimlere girmesi için 12 milyon dolar verdiği Cem Uzan. Bugün gelinen noktanın özeti şudur:&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;br /&gt;Bizler denize düştük ve hangi yılana sarılacağımıza karar veremiyoruz! &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/35538825-2983732089707515495?l=yasamadairhersey.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/feeds/2983732089707515495/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=35538825&amp;postID=2983732089707515495' title='5 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/2983732089707515495'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/2983732089707515495'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/2007/05/hadi-bakalm.html' title='Hadi Bakalım...'/><author><name>ANDY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06708833421958341412</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/mavitur.0.jpg'/></author><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-35538825.post-8191672866445830156</id><published>2007-04-26T16:28:00.000+04:00</published><updated>2007-04-26T18:05:24.144+04:00</updated><title type='text'>Herşeyden biraz...</title><content type='html'>Kaç zamandır yazacağım ama bir türlü zaman olmadı. Zaman oldu benim içimden yazmak gelmedi vs. :) Ama bugün yazmaya karar vermişken ve zaman bulmuşken oturdum bilgisayar başına başladım yazmaya :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öncelikle geçmiş 23 Nisan "ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMIMIZ" kutlu ve mutlu olsun. FİG ne güzel anlatmış yazısında çoçuk olmanın güzelliğini ve Gazel Vakti de onların ne kadar temiz ve saf olduklarını. Hoş Gazel Vakti o an utanıp sıkımış ama çocuklarımızın bizlerin söyleyemediklerini açık ve seçik söylemeleri bence çok güzel. Keşke büyüyünce de söyleyebilseler...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hemen Fikriminincegülüne cevabımı vereyim. Bir önceki yazımda Hürriyet Gazetesini okumayalım, okutmayalım kampanyası başlatmıştım. Ne kadar etkili oldu bilmiyorum ama başlattım ben :) FİG'de kampanya ile ilgili ayrıntı istemişti. İşte ayrıntılar:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hürriyet Gazetesine eskiden beri alışamamışımdır. İyi hatırlayın bir zamanlar gazete fiyatları ne kadardı ve pazar günleri ek verdikleri için daha da pahalı olurlardı.. Sonradan Star Gazetesi, Hürriyet, Sabah ve Milliyet'in 3'te 1 fiyatına çıkmaya başladı. Tirajı arttı ve bu üç büyük gazete fiyatlarını düşürdüler. Demek ki yıllarca bizi düdüklemişler! Bunu hemen unuttuk değil mi? Buradan uyuz olmuştum. Ama Hürriyet'i diğer iki gazeteden ayıran özellik ise hangi hükümet gelirse ona yalakalık yapması ve taraf olmasıydı. Cem Uzan'a karşı yapılan geç kalınmış ve çok doğru operasyonlar acaba Cem Uzan hükümet yanlısı olsa olur muydu? Neden benzer operasyonlar pek çok vergi yüzsüzüne ya da Cem Uzan tarzı kişilere yapılmadı? Eğer bu ülkede yasa dışı hareket eden birileri varsa, ister hükümet yanlısı olsun ister olmasın herkese uygulanmalı. Konunun esası yasalar herkese eşit uygulanmalı!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konuyu dağıtmayalım. Milliyet'i zaten eskiden beri okumazdım. Bana hep soğuk bir gazete gelmiştir. Hürriyet ise yalan haberler yapması dışında (ki kaç defa habere yorum gönderdim ama asla yayınlanmadı) ülkemizi karıştırmak isteyen bazı kesimlerin ekmeğine yağ süren yayıncı politikası yüzünden sevmediğim ve karşı olduğum bir gazete. Belli bir ideolojiyi güden gazeteler buna devamlı olarak devam ederler. Hükümetin değişmesi onların bu tarzlarını değiştirmez. Yani biraz gurur ve kişilik olmalı! En önemli örneğim internette gezen haberler dışında kendi gözlemimden olacak. Son günlerde özellikle Cumhuriyet yürüyüşünü canlı vermediği için çok eleştirilen Doğan yayın grubu ile ilgili internetten pek çok olumsuz haber geldi ama internetten gelen yazılara pek rağbet etmediğim için kendi gözlemimi yazmak daha doğru olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer bulabiliyorsanız 23 Nisan tarihli Hürriyet Gazetesini alın, anasayfasına bakın! Bizim için çok önemli olan bir ULUSAL EGEMENLİK bayramı sadece üstte yarım safyadan az bir bölümde atılmış, altında ise başbakanın demeçinden alınan (nedense sadece onu ilginç bulmuşlar) “Kliselerden Korkmayın” başlığı atılmış. Tezetlığa bakar mısısnız! Biz olayı tüm millete mal etmemek gerek diye düşünürken ülkenin başbakanı ne söylüyor ve en çok okunan (maalesef) gazetesi bunu başlık olarak belirtiyor. Başbakan yellense bunlar ne kadar güzel koktu diyecekler!! Gazete böyle önemli birgünde ilk meclisimizin kuruluşu, o yıllar çekilen zorluklar, işgal günlerinden aydınlığa nasıl çıktığımızı anlatacağı yerde konuyu herkesin unutmak istediği biryere götürüyor! Elbetteki olay birgünde unutulacak birşey değil ama zaten bunu gerçekleştirenlerin amacı bu değil mi? Gündemi böyle olaylarla meşgul etmek ve devamlı olarak bu olayları gündemde tutup huzursuzluk çıkarmak değğil mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir zamanlar terörüstler askerlerimizi ya da vatandaşlarımızı öldürdüğü zaman basınımız güzel bir hareketle bu tür haberleri arka sayfalarda yayınlayarak bu olaylardan çoıkar sağlamaya çalışanlara güzel bir cevap vermişti. Bugünde böyle olması gerek. Dünya basının tüm halkımıza mal etmeye çalıştığı olayı bizim gazete de destekliyor!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küçük bir örnek. Yunansitan – Türkiye maçında çıkan olayları hanginiz tv’de izleyebildiniz? Hiçbir kamera olayları yayınlamadı o an ve hep başka olayları gösterdiler. Emin olun bizde olsa maçı bırakır bu olayları gösterirdik. İşte size aradaki fark. Yunanlılar daha sonra kendilerini eleştirdiler, hatta aşşağıladılar ama bunu kendi içlerinde yaptılar dünya önünde değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaygaracı bir gazete olduğu için, yalaka bir gazete oldupu için ve pek çok yalan haber yapıtığı için okumuyorum o gazeteyi. Ha, ben kampanya dedim ama siz bakmayın bana, okumak ya da okumamak sizin kararınız. “Değişik görüşleri okumak istiyorum” diyebilirsiniz ama o gazetede değişik görüş yok :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet fikriminincegülü sana cevap vermiş oldum umarım :) Bunlar dışında geçen haftasonu Tiflis’te daha önce gitmediğimiz büyük antenin olduğu yere ki bu anten bir tepenin üstüne kurulmuş ve oldukça büyük, bir nevi Tiflis’in simgesi haline gelmiş. Ancak bizim evden asıl çıkma nedenimiz Mother of Georgia (Gürcü Anne) heykeline gitmekti. Yolu karıştırınca antenin oraya gittik. En yüksek tepeden baktık Tiflis’e :) Sonra da yolu bulup Gürcü Ana’ya ve buranın eski kalesine gittik :) İlginç yerler ama buralar turistik yerlerden çok çatapat ve titreme yerleri olmuş :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çatapat = yiyişme&lt;br /&gt;Titreme = sevişme&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nereye gitsek, hangi kayaya çıksak bir çift birbirlerine bağdemcik ameliyatı yapıyordu :) biz rahatsız olduk ama onlar hiç istiflerini bozmadılar :) &lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5057737014677410834" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_OQ5TSqNPX38/RjCxBI8xFBI/AAAAAAAAADk/XEbkpW4knik/s400/DSC02976.JPG" border="0" /&gt; &lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5057737177886168098" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_OQ5TSqNPX38/RjCxKo8xFCI/AAAAAAAAADs/b_57_p5Ocug/s400/DSC02992.JPG" border="0" /&gt; &lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5057737366864729138" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_OQ5TSqNPX38/RjCxVo8xFDI/AAAAAAAAAD0/MwfDQwtGb5o/s400/DSC02997.JPG" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;Havanın güzel olmasından istifade edip biraz gezip hava aldık ve eğlendik. Resimlerden göreceğiniz gibi Tiflis geniş bir alan yayılmış :) Ülke ve doğal güzellikleri harika ama insanları için aynı şeyi söyleyemem :(&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5057737500008715330" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_OQ5TSqNPX38/RjCxdY8xFEI/AAAAAAAAAD8/pFAWVCRVL8s/s400/DSC03018.JPG" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5057736598065583074" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_OQ5TSqNPX38/RjCwo48xE-I/AAAAAAAAADM/fh7OzUqC_Xk/s400/DSC02950.JPG" border="0" /&gt; &lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5057736847173686274" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_OQ5TSqNPX38/RjCw3Y8xFAI/AAAAAAAAADc/9GRI4bZtHc4/s400/DSC02975.JPG" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada Mayonez Pazar sabah kahvaltısında yediği sucuğun, pastırmanın, peynirin bizim olduğunu sanmış ama hemen düzelteyim (onun sayfasında yorum da yazdım) biz kendi kahvaltılıklarımızı getirdik yedik bile :) Evde halen de var :) Kalanları sanırım Mayonez buzdolabında en köşeye koyup unutturmaya çalışmış ve başarılı olmuş. Zira havalimanına geldiğinde Doca ve Cadı unuttuklarını farkettiler :(&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her günümüz Cadı ve Doca ile geçiyor. Eğer iki katlı müstakil ev olsa palyanco ve cadı kesin oraya geçmemizi isterlerdi :) Onlar belki yakında başka bir projeye gidecekler. Elbetteki anlaştığımız ve sevdiğimiz insanların gitmesi bizi üzüyor. Sonuçta yurt dışındasın ve buradaki dostluklar çok daha önemli bizler için. Fakat onlar için seviniyoruz. Yeni bir proje, yeni tecrübeler ve kariyer basamaklarında yükseliş :) Umarım haklarında en hayırlsı neyse o olur. Burada başlayan arkadaşılığımız araya mesafe girse bile devam eder. Msn var, mail var, blog var :)&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/35538825-8191672866445830156?l=yasamadairhersey.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/feeds/8191672866445830156/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=35538825&amp;postID=8191672866445830156' title='8 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/8191672866445830156'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/8191672866445830156'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/2007/04/hereyden-biraz.html' title='Herşeyden biraz...'/><author><name>ANDY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06708833421958341412</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/mavitur.0.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_OQ5TSqNPX38/RjCxBI8xFBI/AAAAAAAAADk/XEbkpW4knik/s72-c/DSC02976.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-35538825.post-2110890099822168547</id><published>2007-04-20T11:50:00.000+04:00</published><updated>2007-04-20T12:38:39.761+04:00</updated><title type='text'>Hadi Gülümse...</title><content type='html'>Başlık nasıl olsun, ne olsun diye düşünürken aklıma Sezen Aksu'nun Gülümse isimli şarkısı geldi ve gülümsemeye ne kadar ihtiyacımız olduğunu düşünüp, başlığı bu şekilde atmaya karar verdim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neye gülümseyeceğiz derseniz; önce aynada kendinize gülümseyin, sonra da yakınınızdakilere, etrafınızdakilere. Yolda yürürken yüzümüzde sinirli, asabi bir yüz ifadesi yerine hafif gülümseyen, bakanların "acaba bana mı güldü, deli midir nedir?, baksana kız bana-baksana erkek bana güldü" düşünceleri yaratarak yürüyün. Birgün sizin gibi yürüyen insan sayısının çoğladığını görebilirsiniz :) Biliyorum hayat her zaman güzellik vermiyor bize ama adı üstünde HAYAT! Nerden ve nasıl bilebiliriz yarın ne olacağımızı ya da 1 saat sonra...Georgia (Gürcistan'ın İngilizcesi) isimli ülke duyduğumda "burası hangi ülke acaba" demiştim.Elbetteki Gürcistan'ı biliyordum ama Sovyetlerin dağılmasından sonra o kadar çok ülke türemişti ki; Georgia hangisi bilememiştim ama şimdi o ülkede yaşıyorum. Hadi gülümse :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yurdumda, gene provakasyonlar ve bizi istemediklerini basbas bağıran batının istediği ama bizlerin istemediğimiz olaylar oluyor. Hrant Dink ve şimdi de Malatya olayı. Neyi paylaşamıyoruz, neyi alıp veremiyoruz. Adam hristiyanlığı tanıtıyor diye öldürülüyorsa;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1- Öldürenler, dinimizde adam öldürmenin en büyük günahlardan biri olduğunu bilmiyorlar,&lt;br /&gt;2- Müslüman olmanın bir şartınında diğer kitaplara inanmak olduğunu bilmiyorlar&lt;br /&gt;3- İncili ve Kuran-ı Kerim arasında hem yazılış, hem de mana olarak dağlar kadar fark olduğunu bilmiyorlar&lt;br /&gt;4- Yukarıdakilerin hiç birini bilmedikleri için İslam dinini yanlış biliyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet, güzelim dinimizi yanlış bildikleri, yanlış yorumladıkları gibi her fırsatta İslam'i terörist bir din gibi göstermek isteyenlerin de ekmeğine yağ sürüyorlar. Tamam, biz avrupalı değiliz ama biz arap ta değiliz. Bir tarihin ilk başlangıcından beri gelen varlığını sürdüren bir toplumuz. Kendimize ait değerlerimiz var. Kimsenin yaşam tarzını ya da değerlerini almaya ihtiyacımız yok!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birşeyi anlamadan, okumadan, incelemeden nasıl olurda yargılar ya da ona karşı tepki gösterirsiniz. Hayır, istemediğimiz birşeye cevap karşımızdaki öldürerek mi olur? O zaman, ben o kişiye akılsız gözü ile bakarım. Çünkü mantık dini olan İslam önce beynimizi kullanmamızı ister. Adamlar incil dağıtıyorsa, sende dinini öcü gibi göstermeyip o yüce dinin güzelliklerini göster ve kuran-ı kerim dağıt.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak olay hristiyanlık - müslümanlık değil. Bu ülke içinde değişik dinlere inanan ve kardeşçe yaşamaya çalışan insanları birbirine düşürmek. Artık bunu açık seçik görme vakti geldi. Tarih boyunca tüm oyunlar bu topraklar üzerinde oynanmış. Bu topraklardan başka bir yer gösterin bana!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şu Çılgın Türkler kitabında Yunanlıların, İngiliz yardımı alarak bize karşı çok büyük bir güçle saldırdıkları ve nerdeyse Ankara'yı bile kaybedecek duruma geldiğimiz günlerde Vahdettin (kendisi hain değil ya!) savaşanlara fetva yayınlayarak, Ankara'nın (asi olarak nitelendiriyor) yanında savaşa girenlerin günah işledikleri belirtmiş ve cahil 30.000 asker silahıyla ordudan kaçmış. Atatürk durumu duyunca hiç kızmadan sadece "Yıllarca Anadoluyu o kadar boş verdiler ki halk cahil kaldı. Cahillle savaşmak bu düşmanla savaşmaktan daha zor" demiş. Evet maalesef öyle. Türkiye'de sanki sadece İstanbul gibi yönetiliyor. Ya da daha az karamsar olup ülkenin batısı yönetiliyor diyebilirim. Sonra da üniversite çağında cahil insanlarımız onların bunları sözlerine kanıp, beyinleri yıkanıyor ve bu tür olaylar yaşanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fanatizm, bir şeye körü körüne bağlı olmak demektir. Yani gerçekleri göremez, algılayamaz. Bu olay iki futbol takımı arasında olmuyor ki "3-5 kişinin yaptığını tüm camiaya mal edemeyiz" diyelim. Çünkü biliyorsunuz futbol sahalarında o kadar olay olmasına rağmen, olayı yapanları hiçbir camia sahiplenmiyor ama sahiplenmediği gibi dışlamıyorda. Aynı adamlar her maç tirbündeler! Fakat dünya basını bunu Türkiye'ye mal etti bile!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yurt dışına çıkınca Türklere bakış açısını daha iyi anlıyorsunuz. Seveni de var, ama hiç sevmeyi ve bizi hep başka şekilde öğrenmişi de. Biz Türk'üz deyince "aa...hiç benzemiyorsunuz " diyorlar. Artık bizi nasıl öğrenmişlerse...Bu biraz da kendini doğru şekilde tanıtma olayı..!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konuyu dağıtmadan yazımın başındaki olaya döneceğim. Hiç bir dini küçümsemek ya da aşağılamak değil amacım ama alın birgün incili okuyun. 4 tane incil var. İnsanların derleyip, yazdığı. Okurken felsefe kitabı gibi okuyorsunuz. Toplumda çok bilinen genel ahlak kuralları yazılmış. Ben tamamını okumadım ama göz attım. Sonra da Kuran-ı Kerim'i okuyun. Aradaki farkı her aklı selim insan çok rahat anlar. Sadece Yasin suresi bile Kuran-ı Kerim'in farkını anlamamıza yardımcı olur. Zaten Yasin süresinde de neden İslamiyetin geldiği belirtiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biz bunları anlatıp, dinimizin güzelliklerini göstereceğimize arapların abuk sabuk adamlarının peşinden koşup, gençlerimizin bu güzel dini anlamasını engelliyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herkesin inancı kendine. Kimse bir başkasının inancı yüzünden yargılanmayacak. Her koyun kendi bacağından asılır misali kendi yaptıklarımızın cezasını ve sevabını çekeceğiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Okulumuz, okuma oranımız eskiye oranla çok ama cahilliğimiz da halen çok!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not: Bu arada Hürriyet gazetisinekarşı kendi başıma "okuma, okutturma" kampanyası başlattım :) Katılmanız ümidiyle.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/35538825-2110890099822168547?l=yasamadairhersey.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/feeds/2110890099822168547/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=35538825&amp;postID=2110890099822168547' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/2110890099822168547'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/2110890099822168547'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/2007/04/hadi-glmse.html' title='Hadi Gülümse...'/><author><name>ANDY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06708833421958341412</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/mavitur.0.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-35538825.post-298921714099551187</id><published>2007-04-17T17:41:00.000+04:00</published><updated>2007-04-17T19:02:05.451+04:00</updated><title type='text'>Cumhuriyet ve Devrim</title><content type='html'>Başlığa beraber yazmama rağmen esasında Cumhuriyet ve Devrim ayrı birer konu başlığı ama ben ikisini aynı başlıkta yazmayı uygun gördüm. Siz görmeyebilirsiniz :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5054400121040388322" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_OQ5TSqNPX38/RiTWIXdNwOI/AAAAAAAAACc/jylHqwQil3c/s400/460_3114_14042007_7.jpg" border="0" /&gt; Pazar günü evde miskin miskin yatarken Kanalturk'te Tncay Özken ve Cüneyt Arcayürek'in konuşma havasına geçen programlarını izlemeye başladım. Konu aslında çok yakından bildik bir konuydu ama konuşmaları ve söyledikleri hoşuma gittiği için başladım ilgi ile izlemeye. Mevcut hükümetin ve Fetullah Gülen'in cumhuriyet rejimini nasıl tehdit ettiğini konuştular. Dinledikçe hak verdim onlara ve sanırım okuduğum kitabın etkisi ile (Şu Çılgın Türkler) Atatürk'ün kurduğu, ilke ve inkilapları ile yol gösterdiği CUMHURİYETİZ'i kimsenin değiştirememesi ya da o değerleri unutturamaması için ayağa kalkıp "BİZ BURADAYIZ" dememiz gerektiğini hissettim. Aslında ara sıra ortam gerildiği ve birisinin Laik Türkiye Cumhuriyetini abuk sabuk laflarla tehdit ettiği zamanlarda bu ayağa kalkma olayı olmuştu ama sanırım geçen haftasonu 1 milyon civarı insanın katıldığı bir mitingi ben pek hatırlamıyorum. Bu LAIK Türkiye Cumhuriyetini, Atatürk'ün ilke ve inkılaplarını benimsemiş, o yolda ödün vermeden yürümeyi seçmiş bir ulusun seslenişiydi. % 34 ile tek başına hükümeti kurup, seçimden önce "biz değiştik" deyip aslında hiç değişmeden sadece yapmak istediklerini biraz daha uzun zamana yayıp bize çaktırmadan uygulamak isteyen ve ülkenin tamamını tek başına yönetiklerini zannedenlere; bu ülkenin başıboş olmadığını ve Cumhurbaşkanlığı gibi çok önemli bir göreve herkesin gelemeyeceğini hatırlattık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5054400284249145586" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_OQ5TSqNPX38/RiTWR3dNwPI/AAAAAAAAACk/RAPYUxmjhY0/s400/460_3368_14042007_5.jpg" border="0" /&gt;Esasında bugünlere gelmemizin en büyük sebebi yıllarca birbirlerine girip, gelen tehlikeyi umursamayan eski hükümetlerdir. Bu yüzden tarihlerinin en düşük oy yüzdesini aldılar ve halkın çoğu seçimlerde çekimser kaldı. Bu yüzden % 34 ile ülke yönetiliyor. Benim düşüncem, bu 34'ün 10'nun ise eski hükümetlere tepki olarak verildiği yönünde. Çünkü etrafımda pek çok kişi " yıllarca bunlara verdikte ne oldu? Bu sefer de bu tarafı deneyelim" diyorlardı ve mevcut hükümete oy verdiler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5054400541947183362" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_OQ5TSqNPX38/RiTWg3dNwQI/AAAAAAAAACs/368vlWmvG0c/s400/460_3368_14042007_7.jpg" border="0" /&gt;Hatanın büyük kısmı bizde! Sesimizi çıkarmadan hep sustuk. Çıkaranlara yapılanları gördükçe daha da sustuk. Fakat bu suskunluk en çok bizi birbirimize düşürmeye çalışan dış güçlerin ve maalesef halen İslam Cumhuriyeti (!) olmamazı isteyenlerin işine yaradı. Biz birbirimize düştükçe onlar kıs kıs gülüp organize olup, en güvendiğimiz mevkilere sızmayı başardılar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5054400838299926802" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_OQ5TSqNPX38/RiTWyHdNwRI/AAAAAAAAAC0/agVYmomnbAY/s400/460_3578_14042007_8.jpg" border="0" /&gt;Biraz karamsar bir tablo çiziyor olabilirim ama Cumhuriyet yürüyüşünün İslami gazetelerde üçüncü sayfa haberi gibi yayınlanması zaten onların amacının ne olduğunu belli etmiyor mu? Başbakanın çıkıp yürüyüş için "herhangi bir olay olmaması sevindirici" demesi ne kadar garip değil mi? Yani destek yok, sadece olay çıkıp çıkmadığına bakıyor!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5054401499724890402" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_OQ5TSqNPX38/RiTXYndNwSI/AAAAAAAAAC8/Uat97G4C9CI/s400/460_3578_14042007_9.jpg" border="0" /&gt;Umarım önümüzdeki seçimlerde, seçim öncesi "dokunulmazlık kalkacak" deyip seçilince "benim en yakın arkadaşlarım hakkında suçlamalar var, yola onlarla devam edeceğim" deyip suçlardan aklanmaları yerine dokunulmazlık kalkanı arkasında koruyanlara gereken cevabı verecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hani hayranı olduğumuz batılı ülkerlerde, hani kapısından girmek için nerdeyse tarihimizi, geçmişimizi inkar edecek duruma geldiğimiz Avrupa Birliği ülkelerinde hakkında suçlama olan kaç Cumhurbaşkanı var?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelelim Devrim konusuna...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;C.tesi akşamı iz tv'de (digiturk olanlar bilirler- reklamlar bitti) ilk türk otomobili olan Devrim'in hikayesi vardı. 1960 devrimi sonrası dönemin Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel'in isteği ile tamamen Türk mühendisler tarafıdan Eskişehir'deki TCDD fabrikasında üretilmiş. İki adet üretilen bu araba o zamanlar basından saklanarak üretilmiş ve 29 Ekim Cumhuriyet bayramında kullanılmak üzere kömürlü tren ile Eskişehir'den Ankara'ya getirilmiş. Arabalar açık vagonlara konup herhangi bir tehlikede az zararla kurtulması için arablara benzin konmamış ve Ankara'ya gidildiğinde konması planlanmış ama Ankara'da bir şekilde benzin konamamış. Artık ya unutulmuş ya da organize olunamamış. Cemal Gürsel benzin olmayan siyah arabaya binmiş ve ilerideki bir yokuşta benzin bitince yolda kalmışlar. Durumu cumhurbaşkanına izah etmişler ve Cemal Gürsel diğer arabaya binip törenlere gitmiş. Ancak bizim muhteşem (!) basınımız olayı "biz birşey beceremeyiz", "benzin koymayı unutmuşlar" tarzı hem yerdemn yere vuran hemde dalga geçen haberler yapmışlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5054407547038843186" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_OQ5TSqNPX38/RiTc4ndNwTI/AAAAAAAAADE/-uqG_zs_8LQ/s400/devrim.jpg" border="0" /&gt; &lt;p&gt;Hani bugün hürriyet bazen şudur bazen budur diye reklam yapan gazete sanırım o zamanlar Hürriyet'in insanın kendi ürettiği arabaya binmesidir diyememiş olacak ki dalga geçmişler. Araba üretiminin özel sektörde olması gerektiği, yok çok pahalıya mal olduğu vb abuk sabuk nedenlere hükümet üretimi durdurmuş ve bize ilk Türk arabası olarak İneklerin yediği Anadol gösterilmiş. &lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kendi öz sermayemiz, kendi imkanlarımız ile uçak üretmek istediğimiz zamanda uçak üretici ülkeler "biz size satarız ne gerek var o kadar yatırıma" diyerek önlemişlerdi, bu seferde araba üretmemiz engellendi. Burada da suç Atatürk'ün geleceği gören zihniyetine yaklaşamayarak dışarı bağımlı olmamızın temellerini sağlam atmışlar!&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu arada Koç'un da hükümetin araba üretmesine karşı çıkıp Anadol gibi arabaları kakaladığını, her sene yenilendi diye sadece birkaç değişiklikle, yan tarafında büyük matahmış gibi "5 vites" yazdığı arabaları sattığını hatta bir dönem sağ dikiz aynasını bile arabadan ayrı satıp bizi keklediğini unutuveririz hemen. &lt;/p&gt;&lt;p&gt;Türkiye'de 1950'den beri demiryolu inşaa edilmemesinin suçluları kim? 10 yıl marşında "demirağlarla ördük anayurdu dört baştan" diye yazan Nafiz Çamlıbel'in dizelerinden sonra yeterince demirağı var deyip durduruldu mu yoksa? &lt;/p&gt;&lt;p&gt;Aslında geçmişize bakarsan son 1 asırdır bizi durduran hep kendimizin olduğunu görürürüz. Amerika'dan bile Akdeniz'de ticaret yaptığı için vergi alan (Amerikan'dan tarih boyunca sadece Osmanlı vergi almıştır) bir ülke zamanla hükmettiği ülkelere hayran kalsın ve kurtuluşu onlarda görsün. Şaşılacak şey. &lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bugün Ayasofya'da pazar ayinleri olmuyor, Sultanahmet Cami, cami olarak yerinde duruyor ve bizler bu topraklarda özgürce kimseye hesap vermeden yürüyorsak, bunu bizler için kanlarını dökmüş, ülkenin geleceğini düşünmüş insanlara şükredip, bu toprakların ve ırk, dil, din ayrımı yapmadan kardeşçe yaşamanın değerini bilmeliyiz. &lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/35538825-298921714099551187?l=yasamadairhersey.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/feeds/298921714099551187/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=35538825&amp;postID=298921714099551187' title='8 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/298921714099551187'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/298921714099551187'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/2007/04/cumhuriyet-ve-devrim.html' title='Cumhuriyet ve Devrim'/><author><name>ANDY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06708833421958341412</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/mavitur.0.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_OQ5TSqNPX38/RiTWIXdNwOI/AAAAAAAAACc/jylHqwQil3c/s72-c/460_3114_14042007_7.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-35538825.post-3645056802331483647</id><published>2007-04-14T15:40:00.000+04:00</published><updated>2007-04-14T15:47:58.429+04:00</updated><title type='text'>Ebeyim ben ebe :) Not: Lütfen ebelere küfür etmeyiniz :)</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Efendim Fikriminicegülü beni sobelemiş. Tavuk pirzola tarifi verirken "bakalım erkeklerden ne çıkacak" diye de eklemiş :) Niha hahaha...Benim mutfak mezunu olduğumu bilseydin böyle demezdin ama..:) Gerçi sadece lise yıllarında mutfakta staj yaptım ama bu bile yetti pek çok şey öğrenmeme. Turzim okuyanların çoğu gibi bende kendi mesleğime devam edemedim. Aslında etmek istedim ama bazen işler sizin istediğiniz gibi olmuyor. Önce casino ve sonrasında havacılık. Aslında havacılık işi de turizmin bir parçası olduğu için kendi mesleğimi icra ediyorum diyebilme şansım var :))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bak gene konuşmaya daldık unuttuk sobelenmeyi. Sorulan sorular dışında 3 yemek tarifi verip, her tarifte 3 kişiyi sobelemem gerekiyormuş. Hadi bakalım hayırlısı olsun :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;1-1 BUGÜNE KADAR YAŞADIĞINIZ 3 ŞEHİR:&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Doğduğum şehir olan Aydın'ın &lt;span style="color:#cc66cc;"&gt;Söke&lt;/span&gt; ilçesi (bu arada fikriminincegülü esas kahramanlık sökeden çıkmıştır, hıh :)) Bende FİG gibi 1 yaşında İstanbul'a geldiğim için bu şehri sadece tatile giderken transit geçişler sırasında gördüm. Ancak Bodrum'a giderken Söke'den geçiyorsunuz ve orada askeri lojmanlar var yolun kenarında, hah işte oradaki tek katlı evlerde yaşamışım 1 yaşına kadar :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc66cc;"&gt;İstanbul...&lt;/span&gt;Gözümü açtığım da gördüğüm şehir diyebilirim. Ulus, Etiler, Bahçelievler derken son durağımın şimdilik Beylikdüzü olduğu şehir. Nereye gidersem gideyim hep aradığım, özlediğim ve yaşamaktan her daim zevk aldığım şehir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc66cc;"&gt;İzmir&lt;/span&gt;...Üniversite yıllarımın -ki bu yıllar çok deli dolu geçmiştir- geçtiği, insanın büyük şehirde fakat karmaşa olmadan yaşamak istediği zaman akıllara gelecek ilk yer olan Ege'nin incisi İzmir... Sezen Aksu'nun şarkısında dediği gibi burada yaşadıktan sonra "Kalbim Ege'de kaldı" diyor insan. Birde yakınında Çeşme, dikili, Kuşadası, Didim, Dikili vb. yazlık yerlerin olması :))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;1-2 TATİL İÇİN GİTTİĞİNİZ VE ÖNERECEĞİNİZ 3 ŞEHİR:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Burada şehir yerine belde demek daha doğru olacaktır. Bu yüzden ben size gittiğim yerlerden bahsedeceğim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc66cc;"&gt;Fethiye:&lt;/span&gt; Tüm güney kıyıları beton yığınına dönüşürken halen bakir kalabilmiş bir tatil beldesi...Ölü denizin duruluğu, belcekızın masmavi denizi (bazen dalgalı olabiliyor ve hemen derinleşiyor) diğer turistik yerlere göre daha sakin oluşu, tekne turları (olmazsa olmaz), saklıkent (alabalık yemenizi taviye ederim) , kayaköy (mutlaka gözleme yiyin), yamaç paraşütü (adrinalini ve uçmayı sevenler için) ve fethiyenin sade ve sakin merkezi. Size öyle büyük ve deli gibi eğlenceler sunan mekanları yok ama tam kafa dinleme yeridir Fethiye.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc66cc;"&gt;Marmaris:&lt;/span&gt; İlk olarak 14 yaşında gittiğim ve yıllar içinde bir yerin nasıl betonlaştığını yıl be yıl gördüğüm ama halen çok sevdiğim bir tatil beldesi. İlk yıllarda her sene Marmaris'ten Datça'ya giden yolun 23. kilometeresinde bulunan Çubucak Orman Kampına giderdik abimle. Her sene nerdeyse aynı dönemlerde çadır kurup 10-15 gün kalırdık. Denizi ve havası muhteşemdi...Ancak yaş ilerledikçe bu çadır olayı biraz daha zor gelemeye başladığı ve tatil süremiz kısaldığı için artık gidemiyoruz. Size otel olarak Mares oteli önerebilirim. Eğer herşey dahil bir yere gitmek istemiyor ve otele bağımlı kalmak istemiyorsanız tabiki...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ilıcalar'ın denizi harikadır. Turunç gene Fethiye gibi sakin bir yerdir. Şelale'de alabalık. Safari turuyla gitmenizi tavsiye ederim, böylece marmaris yarım adasının her tarafını gezebilirsiniz. Gece hayatı da oldukça başarılı bir yer. Gerek Migros'un oradan Marmaris Marinaya kadar olan sahil şeridindeki barlar, gerekse barlar sokağında (marinanın arkası) istediğiniz tarzda mekanlar bulabilirsiniz. Datça'ya da uğrayın ve Ege ile Akdeniz'i ayıran Knidos harabelerinin bulunduğu burunu da gidin derim. Ancak yolda sakın eşeğe binmiş birisine Knidos'a ne kaldı diye sormayın :)) Biz bir defa sorduk, adam bize 30 dk dedi ama yol 2 saat sürdü :)) Eşşekle kısa yollardan gidiyordu sanırım :))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak Nisan ayında yağmu yağarken marinada oturup, denizi izlerken biranızı yudumlamak ve elinizdeki kitabı okumak başka bir keyif veriyor insana...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc66cc;"&gt;Mavi Tur:&lt;/span&gt; Eğer denizi seviyor ve otel odamı yanımda taşımak istiyorum diyorsanız mutlaka ama mutlaka mavi tura çıkın derim. Biz gideceğimiz zaman adama sormuştuk yanımızda ne getirelim diye sorduğumuzda "mayonuzu alın gelin" demişti. Biz klasik bavulları doldurup gitmiştik ama sadece mayo giydik diyebilirim :)) Ayurıca kamara kalmadık bile. Her gece bir koyda limanlayıp güvertede yıldızları seyrederek uyumak müthiş bir duygu ama bazen gece esen rüzgar yüzünden battaniyenizin uçması mümkün :))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şöyle bir hayal edin, sabah uyanıyorsunuz ve yüzünüzü yıkamak için denize atlıyorsunuz :) Kahvaltınızı geminin kıç tarfında denize nazır yapıp, istediğiniz koyda demirliyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer böyle bir niyetiniz varsa size ilk olarak Marmaris - Fethiye-Marmaris rotasını tavsiye ederim. Marmaris'ten tekneye c.tesi biner, pazar sabah kahvaltıyadan sonra yelken açar 5 saatta Fethiye Ölüdenize varır ve sonrasında muhteşem güzelliklerle dolu Göcek koyunu gezersiniz 1 haftada. Saint Nicholos adasında güneşin şarabınızı içerek güneşi batırır, ekincikte yengeç mangal yapar, Kleopatranın hamamında denize girebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;diğer bir rotada Marmaris - Bodrum. Bura rotayı daha gidemedik ama güzel olduğuna eminiz. Umarım en kısa zamanda bu turuda yapabiliriz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunun dışında güneyin nerdeyse tamamını gezdim ama en çok yukarıda bahsettiklerimin yeri bende başkadır. Çeşme, Datça, Kaş ve ne olursa olsun Bodrum'un belli yerleri tatil için ideal.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;1-3 YAŞAMAK İSTEDİĞİNİZ VEYA GÖRMEK İSTEDİĞİNİZ 3 ŞEHİR:&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Yukarıda ünicersite yıllarımın geçtiği İzmir'den bahsetmiştim. İstanbul olmazsa İzmir'i isterim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emeklilik yıllarımın geçmesini istediğim Fethiye. Fethiye Muğla'ya bağlı olduğu için Muğla oluyor bu sorunu cevabı :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. şehir için bir düşüncem yok :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;2-1 ŞU ANDAKİ MESLEĞİNİZ:&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Havacılık diyebilirim. Terminal işletmeciliği.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;2-2 YENİDEN DÜNYAYA GELSENİZ HANGİ MESLEĞİ SEÇERSİNİZ:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ya iyi basketbolçu olmak ya da iyi bir müzik (rock) grubunda açlıyor olmak :))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;2-3 KESİNLİKLE YAPMAM DEDİĞİN MESLEK:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sekreter olmak istemezdim :))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;3-1 YAŞAM FELSEFENİZİ OLUŞTURAN SÖZLERDEN BİRİ:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında hayat felsefesi olarak gösterilemez ama beğendiğim bir söz var: "Ne kadar iyilik yaparsan yap, sonunda mutlaka kötülük bulursun". Etrafımda çok örnekleri gördüm. Bu yüzden ve kişilik olarak herşeye süphe ile yaklaşırım :))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;3-2 ÇOK SEVDİĞİNİZ BİR KİTAPTAN ALINAN PARAGRAF VEYA BÖLÜM:&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Vallahi aklımda kalan öyle çok önemli bir söz veya paragraf yok. Aslında çok yazı var ama hah işte bu diyebileceğim birşey yok aklımda.Ancak Can Dündar’ın herşeyini bırakıp güneye yerleşen bir arkadaşı anlattığı yazı vardı. Tamamı çok güzeldi :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;3-3 SEVDİĞİNİZ ŞİİRDEN BİR PARÇA:&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Blogumun başlığında yazan şiir tabiki :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;center&gt;&lt;em&gt;Bilmezler yalnız yaşamayanlar, Nasıl korku verir sessizlik insana; İnsan nasıl konuşur kendisiyle; Nasıl koşar aynalara, Bir cana hasret, Bilmezler.&lt;/em&gt;&lt;/center&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Evet...Geldik asıl önemli bölüme. Yemek konusuna. Size vereceğim ilk tarif dometes çorbası. Hemen burun kıvırmayın. Bu bildiğiniz hemen salça ve unla yapılan türden değil. Ama okurken de “canım bu sebze çorbası” demeyin. Deneyin, için sonra konuşun :)))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ffcc66;"&gt;&lt;span style="color:#33ff33;"&gt;Dometes Çorbası: (Palyanco, Cadı, Mayonez)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Önce bir adet soğanı 4’e bölüp tenceredeki normaden daha fazla yağa atın, arkasından dometes, havuç, patates (hepsinden 1’er adet) , maydonoz sapı (maydonuzun ucunu limon ve yağlayıp yiyin), mevsiminbe göre patlıcan, kabak (2-3 dilim) atıp kavurmaya yapar gibi karıştırın. Domates falan suyunu iyice salsın. Patatesler yumuşasın vb... Sonra un koyuyorsunuz. Ama yavaş yavaş ekleyin ve tenceredki tüm suyu çekinceye kadar ekleyin. Daha sonra domates salçası ekleyip karıştırın, topak olan un tamamen kırmızı olduktan sonra su ekleyip, karıştırırarak kaynayınca kadar bekleyin. Bir iki taşım kaynadıktan sonra süzgeçten geçitin ama süzgeçte kalan posayı mutlaka blendir ile ezin ;) sonra başka bir tencerede yarım kalıp yağ ile unu karştırıp krema kıvamına gelene kadar pişirip, biraz önce süzdüğünüz suyu ekleyin ve kaynamasına yakın tuzunu ekleyin. Afiyetle yiyin. Ben artık göz kararı yaptığım için size şu kadar bardak su, şu kadar kaşık bu diyemem :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#33ff33;"&gt;Madamın Kaprisi : ( Yumurcak, Gazel vakti, Koyubeyaz)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Orta boydan biraz daha büyük ama sert domateslerden alınır. İçi kabak gibi oyulur. Oyunlan içler küp şeklinde doğranır. Bir tavada istediğiniz bir et türünün sotesi hazırlanır. Artık sote tarifini de ben vdermiyeyim değil mi :) Hazırlanan sote içi oyulmuş dometeslerin içine konur, üstüne biraz kalınca kaşar peyniri konup fırına verilir. Kaşar peyiniri eriyince çıkartılıp servis edilir. Ancak eğer domates,n de pişkin olmasını istiyorsanız önceden domatesleri fırında pişirebilirsiniz. Zevk size kalmış :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#33ff33;"&gt;Tavuk Folyo : (Gmemuzin, Ocean, Yağmur damlası)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Valla yemeğin adını attım. Çünkü adı yok. Varsa da ben bilmiyorum. Aslında bu benim çalışırken eve yorgun geldiğimde yaptığım kolay bir yemek. Hem lezzetli oluyor hem de pişmesi zaman olasa bile yapması 10 dk. Sürüyor :) Eve yorgun gelip yemekle uğraşmak istemeyenler için önerilir :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arzuya göre tavuk kanadı, budu ya da gögüsü alınır. Aslında kanadı tavsiye etmem. Çünkü kanat Kanatçı Haydarda yenmeli :) Aliminyum folyo içine aldığınız tavuk, yarım soğan, yarım domates ve isterseniz yeşil biber konur. Üstüne biraz yap ile tuz ve kırmızı pul biber serpip, aliminyumun kenarları katlayıp buhça yapar ve fırına verirsiniz. 30- 35 dk. Arasında yemeğiniz hazır ve buharda pişeceği için kuruda olmaz ;)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eee...benden bu kadar, daha ne olsun yahu! :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki hadi birde salata tarifi vereyim :) Tam açıldım vallahi :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#33ff33;"&gt;Roka Salatası (Bunun için kimseyi söbelemiyorum)&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Tam bir rejim yemeğidir. Hem karnını doyurmak hem de kilo vermek isteyenler için :) Gerçi biraz yavaş kilo veriyorsun ama olsun. Tabi bundan sonra tatlılar, kolarlar, çerezler yemezseniz :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Salata tabağına (derin olanı) rokalar doğranarak yerleştirlir. Küp doğranmış domates ve salatalık eklenir. İsteğe göre biraz da göbek marul koyabilirsiniz ama koymazsanız daha iyi olur kanımca :) Küp doğranmış beyaz peynir ve kaşar peyniri eklenir. Bir tavada bayatlamış ve küp küp doğranmış ekmekler kızartılır ve salataya eklenir. Ton balığının da eklenmesinden sonra çay bardağında karıştırdığınız limon-yağ karışımını ekler ve afiyetle yerseniz. Sos konusunda nar ekşisini de tavsiye ederim. Hadi afiyet olsun. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/35538825-3645056802331483647?l=yasamadairhersey.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/feeds/3645056802331483647/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=35538825&amp;postID=3645056802331483647' title='6 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/3645056802331483647'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/3645056802331483647'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/2007/04/efendim-fikriminicegl-beni-sobelemi.html' title='Ebeyim ben ebe :) Not: Lütfen ebelere küfür etmeyiniz :)'/><author><name>ANDY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06708833421958341412</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/mavitur.0.jpg'/></author><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-35538825.post-4640461630531907272</id><published>2007-04-13T09:06:00.000+04:00</published><updated>2007-04-14T11:55:08.655+04:00</updated><title type='text'>Çılgın Türkler</title><content type='html'>İstanbul'a bu son gidişimizde artık hiç kitap okumadığı farkettim. Etrafımdakiler son okudukları kitaplardan bahsederken, en son okuduğum kitabın üstünden neredeyse 2 sene geçmiş olduğunu düşündüm ve en kısa zamanda okumak için zaman ayrımam gerektiğine karar verdim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En son Salih Bozok'un anılarını okumuştum. Atatürk'e en yakın kişinin yazdığı mektuplardan ve anılarından Atatürk'ün yaşadıklarını anlatıyordu. Kurtuluş mücadelesine nasıl başladı, daha 1. dünya savaşı başlamadan Almanların savaşı neden kaybedeceğini bilmesini, evliliğini, Cumhuriyet'in kuruluşundaki zorlukları ve İsmet Paşa ile olan küskünlüklere kadar herşey o günleri yaşayan birisinin ağzından, deyim yerindeyse ilk ağızdan anlatılıyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben zaten oldum olası, yaşanmış gerçekleri anlatan kitap ve filmlere ilgi göstermişimdir. Bu yüzden bir dönem 2. dünya savaşını yaşamış askerlerin anlatıklarından yola çıkılarak yazılmış savaş romanları okurdum. Şimdi ise abimin bana verdiği ama benimde okumak istediğim bir kitap olan "ŞU ÇILGIN TÜRKLER" isimli romanı okuyorum. 685 sayfalık kitabın, henuz 144. sayfasındayım. Kitap öyle güzel yazılmışki, o günleri gözünüzün önüne getiriyor. Yoksulluğu, teslimiyetçiliği, baş kaldırıyı, özveriyi, istiklal ve halk için çalışmayı en iyi şekilde yansıtıyor size. Anlatım daha çok o günleri yaşamış kişilerin anlattıkları ve anılarından oluştuğu için ilginiz bir kat daha artıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5052787524029497554" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_OQ5TSqNPX38/Rh8be3dNwNI/AAAAAAAAACU/3TXRrbADJrc/s400/975220127-X.jpg" border="0" /&gt;Bugünlere bakınca, Atatürk'ün ta o zaman bugün olacakları gördüğünü ve batının bizi sömürmesine, iç işlerimize karışmasına, onlara bağımlı yaşamamızı engellemek için emperyalizme karşı savaştığını anlıyorsunuz. Zaten kitapta böyle tanıtılıyor: Emperyalizme karşı kazanılmış tek savaş olarak. Aynen bugün olduğu gibi, dönemin padişahının, mollaların ve istanbul meclisinin kurtuluşu, hiç savaşmadan batının himayesine girmekte bulduğunu okuyup, o yıllarda savaşan binlerce şehit ve gazinin kemiklerinin sızladığını hissediyorsunuz. Öyle ya; bugün bizim paramızı nerede ve nasıl kullanacağımıza, kime ne kadar zam yapılacağına, aldığımız silahları kime karşı kullanıp kullanmayacağımıza batı karar vermiyor mu? Kitapta o dönemdeki yoklular ve zorluklar öyle bir anlatılmış ki; biran Atatürk ve arkadaşlarının kurduğu Ankara Hükümetinin o anlaşmaları imzalaması gerektiğini bile düşünebilirsiniz. Ama...! Evet kocaman bir "ama " var burada. Onlar kesin ve tam bağımsızlık istediler ve bunun için savaşıp, karşılarında kendilerinden teknoloji ve sayı olarak üstün olan emperyalist güçleri bu ülkeden def ettiler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onlar def etmesine ettiler ama o zamanlar batılıların söylediği "Türkleri savaşla yenemedik ama bundan sonra ekonomik güçle yeneceğiz" sözü maalesef kurtuluş savaşının üstünden çok geçmeden gerçeklerşti Çok değil Atamızın ölümünden 12 yıl sonra başladı batıya bağımlılık. 1950'lerden başlayarak yavaş yavaş bağlandık ve borçlandık batıya. Özentimiz hiç ama hiç bitmedi maalesef. Halbuki batıdan almamız gereken teknoloji ve yenilikler olması gerekirken , biz onların kültürlerini, onların yaşam tarzını aldık. Batı hiç silah kullanmadan yavaş yavaş bizi sömürgesi haline getirdi. Evet sömürgesi diyorum çünkü artık iç işlerimize bile karışıp, ne yapacağımıza karar veriyorlarsa bunun başka bir açıklaması yoktur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kitabı okurken daha o zamanlardan ülkemizi karıştırmak için kardeşi kardeşe düşüren batılı zihniyetin işlediğini, bizi içten yıkmak için türk-kürt-ermeni meselisini o zamanlar çıkardıklarını okuyor ve bugün halen bu çarkın işlediğini bir kez daha anlıyorsunuz. Yıllarca birlikte aynı ülke sınırları içinde kardeşçe yaşamış halkları sadece kendi çıkarları uğruna kullanıyor batı. O zamanki şeyh-ül islam bile kurtuluşun İngilizlerde olduğunu düşünüp Ankara hükümetine kızıyor ve ayaklanmalarını (bir milletin kendi ülke sınırları içinde ayaklanması ne kadar acı değil mi?) anlamsız bulup anadoluya fetva gönderip batıya her türlü yardımı yapmaları gerektiğini söylüyor. Aslında bu olay çok daha önce başlıyor...Bence kanuni Sultan Süleyman ile başlıyor. İlk kaputilasyonları o verdi Fransızlara. Zaten ondan sonrası hızla geldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kitap her Türk tarafından okunmalı. Hatta kim söyledi hatırlamıyorum ama ders kitabı bile olmalı. Bizim muhteşem bir tarihimiz olduğunu, 600 sene dünyaya kafa tuttuğumuzu, ecdadımızın yüzyıllar öncesine kadar uzandığını unutturmaya çalışanlara inat okunmalı, okutulmalı. Bu ülkeyi karıştırıp, istikrar sağlanmasını engellenyelere, aynı topraklarda barış ve kardeşlik içinde yaşayan farklı din, ırk ve kültüre sahip insanları birbirine düşürmeye çalışanlara ve bu oyuna gelenlere inat okunmalı, okutulmalı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Milli marşımızın sadece şu kıtası bile bizim nasıl bağımsızlığına tutkun bir millet olduğumuzu, kimsenin boyundurluğuna girmeyeceğimizi çok iyi anlatıyor:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;br /&gt;Böyle bir ecdadın torunları olan bizlere bakınca, "Mehmet Akif acaba bugünleri görse ne düşünür? ne derdi?" diye merak ediyorum..! TV'lerde abuk sabuk magazin, yarışma ve kısa yoldan zengin olma hayalini şırıngalayan programlar peşinde koşan, hayal dünyasında yaşayan ve etrafında olup biteni görmeyen bir toplum yaratılıyor. Kadınlarımız ki; -kendileri kurtuluş savaşında ön saflarda yer almış kutsal insanlardı- bugün sabah programlarında anlamsız, boş konuları tartışır oldular. &lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="left"&gt;Bizleri tarih boyunca savaşlarla yenip, yok edemeyen batı artık hiç kendini yormadan bizi asimile ediyor. Umarım bunun farkına çok geç varmayız! &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/35538825-4640461630531907272?l=yasamadairhersey.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/feeds/4640461630531907272/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=35538825&amp;postID=4640461630531907272' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/4640461630531907272'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/4640461630531907272'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/2007/04/lgn-trkler.html' title='Çılgın Türkler'/><author><name>ANDY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06708833421958341412</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/mavitur.0.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_OQ5TSqNPX38/Rh8be3dNwNI/AAAAAAAAACU/3TXRrbADJrc/s72-c/975220127-X.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-35538825.post-2600529552114154369</id><published>2007-04-12T09:05:00.000+04:00</published><updated>2007-04-12T10:36:43.674+04:00</updated><title type='text'>Tbilisi - Istanbul - Tbilisi</title><content type='html'>Evettt....Gittik ülkemize, gezdik, tozduk, eğlendik ama gezmelerden dolayı bedenen dinlenemeyip tilki misali döndük gene Tiflis'e :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstanbul çok güzeldi. Insan kısa süreli kalınca o trafik keşmekeşi bile rahatsız etmiyor. Ben şahsen pek rahatsız olmadım ama insanların o trafikte nasıl stress dolu olduklarını hatırladım tekrardan! Bir defasında şirinevler köprüsü altında yan şeritteki adam sıkışık trafikte önündeki arabaya hafif çarpıp durduktan sonra arabadan inip arkasındaki arabaya birşeyler fırlatarak şoförüne kızınca daha iyi anladım insanların nasıl çıldırdığını o trafikte...Hayır arkadaki arabanın şoförüde şaşırdı " ne oluyor" gibisinden baktı adama :))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yukarıda bahsettiğim gibi bu sefer bedenen hiç dinlenmeye fırsat olmadı. Eeee.. dile koklay 6 ay olmuş ülkeme gelmeyeli. Herkes bekliyor, davet ediyor. Kimseyi kırmamak lazım değil mi? Zaten bizde öyle yaptık. Her akşam başka birisini ziyaret ederken sonunda palyanco'nun babası "burası otel mi? yatmaya mı geliyorsunuz buraya" diye kızdı ama biz gezmeye devam ettik :) Hayır bendeki yüzsüzlük had safhada, adama cevabım "evet" oldu :)) Okuyanalr benim öz babamdan bir hayır gelmediğini bilirler o yuzden ben palyanco'nun babasına kayın peder demem, babam derim ;) Oradan geliyor bu yüzsüzlük yani :))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vallahi mangala ve ete doyduk :) Güya Türkiye'ye gitmeden önce kilo verip, orada olacaktım ama nerdeee! Şiştik gene :) Yumurcak şimdi diyecektir "ulan senin neren şiş" diye ama 95 kilo olmuşum :)) Bu sefer kendime "yuh" diyorum ;) Ülkemin yemeklerini özlemişim. Sanırım Türk mutfağındaki zenginlik ve çeşitlilik başka hiçbir mutfakta yoktur. Kötü olan tarafı ise; birine yemeğe gittin mi önüne çeşit çeşit yemek konması ve hepsinden yemek zorunda olman...Birde biraz geç başlarsan yemeğe, direkt kilo alıyorsun. Fakat bizim gibi kısa süreliğine gelmişseniz bu sizi rahatsız etmiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Esas bomba tatilin son gunlerine denk geldi. Turkiye'ye gitmeden önce yumurcak gelince mutlaka arayın demişti. Ben de O'na arayacağımı ama telefonunu kapamamasını söylemiştim. İlk aradım telefon kapalı!!! Sonra aradım cevap vermedi!!! En sonunda c.tesi bir arkadaşın düğününden çıktıktan sonra cadı ve doca'yı eve bırakmak için avcılara giderken doca kardeşinin - Mayonez- bizimle tanışmak istediğini ve beklersek O'nunda geleceğini söyledi. Bizde kabul ettik tabiki. Avcılar'da simit sarayında buluştuk. Daha sonra mayonezin eşide bize katıldı. Ve en sonunda o müstesna insan geldi :))) Düğünden çıktığımızda mayonez ile buluşacağımız kesinleşince Yumurca'ı aradım ama gene telefona cevap vermedi. Biz simit sarayında otururken telefon geldi. "Beni aramışsınız" deyince hemen anladım O'nun yumurcak olduğunu ve cadı, doca, andy, palyanco ve mayonez bir aradayız hadi sen de gel dedim. Bunu ben söyledim ama söylerken tek başıma değildim, yanımda cadı, doca, palyanco ve mayonez de vardı :))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başladık yumurcağı beklemeye. Büyükçekmece'den motorla gelecekti ve bize göre 20 dk.'dan fazla sürmezdi. Tabi bu bize göre böylediydi :) Yumurcağı beklerken daha önce hiç görmediğimiz için başladık, bu mu, şu mu demeye...Ama yumurcak olduğunu düşündüğümüzü kişilerin resimlerini buraya koysak sanırım yumurcak bir daha bizimle konuşmazdı :)) Yani geyik tavan yaptı :)) Ve... sonunda buluşma gerçekleşti. Birbirimizi hiç tanımıyor olmamıza rağmen, yazılan yorumlar sayesinde bir köprü kurulmuş zaten... Kısa ama hoş bir zaman geçirdik. Ancak hepimizin son akşamı olması nedeniyle (mayonez ve eşinin değildi ama) birilerine sözümüz vardı. O yüzden fazla kalamadık. Ancak bir dahaki sefere bloggerlar yemek organizasyonu yapmak için sözleştik. Bakalım yemeğe kimler gelecek göreceğiz artık! ;)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tekrardan doğduğumuz değil ama doyduğumuz yer olan Tiflis'e döndük sonunda! Ne yapalım bir süre daha buralarda olmak durumundayız. Olsun palyancom yanımda ya...Biz O'nunla ne zorluklar aştık, bunu mu aşamayacağız!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tekrardan hoşbulduk artık internetinizi kapatmaya gerek yok ;)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/35538825-2600529552114154369?l=yasamadairhersey.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/feeds/2600529552114154369/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=35538825&amp;postID=2600529552114154369' title='3 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/2600529552114154369'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/2600529552114154369'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/2007/04/tbilisi-istanbul-tbilisi.html' title='Tbilisi - Istanbul - Tbilisi'/><author><name>ANDY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06708833421958341412</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/mavitur.0.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-35538825.post-3151028675470628413</id><published>2007-03-28T17:40:00.000+04:00</published><updated>2007-03-28T17:53:35.537+04:00</updated><title type='text'>İnternetinizi kapatmayı unutmayın :)</title><content type='html'>Sonunda Türkiye'ye tatile gidebiliyoruz. 10 gün yazabileceğimi sanmıyorum. Ancak döndükten sonra olanları benden ve palyancom'dan okuyabilirsiniz :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yumurcak gelince seni arayacağız. lütfen telefonun kapsama alanı dışında ya da şarjı bitmiş olmasın :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mayonez Doca ve Cadı ile geliyoruz ama onlar İstanbul'da fazla kalmayacaklar ama umarım tanışma fırsatımız olur. Sen hazırla börekleri, çörekleri :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;Herkese mutlu, huzurlu ve sağlılı günler diliyorum....&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/35538825-3151028675470628413?l=yasamadairhersey.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/feeds/3151028675470628413/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=35538825&amp;postID=3151028675470628413' title='4 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/3151028675470628413'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/3151028675470628413'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/2007/03/internetinizi-kapatmay-unutmayn.html' title='İnternetinizi kapatmayı unutmayın :)'/><author><name>ANDY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06708833421958341412</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/mavitur.0.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-35538825.post-7324503569544285589</id><published>2007-03-26T11:18:00.000+04:00</published><updated>2007-03-26T12:32:09.363+04:00</updated><title type='text'>Babam ve Oğlum...</title><content type='html'>Başlık Cadı ile aynı oldu ama bu yazıyı daha filmi izlerken kafamda yazdığım için O'ndan çaldım sayılmaz :) Evet akşam Fox tv'de Babam ve Oğlum isimli filmi izledik ve ikinci defa izliyor olmamıza rağmen gene ağlayarak izledik palyancomla beraber :) Hatta bu sabah kahvaltıda Cadı ve Doca ile konuşurken, bu sefer filmi izerken sahneleri önceden bildiğimiz için daha fazla ağladığımız kanısına vardık... Bu filmin benim açımdan önemi ise benim asla filmdeki gibi bir baba-oğul ilişkimin olmamasıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Filmdeki çoçuğun yaşlarındayken bizi terkedip gitti babamız. "Baba" diyorum ama baba sevgisini, sefkatini görmediğimden benim için "baba" terimi "masa" ya da "lamba" dan farksız. Bundan asla yüksünmedim ya da ezikliğini hissetmedim. Çünkü benim harika bir annem vardı. Hiçbirşeyimiz eksik olmadı ve baba özlemi çekmedik canım annem sayesinde. 80'li yıllarda İstanbul'da iki erkek çoçuğuna kadın başına bakmanın zorluğunu düşünün bir. Çoçuğunuzu kandıran biri olmasın, onlar birşeyin eksikliğini hissetmesin, kimseye özenmesinler diye, okul dışında elalemin çoçuğuna özel dersler verip, bizi adam gibi büyütmek için kendini feda etti biricik annem.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baba...Babanın ne olduğu ya da ne yaptığını bilimiyorum. Sanırım yaşıyor. Sanırım diyorum çünkü 16 yıldır kendisini görmedim ve son 3-4 yıl önce tek irtibatımız olan telefon görüşmeleri de son buldu. Herşeyi anlayabilirim. Başka bir kadını sevmiş olabilir. Annemle yaşayamamış ya da anlaşamamış olabilir. Evlilikte böyle durumlar söz konusu ama nasıl bir insan kendi çoçukları nasıl büyüdü, ne yaptı, nerde okudu, kiminle evlendi hiç merak etmez? Nasıl bir baba çoçuklarını görmemek için tonla yalan uydurur! Beni istemeyeni ben hiç istemem felsefem burada daha fazla işliyor ve "ben senin gibi babayı ne yapayım be..." diye haykırasım geliyor. Aslında oturduğu yeri bulup, yüzüne söylemeli bunları ama o buna bile değmez bence!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok iyi biliyorum durumunun iyi olmadığını. Mutlu ve huzurlu yaşayamadı hiçbir zaman. Allah annemi yanına çabuk aldı ama kötüler uzun yaşar düşüncesinden baba hala sıkıntı ve huzursuzluk içinde yaşıyor. Geçen dönemde birşeyi çok iyi anladım. Hani cennete ya da cehenneme gidilecek ya; daha bu dünyada iken hesabını vermeye başlıyoruz yaptılarımızın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Annem, ben ve abim iyi bir hayat yaşayabilelim diye kendi heba etti. Tüm sıkıntısını içine attı. Biz görmeyelim diye gizli gizli ağlardı yatağında. Sonunda da kanser illetine yenik gitti 47 yaşında. Annem için mahkemede yalancı şahitlik yapan amcamın eşi kanserden öldü (ayşe yenge için anne tarafım bile iyi konuşurdu) ve üstüne 2 evlilik daha yaptı. Bir yuva yıktı, kendi yuvası 3 defa yıkıldı. Baba ise bugün orduda paşa olacakken, geleceğini bitirdi ve girdiği her işi batırdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zaten son konuşmamızda :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baba: naber oğlum nasılsın?&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Ben: İyiyim baba sen nasılsın?&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;Baba: iyi diyelim iyi olalım...&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Ben: Ya kötüysen söyle bilelim.&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;Baba: olsun üzülürsünüz sonra...&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Ben: Nerden çıkardın onu neden üzüleyim ki?&lt;br /&gt;&lt;/em&gt;Baba: Bilirim sen üzülmezsin...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet zerre kadar üzülmedim. Üzülmem için bana gösterebileceği en ufak bir neden bile yok. O'na sadece acıdım. Bir baba için sanırım en kötüsü çoçukları tarafından acınmak olsa gerek... Etme bulma dünyası bu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında bu yazıyı daha önceleri yazmayı düşünüyordum ama dün gece ki filmden sonra yazma kararını aldım ve kaleme pardon klavyeye döküyorum işte düşüncelerimi :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eskiler derdi: Dört dörtlük kadın diye. İşte annem öyle bir kadındı. Ne kahvaltımızda ne de akşam yemeğinde soframızda eksik birşey olmazdı. Ne istesek almak için çabalar ve alırdı. Kimseye özenmeyelim, eksiklik hissetmeyelim diye. Yemeği yapar, çalışır, özel ders verir, temizliği yapar, örgü örer...Bir kadının yapması gereken herşeyi fazlasıyla yapardı. Hayatta ne varsa hep bizim içindi. Kendi için ancak diktiği ya da aldığı kıyafetlerdi yaşam.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben 14 yaşındayken kaybettim canım annemi ve aynen dün gece filmin son sahnesinde çoçuğun babası ile konuştuğu gibi konuştum annemle otobüsün en arkasında tek başıma dururken.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Annecim, bak senin istediğin gibi birisi olmak için çabaladım ve umarım bunu başardım. İnsanlara kötülükle değil hep senin gibi iyilikle yaklaştım. Hayata asla küsmedim ve bize verilenlerin değerini bilip hep şükrettim Rabbime. Okudum adam oldum. Abim ve ben kimseye muhtaç olmadan yaşadık ve ayaklarımızın üstünde dimdik ayaktayız senin aslan çoçukların olarak ama sadece senin...Sen rahat ve huzurlu ol annecim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;SENİ ÇOK SEVİYORUM VE ÇOK AMA ÇOK ÖZLEDİM...&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;Ben yazının başlığını babam ve oğlum olarak attım ama sanırım bu başlık "ANNEM" olmalıydı. Sizleri bu yazıyla üzdüysem kusura bakmayın. Aslında üzülmeyin, giderken son uykusunda gülümsüyordu bize. Yaklaşık 1.5 yıl çektiği acılardan sonra bize gülümsüyordu. İçi huzurluydu ve mutluydu giderken...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/35538825-7324503569544285589?l=yasamadairhersey.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/feeds/7324503569544285589/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=35538825&amp;postID=7324503569544285589' title='16 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/7324503569544285589'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/7324503569544285589'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/2007/03/babam-ve-olum.html' title='Babam ve Oğlum...'/><author><name>ANDY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06708833421958341412</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/mavitur.0.jpg'/></author><thr:total>16</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-35538825.post-1243706147638827206</id><published>2007-03-23T11:36:00.000+03:00</published><updated>2007-03-23T11:43:24.492+03:00</updated><title type='text'>Musait Olunca Beni Sever misin?</title><content type='html'>&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Biraz da ben tembellik yapayım :) Bugun size bir arkadaşımın mail yoluyla attığı bir yazıyı sunuyorum :) Belki size daha önce gelmiş olabilir ama öylesine okuyup unuttuğumuz yazıların satır aralarında çok güzel, çok önemli ayrıntılar yatıyor aslında. Aslında düşünürsek, hep "evet çok doğru yazmış, mutlaka yapmalıyım" dediğimiz ama hemen ardından yapmayı unuttuğumuz ne çok şey var aslında...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt; &lt;/span&gt; &lt;div style="text-align: left;" class="EC_EC_EC_RTE"&gt;&lt;span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Iceri girer girmez neseyle  bagirdi:&lt;br /&gt;Anne biliyor musun bugun yuvada ne oldu?&lt;br /&gt;- Gormuyor musun ?  Telefonla konusuyorum.&lt;br /&gt;Hic kimsenin sevdigi sey birbirine benzemiyordu.  Annesi telefonu, babasi&lt;br /&gt;arabayi seviyordu.&lt;br /&gt;Hersey erteleniyordu telefon  ve araba sozkonusu oldugunda... Bir de eve&lt;br /&gt;misafir gelecek oldu mu kendisine  hic yer kalmiyordu.&lt;br /&gt;Nerelere gitsindi? Annesi kapatti telefonu.&lt;br /&gt;Mutfaktan  tencere sesleri geliyordu. Kosarak yanina gitti:&lt;br /&gt;Sana yardim edeyim mi ? dedi  en sevimli halini takinarak, Annesi manali&lt;br /&gt;manali bakti:&lt;br /&gt;-Hayirdir. Bir  yaramazlik filan ? Bak bir de seninle ugrasmayayim. Cok&lt;br /&gt;yorgunum  zaten.&lt;br /&gt;Yorgunluk nasil birseydi ? Bazen elinde oyuncagiyla uykuya daldiginda&lt;br /&gt;anneannesi oyuncagi yavasca elinden alir :&lt;br /&gt;-Nasil&lt;br /&gt;yorulmus yavrucak.  Uykunun gulkokulu kollari sarsin seni, diyerek alnina&lt;br /&gt;bir opucuk  konduruverirdi.&lt;br /&gt;Yorgunluk gul kokulu bir uykuya dalmaksa eger, neden annesi  kendisiyle&lt;br /&gt;boyle kizgin kzgin konusuyordu.&lt;br /&gt;-Annecigim yoruldugun zaman  gul kokulu uykulara dalarsin. Anneannem oyle&lt;br /&gt;soyluyor.&lt;br /&gt;-Uykuya dalayim da  gul kokulari kusur kalsin.Yorgunluktan oluyorum.&lt;br /&gt;Bu kelimeden nefret  ediyordu."Yorgunum, Yorgun oldugumdan, Boyle yorgun, yorgunken"&lt;br /&gt;-Annecigim  sen yorulma, diye...&lt;br /&gt;-Yemekte konusuruz cocugum.Bankada isler yetismedi.  Baban gelene kadar&lt;br /&gt;bunlari bitirmem lazim.Hadi sen oyna biraz.&lt;br /&gt;Hani siz  yoruluyorsunuz ya...Eeee....Bende oynamaktan yoruluyorum.Ne&lt;br /&gt;yapayim  bilmem???...&lt;br /&gt;Yapilmamasi gerekenleri biliyordu da buyukler, yapilmasi  gerekenleri hic&lt;br /&gt;bilmiyorlardi. IsIklar sondu birden.&lt;br /&gt;Annesi  ofkeylesoylenmeye basladi.&lt;br /&gt;-Mum da yok !! diye&lt;br /&gt;diye karistirdi dolaplari  elyordamiyla.&lt;br /&gt;Cocuk sirtustu yatip, anneannesinin koyunu dusundu.Gaz  lambasinin isiginda&lt;br /&gt;deli tavsan masalini anlatisini. Deli tavsanin duvardaki  aksini getirdi&lt;br /&gt;gozlerinin onune. Anneannesi gibi iki ellerini birlestirip  isaret&lt;br /&gt;parmaklarini yukari kaldirarak tavsan kafasi yapti.&lt;br /&gt;''Bak deli  tavsan'' diyerek parmaklarini oynatti.Yoldan gecen arabalarin&lt;br /&gt;farlari  duvardaki tavsana yol acti.Tavsan alabildigine hur dolasti sagda&lt;br /&gt;solda.  Otlarla kuslarla konustu. Sonra yorgun dustu .Duvardaki goruntu&lt;br /&gt;minik  avuclarin acilmasiyla kayboldu. Kolu yavasca kanepeden asagi&lt;br /&gt;sarkti.Neden  sonra isIklar geldi.&lt;br /&gt;Kadin cocugun hic konusmadigini akil etti.Birden  kanepeye kostu.&lt;br /&gt;Kucucuk dizlerini karnina dogru cekerek uykuya  dalmisti.&lt;br /&gt;Masanin ustundeki dosyalara bakti igrenerek.Dindirilmez bir  pismanlik doldurdu icini.&lt;br /&gt;Uyandirmaktan korka korka kucuk alnina bir opucuk  kondurdu.&lt;br /&gt;Cocuk sanki bir ipucu bekliyormuscasina aralanan gozleriyle  mirildandi;&lt;br /&gt;- Isin bitince beni sever misin anne? » dedi.&lt;br /&gt;Kadin, sevilmek  icin randevu alan cocuguna bakarak sabaha kadar agladi .&lt;br /&gt;Lutfen sevgimizi  yarinlara ertelemeyelim. Hayat telasina kaptirip&lt;br /&gt;kendimizi,sevdiklerimizi  ihmal etmeyelim.Unutmayalim ki yasamin en guzel&lt;br /&gt;yani  sevgidir.&lt;br /&gt;Unutmayalim ki yarin kimseye vaat edilmemistir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;NOT: Palyancom sana söz veriyorum, ben asla çoçuğumuza "şimdi işim var sonra oynarız" demeyeceğim. "İşim var git annenle oyna" diyeceğim :)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/35538825-1243706147638827206?l=yasamadairhersey.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/feeds/1243706147638827206/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=35538825&amp;postID=1243706147638827206' title='8 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/1243706147638827206'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/1243706147638827206'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/2007/03/musait-olunca-beni-sever-misin.html' title='Musait Olunca Beni Sever misin?'/><author><name>ANDY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06708833421958341412</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/mavitur.0.jpg'/></author><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-35538825.post-834372040591359928</id><published>2007-03-18T02:26:00.000+03:00</published><updated>2007-03-18T01:29:59.572+03:00</updated><title type='text'>Canım Karım'a :)</title><content type='html'>1 yıl önce bugün EVET dedim sana,&lt;br /&gt;1 yıl önce, en doğru EVET'imi söyledim&lt;br /&gt;Canım karıcım o masada.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şairlerin dediği gibi,&lt;br /&gt;Tüm sevdalar sana ve senin için,&lt;br /&gt;Tüm güzellikler seninle birlikte olunca...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elimi tutman, saçımı okşaman&lt;br /&gt;Ve sevgini, sözcüklerden çok&lt;br /&gt;Dokunarak, SARILARAK göstermen...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hep gözlerimin için bakman&lt;br /&gt;Bana birşey olur diye&lt;br /&gt;Çocuk gibi sarıp sarmalaman...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaderimin bana en güzel hediyesi&lt;br /&gt;Allah'ın bana bir lütfu olan SEN&lt;br /&gt;SENİ ÇOK SEVİYORUM&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;SENİNLE NİCE YILLARA BİRİCİK KARICIM&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/35538825-834372040591359928?l=yasamadairhersey.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/feeds/834372040591359928/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=35538825&amp;postID=834372040591359928' title='11 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/834372040591359928'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/834372040591359928'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/2007/03/canm-karma.html' title='Canım Karım&apos;a :)'/><author><name>ANDY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06708833421958341412</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/mavitur.0.jpg'/></author><thr:total>11</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-35538825.post-4648752206747366209</id><published>2007-03-17T15:09:00.000+03:00</published><updated>2007-03-17T15:21:30.196+03:00</updated><title type='text'>Amcaaaa...:)</title><content type='html'>Ben palyancoma çoçuk isteğimi bildirmeye devam ederken, sevnidiri haber abim ve eşi cik cik'ten geldi :) Onlarda çok istiyorlardı ve sonunda duaları kabul oldu :) -FİG ve koyubeyaz daha fazla duaya ve dua edene ihtiyacım var. Yardım kampanyası başlatın da palyancom da "he" desin :):):)- Geçen cik cik'i aradım ve bana AMCA oluyorsun dedi. 1 tane abim olduğu ve başka bir kardesim olmadığı için ilk defa boyle bir duygu yaşıyorum ve çok heyecanlandım. Demek kendi çocuğum olsa ne olacak :) Cik cik palyancomun her ne kadar kuzani olsa da beraber büyüdükleri için kardeş gibiler ve tabiki genel bayan davranışı sergileyerek haberi duyunca göz yaşlarına hakim olamadı. Kez kaza evde olsa hıçkırarak ağlardı da işte olunca karizma devreye girdi sanırım :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim 2 tane amcam vardı ama hayırlarını hiç görmedim. O yüzden yeğenim olunca bana enişte desin istemişimdir hep. Eniştem (en ufak teyzemin eşi) bize hep baba gibi davrandığı için (tabi diğer eniştelerim de) enişte kavramı bana "amca" dan daha yakın gelmiştir. Fakat o gün cik cik bana "amca naber" deyince fikrim değişti ve ben sorumluluğunu bilen, amcaların da çok iyi olabileceğini gösteren bir AMCA olmalıydım :) Olacağım da...Abi hiç kusura bakma yeğenim saçını da uzatacak :) küpe de takacak :) rock ta dinleyecek :) Ama kız olursa başını bağlar evde oturur :)) Şaka bir yana baktığımız yüzük falında (ki bugune kadar hep doğru çıktı) kızları olacak :) İsteyen varsa hemen 100 usd iddiaya girerim ;)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herneyse gene geyiğe vurdum işi. Daha dün gibi çocukluğumuz, abimle kavgalarımız...Ve şimdi o baba ben de amca olacağım :) Abimin birgun evleneceğini düşünemezken (6 yıl oldu) çocuğu oluyor :) Heyyoooo...Artık benimde bir yeğenim olacak...Bıkmıştım kuzen demekten :) Bende kuzen bol bol bulunuyor :) Aslında kuzenden daha yakınız. Birbirimizde devamlı toplanır aramızdaki bağı asla koparmayız. Çok özledim zaten o toplantıları :) Canım kuzenlerim sizleri çok seviyorum :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi bir amca olarak ne yapacağımı tam bilmiyorum ama sanırım yüreğimin sesini dinlemek yeterli olacak :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/35538825-4648752206747366209?l=yasamadairhersey.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/feeds/4648752206747366209/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=35538825&amp;postID=4648752206747366209' title='9 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/4648752206747366209'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/4648752206747366209'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/2007/03/amcaaaa.html' title='Amcaaaa...:)'/><author><name>ANDY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06708833421958341412</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/mavitur.0.jpg'/></author><thr:total>9</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-35538825.post-1945243578539486450</id><published>2007-03-13T14:53:00.000+03:00</published><updated>2007-03-13T15:57:11.160+03:00</updated><title type='text'>Hadi Fasıla :)</title><content type='html'>Şimdi bırakın işi gücü, sıkıntıyı, derdi, açın rakınızı, rakıyı sevmeyenler bira, vodka vb. açabilirler :) Hafiften Türk Sanat Müziği çalsın yanıbaşınızda...alın sevdiklerinizi, tüm acılara, tüm kederlere, tüm üzüntülere inat ilk dubleyi fondip yapın ;) Sonra içmeye yavaş yavaş devam edin. Ama hep mutlu, neşeli anlarınızdan bahsedin. Dedim ya bırakın bugün kederi, derdi bir yana. Benim koyduğum müzik size dertliymişim havasını verebilir ama o şarkının bizde güzel bir hatırası var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Palyancom'la evlendikten sonra balayına gidemeden işim gereği hemen Tiflis'e geldik. Bu nedenle biraz gecikmeli olarak bu yaz yaşabildik balayını. Marmaris'e kaldığımız otelde birgün Türk gecesi yaptılar. Bu şarkı o zaman çalmıştı. Bizimde son gecemizdi otelde. Ben de hemen şarkının sözlerini değiştirip söylemiştim. Aynen aşağıda olduğu gibi :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üzülme Sevdiceğim,&lt;br /&gt;Seneye yine geliriz,&lt;br /&gt;Bu sefer daha uzun kalıp&lt;br /&gt;Daha fazla eğleniriz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Palyancom bu bestemi her ne kadar çalıntı bile olsa çok sevmişti :) Bazen geliyor işte ilham ve biranda şarkının sözlerini değiştirip palyancom'a uyarlıyorum :) En sevdiği ise rap tarzında şarkı söylemem. Fakat bu şarkıları hep 1 defa söyleyebiliyorum. İkinci defa istediğinde sözler aklıma gelmiyor :) Yakında elinde kamera beni izlemeye başlayacak, ne zaman şarkı söyliyeceğim diye :))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hadi şerefe kaldıralım kadehlerimizi...Sevgiye, sevgiliye, sevdiklerimize, mutlu ve huzur günlere...Allah muhabbetimizi arttırsın...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/35538825-1945243578539486450?l=yasamadairhersey.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/feeds/1945243578539486450/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=35538825&amp;postID=1945243578539486450' title='5 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/1945243578539486450'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/1945243578539486450'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/2007/03/hadi-fasla.html' title='Hadi Fasıla :)'/><author><name>ANDY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06708833421958341412</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/mavitur.0.jpg'/></author><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-35538825.post-4861055117352056010</id><published>2007-03-10T13:26:00.000+03:00</published><updated>2007-03-10T14:02:03.373+03:00</updated><title type='text'>Uçarken...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_OQ5TSqNPX38/RfKMMLzucII/AAAAAAAAACA/1SZMBHIOdZQ/s1600-h/istanbul+2.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://3.bp.blogspot.com/_OQ5TSqNPX38/RfKMMLzucII/AAAAAAAAACA/1SZMBHIOdZQ/s400/istanbul+2.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5040245073937068162" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Günümüzde havacılık Türkiyemizde de iyice gelişmeye ve hava taşımacılığı daha fazla insan tarafından kullanılmaya başladı. Ancak uçağa binip bir yere giderken size kaç kişinin hizmet ettiğini ya da uçmanın rahatlığını daha da arttırmak için havalimanında nelere dikkat etmeniz gerektiği konusunda kaçımız yeterince bilinçliyiz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biletinizi aldınız ve havalimanına geldiniz ama uçak doldu! Halbuki sizin biletiniz "ok"'li ya da "Aa...uçağın saati erken saate alınmış!"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugun havalıcılık hakkında daha doğrusu terminallerle ilgili bilgi vermek istiyorum. Burada cadı'nın kendi mesleği ile ilgili yazdığı makaleye bir özenti gözlemleyebilirsiniz :))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öncelikle asla ve asla biletinizin "OK" li oluşuna guvenmeyin ve 11 Eylül saldırılarından sonra iyice artan ve sizleri delirtme noktasına getiren (Yumurcak tecrubelidir) güvenlik kontrollerinde de bekleyeceğinizi düşünürekten uçuşunuzdan 3 saat öncesinde havalimanında olmaya çalışın. Bu Avrupa'daki limanlar için geçerli değildir. Zira o ülkerlerde terör korkusu olmadığı için terminal girişlerinde x-ray kontrolü yoktur. Biletinizin OK li olmasına güvenmeme nedeniniz ise havayollarının rezervasyon iptali olur ya da insanlar uçmaktan vazgeçerler diye %10 gibi bir oranda fazla bilet satmasıdır. Bu dış hatlarda başınıza gelebileceği gibi yoğun sezonlarda iç hatlarda daha fazla yaşayabileceğiniz bir durumdur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer biletinizi THY, British Airways, Air France gibi bayrak taşıyıcı dediğimiz, ülkelerin milli havayolları olup tarifeli uçan havayollarından aldıysanız problemlerinize çözümler daha net olacakken, daha düşük ücretle uçmak isteyip bizim charter dediğimiz tarifesiz sefer yapan havayolları ile uçuyorsanız biletinizin arkasındaki kuralları mutlaka okuyun. Zira tarifesiz uçuşta havayolunun uçuş saatini ve gününü değiştirme hakkı vardır. Siz bu yüzden uçağınızı kaçırırsanız hiçbir hak talep edemezsiniz. Gerçi Onur Air, Pegasus ve Atlas Jet artık tarifeli gibi uçuyor olsalarda biletlerinin arkasını mutlaka okuyun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'deki terminal girişlerinde x-ray'den geçmek zorunda olduğunuz için daha x-ray cihazına gelmeden tum metal, çakmak, cep telefonu vb. maddeyi varsa montunuzun cebine ya da çantanıza koyun. Böylece sadece montunuzu ya da çantanızı x-ray cihazına koyup cihaz uyarı vermeden geçebilirsiniz. Ancak ayakkabınızın tabanında bulunan metal parçalar öterse yapacak tekşey galoş alıp ayakkabılarınızı da x-ray cihazına koymak olacaktır :) Kemer tokanızın öteceğinden eminseniz onu da önceden çıkarın :) Hele laptop taşıyorsanız her x-ray cihazından geçirişinizden açıp kapamanız gerekecektir. Bu arada eğer Amerika, İngiltere ya da İsrail'e uçuyorsanız sizi check-in önünde de ayrı bir guvenliğin beklediğini ancak onların size aptalca gelebilecek sorularına hazır olun :) Bavulunuzu kendiniz mi hazırladınız? Bavulunuzu başkasına verdiniz mi? vb... :) Terminal girişi ve güvenlik kontrol noktalarında sizler için yazılmış uyarıları dikkatli okuyun. Bagajınızda ve el bagajınızda neleri taşıyamayacağınız yazar. Eğer bu kurallara uymazsanız uçuşu tehlikeye sokan maddelere (sizin için tehlike arz etmese bile) en konulabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Terminale girdiniz ve bagajlarınızı nerden check ettireceğinizi bilmiyorsunuz. Terminal girişlerinde ya da muhetlif yerlerde uçuş bilgilerini gösteren monitörler vardır. Uçuş numaranızdan (asla ve asla gideceğiniz yerden ya da havayolu isminden değil) hangi deskten bagajlarınızı vereceğinizi öğrenebilirsiniz. Check-in kolununda yazar. Eğer kolon boşsa henuz kontuar açılmamıştır. Genellikle kontuarları 2 saat öncesinde açarlar. THY Türkiye'nin milli havayolu olduğu için Türkiye'deki terminallerde hep aynı kontuarları kullanır. Mesela Ataturk Havalimanın'da G ve H kontuar adaları THY'ye tahsis edilmiştir. Eğer biraz önce yazdığım gibi İsrail, İngiltare ya da Amerika'ya uçmuyorsanız istediğiniz bir kontuardan check-in yaptırabilirsiniz. Tabi ki uçuş sınıfınıza dikkat edin :) Gene de kontuarınızı bulamıyorsanız danışmaya sormanız en iyisi :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sizi uğurlayan birisi yoksa pasaporttan en kısa zamanda geçmeniz iyi olur. Çünkü özellikle Istanbul'da duty free (gümrüksüz satış mağazları) alanlarında kendinizi alışveriş merkezinde hissettirecektir. Bol bol alışveriş yapın :) Şaka bir yana alabileceklerinize belli bir limit konmuştur. İstediğiniz kadar fazla alın kasada bunları bırakmak zorunda kalırısınız. Ayrıca gideceğiniz ülkeye girişte gümrüksüz alışverişte alabilecekleriniz sınırını biliyorsanız ona göre hareket etmekta fayda var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pasaport sonrasında beklerken anonsları çok iyi dinleyin. Özellikle tarifesiz uçuşsa biran önce uçağa yolcuları almak için boarding'e (uçağa binme işlemine) hemen başlarlar. Yani pasaportu geçmeniz uçağa kesin bindiniz anlamına gelmez. Uçağa biniş salonunun kapısı kapanmışsa gözünüzün önünde uçağınız gider ;) Hem monitorleri hem de anonsları iyi takip etmeyi unutmayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uçağa binmeden önceki son yer olan bekleme salonunun girişinde de güvenlik kontrolü vardır. Yani bir tane daha sıkıcı bir güvenlik kontrolunden geçeceksiniz. Uçağa en son binmenizde, sizden önce binenlerin el bagajlarını yerleştirme ve yerlerini bulma sürecini beklemek durumunda kalmazsınız. Bekleme salonunda olduğunuz için de uçağı kaçırma şansızlığınız olmayacaktır. Fakat uçak açık park pozisyonu dediğimiz terminalden uzağa park etmişse, hava guzelse merdiven başında da bekleyebilirsiniz ;)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aktarmalı uçuyorsanız ve aktarma yapacağınız noktadaki uçağa biniş süreniz 30 dk. altında ise bagajınızı son varış noktasında beklemeyin :) Çünlü yer hizmetlleri bagajınızı, bağlantı noktasına gittiğiniz uçaktan indirip, bineceğiniz diğer uçağa yetişmeyebilir.  Yetişme şansı da var tabi ki... Böyle bir durumda gittğiniz yerde hazırlıksız yakalanmamak için el bagajınıza kıyafet koymanız sizi geçiçi olsa da kurtaracaktır. Bagajınız gideceğiniz noktada çıkmazsa ise telaşa kapılmayın. Ya bağlantı noktasında ya da ilk biniş noktasında kalmıştır. Hemen uçtuğuğunuz havayolnun yer hizmetlerini veren firmaya gidip kayıp eşya raporu tutturun. Bagajınız, mümkün olan ilk uçakla gittiğiniz noktaya gönderilecek ve firma tarafından rapor tuttururken  verdiğiniz adrese gönderilecektir :) Bakın bu sayede bavul taşıma zahmetinden kurtulmuş oldunuz ;)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer havalimanında birisini karşılayacaksanız, gelen kişiden uçuş sefer sayısını öğrenin. Nerden geldiği ve hangi havayolu ile geldiği sizi yanıltabilir. Uçuş numarasına göre danışma memurlarından ya da uçuş bilgi ekranlarından uçağın iniş saatini eğer varsa gecikme süresi vb. öğrenebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Hadi iyi uçuşlar :)&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/35538825-4861055117352056010?l=yasamadairhersey.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/feeds/4861055117352056010/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=35538825&amp;postID=4861055117352056010' title='8 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/4861055117352056010'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/4861055117352056010'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/2007/03/uarken.html' title='Uçarken...'/><author><name>ANDY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06708833421958341412</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/mavitur.0.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_OQ5TSqNPX38/RfKMMLzucII/AAAAAAAAACA/1SZMBHIOdZQ/s72-c/istanbul+2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-35538825.post-4966721307159256192</id><published>2007-03-08T15:39:00.000+03:00</published><updated>2007-03-08T16:27:00.862+03:00</updated><title type='text'>Bekle bizi Istanbul :)</title><content type='html'>Palyancomun dediği gibi ay sonunda Istanbul'da olacağız. Yavaş yavaş gidecek olmanın tatlı heyacanı sarmaya başladı beni :) Hatta işe bile kendimi veremiyorum bazen. Fakat hepimiz çok yorulduk.Cadı, doca, ben, kurt, güçlü şirin, diktator. Yabancı bir ülkede kendi ülkeni temsil etmek hele ki Türksen çok daha zor. Çünkü adamlar halen 600 küsur sene onlara hükmetmiş olmamızı sindirememişler. Bunu yurt dışında uzun süre kalınca anlıyorsunuz. Ha...bizim insanımızın hiç mi hatası yok? Çok var çoookk! Rusya ilk dünyaya kapılarını açtığı yıllarda bizim Kapalıçarşı ve Laleli esnafı biranda zengin olmuş ama 2-3 sene içinde hepsi kepenk kapatma noktasına gelmişlerdi! Çünkü doğu blogu ülkelerine bozuk, eksik, kötü mallarla kazıklamışlar. Sonradan kazıklananlar işe uyanınca tüm ticari kesmişler nerdeyse. Bizde Gürcistan'da Türklere karşı olan bu kötü düşünce tarzını değiştirmek için elimizden geleni yapıyoruz ama herşey öyle hemen olmuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amerika bu ülkeye ufacık bir yardım yapsın hemen olay oluyor fakat biz yepyeni bir havalimanı terminal binası yaptık gene de yaranamadık :( Gerçi bu ülke insanında da Fransız'larda olduğu gibi herşeye bok atma huyu var maalesef. Kendileri beceremiyorlar, yapana da bok atmak için yarışıyorlar. Milliyetçiyiz diye övünürken, bir bakıyorsunuz dunya kupasında Fransa, Almanya, Italya, İngiltere forması giymiş, ellerinde o ülke bayrakları kazanılan maçlardan sonra tur atan tipler var etrafta.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O yüzden biraz daha fazla yorgunuz. Ufak bir ülkede deyim yerindeyse yellensiniz olay oluyor! Hemen gazeteler orada ve klasik basın abartmaları ve yalanları burada daha fazla var. Bazen de politik çekişmelere alet oluyorsunuz birde!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herneyse o veya bu şekilde 1,5 yıl bitti burada. Artık alıştık buranın insanlarına ve burada yaşamaya...Zaten bizi yoran işlerin çokluğu değil, bu insanlara birşeyleri anlatabilmek, öğretebilmek. Ya 1,5 yıl boyunca hergun aynı konu hakkında uyarılır mı birisi? İşten atsan yerie alacağın ondan çok daha iyi hatta aynı bile olmayacak ki! Yani çözüm değil! Çözüm bizim artık sinirlerimiz alınmış gibi davranmamız :) Ancak yorgunluğu atamıyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte bu yüzden daha da özlüyorum ülkemi, yurdum insanımı ve ISTANBUL'u :) 1 yaşında geldiğim bu şehre her uzak kaldığımda yeniden aşık oluyorum :) Gürültüsüne, koşturmasına, pisliğine, trafiğine rağmen seviyorum. En büyük hayalim geçen yazımda yazdığım gibi sahil kasabasında denize nazir bir evde yaşamak olan ben, bu hayalim gerçekleşse bile mutlaka yılda 2-3 defa Istanbul'a gelir ziyaret ederim :) Zaten sanırım en iyisi Istanbul'da yaşamaktansa uzakta olup, özleminin doruğa çıktığı dönemlerde ziyaret etmek. Insan o zaman anlamıyor bütün o keşmekeşi ;)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi bunu okuyan aile eşrafım kızacak ama ben en çok Teador'u özledim :) O benim ilk evcil hayvanımdı. Palyancom'a hediye olarak yaşgününde almıştım. Palyancom da çalışmaya başlayacağı için 6 aylık iken anneme gönderdik onu. Şimdi en büyük merakım acaba bizi görünce ne yapacak? Sevinecek mi? Yoksa bizi unuttu da herhangi bir yabancıyı gördüğü gibi mi davranacak? Nasıl tatlı ve akıllı bir bilseniz. Eğer köpek alıp evde yetiştirmeyi düşünüyorsanız Labrador Retriewer cinci köpek alın derim. Ancak cinsinin iyi olmasına dikkat edin ;)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="TEXT-ALIGN: center"&gt;Yazımı İzmir'de okurken söylediğimiz bir İstanbul şarkısı ile bitiriyorum:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Salkım salkım tan yelleri estiğinde&lt;br /&gt;Mavi patiskaları yırtan gemilerinle&lt;br /&gt;Uzaktan seni düşünür düşünürüm&lt;br /&gt;İstanbul&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bin bir direkli Haliç’inde akşamlar&lt;br /&gt;Adalarında bahar Süleymaniye’nde güneş&lt;br /&gt;Hey sen ne güzelsin ey kavgamızın şehri&lt;br /&gt;İstanbul&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Boşuna çekilmedi bunca acılar&lt;br /&gt;Büyük ve sakin Süleymaniye’nle bekle&lt;br /&gt;Parklarınla köprülerinle meydanlarınla&lt;br /&gt;Bekle bizi İstanbul&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tophanenin karanlık sokaklarında&lt;br /&gt;Koyun koyuna yatan çocuklarınla bekle&lt;br /&gt;Bekle zafer şarkılarıyla geçişimizi&lt;br /&gt;İstanbul&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haramilerin saltanatını yıkacağız&lt;br /&gt;Bekle o günler gelsin, gelsin İstanbul&lt;br /&gt;Sen bize layıksın bizde sana İstanbul&lt;br /&gt;İstanbul&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Boşuna çekilmedi bunca acılar&lt;br /&gt;Büyük ve sakin Süleymaniye’nle bekle&lt;br /&gt;Parklarınla köprülerinle meydanlarınla&lt;br /&gt;Bekle bizi İstanbul&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/35538825-4966721307159256192?l=yasamadairhersey.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/feeds/4966721307159256192/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=35538825&amp;postID=4966721307159256192' title='13 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/4966721307159256192'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/4966721307159256192'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/2007/03/bekle-bizi-istanbul.html' title='Bekle bizi Istanbul :)'/><author><name>ANDY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06708833421958341412</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/mavitur.0.jpg'/></author><thr:total>13</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-35538825.post-2150091128937538742</id><published>2007-03-07T18:18:00.000+03:00</published><updated>2007-03-07T18:35:23.337+03:00</updated><title type='text'>Sobelendim :)</title><content type='html'>Nerden başlayacağım, ne yazacağım bulamıyorum ama yazacak o kadar da çok şey olmasına rağmen bu durumdayım :) Aslında son gunlerde sadece blog okuyup comment yazmanın, oturup yazı yazmaktan daha zevkli olduğunu düşünmeye başlamıştım. Ki; palyancom beni sobelemiş :) Hayatta vazgeçemeyeceklerim neler onları yazacağım şimdi :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevdiklerimle beraber olma olayına tamamen katılıyorum.  Ancak buradan hemen "sevdiklerim" arasında babam yok. Bunu belirtmek istedim. Baba mevhumu benim için "bak oğlum bu masa" " bak oğlum bu baba" gibi birşey. Bu ayrı bir yazı konusu. Zamanı gelince onuda paylaşacağım sizlerden. Bu durumdan hiçbir zaman şikayetçi olmadım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet nerede kalmıştık? Evet sevdiklerim ve sevenlerim ile birlikte olmak. Abimle, cikcik ile(abimin eşi), teyzemlerle, eniştemlerle, kuzenlerimle, arkadaşlarımla... Yalnızlık Allah'a mahsus değil mi? ;)&lt;br /&gt;Birgun bir sahil kasabasında denize nazır bir evde yaşama HAYALİM :)&lt;br /&gt;Asla ümidini yitirmeyen birisi olmama rağmen ümidimin kırılmaya başladığı yerde beni kolumdan tutup kaldıran ve benimle herşeye gögüs geren canım palyancom :)&lt;br /&gt;Annemim istediği gibi birisi olma idealimden...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aklıma şu an en önemli sayabileceklerim olarak bunlar geldi. Şimdi sıra benim birilerini sobelemem de :)) En zevkli yanı bu olsa gerek bu işin :) Ben de Yumurcak'ı, Mayonez'i sobeliyorum. Cadı ve Fikriminincegülü palyancom tarafından sobelendiği için ben sobelemiyorum :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/35538825-2150091128937538742?l=yasamadairhersey.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/feeds/2150091128937538742/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=35538825&amp;postID=2150091128937538742' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/2150091128937538742'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/2150091128937538742'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/2007/03/karmakark.html' title='Sobelendim :)'/><author><name>ANDY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06708833421958341412</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/mavitur.0.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-35538825.post-750452458755618983</id><published>2007-02-23T16:15:00.000+03:00</published><updated>2007-02-23T17:08:19.567+03:00</updated><title type='text'>Evlilik Üzerine...</title><content type='html'>İşten biraz olsun zaman bulup Yumurcak ve Mayonezin sayfalarını okudum. Şimdi palyancom "-Neden benim sayfama bakmadın" diye kızacak ama O'nun sayfasına bakmadan hemen yazasım geldi :) O yüzden hemen yazmaya giriştim. Hemen yazma nedenim ise Mayonez'in bir yazısındaki evli erkekleri hedef alan suçlamalar içeren yorumlar :))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi elbetteki her erkek benim gibi super ve harika olmayabilir :)) ama erkeklerin kadınlardan daha duygusal olduklarına eminim. Ha...bunu göstermek istemeyebilirler. Bunu göstermenin güçsüzlük olduğuna inanan da olabilir. Bu birazda erkeğin yetişme tarzına ve evliliğe bakış açısına bağlı. Mesela Samsun'da bir üniversitede iki erkeğin konuşması şu şekilde gerçekleşmiş (Yazı Leman'ın DUMUR olaylarından alınmıştır. Bu yuzden gerçekliği hakkında kesin bir bulgu yoktur):&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Olum en iyisi evlenmek..&lt;br /&gt;- Neden?&lt;br /&gt;- Karıyla yatıyon yatıyon hiç para vermiyon! :))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi bu mantelide olan bir erkekle evlenen bayanların haline vah ki vah!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evlilik her iki tarafında kendinden birşeyler vereceği bir kurumdur. Kimse kimseyi tamamen değiştiremez. Ancak zamanla birbirine benzemeler ve birbirinin huylarının alınması olur. Mesela benim dolabım fazlaca düzenlidir. Şöyle ki; gömlek askılarının kancaları, gömleklerin ön tarafı hep aynı yöne bakar. Palyancom buna dikkat etmezken artık o da öyle davranmaya başladı :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evlilik bence ortak çözümler üretilen bir kurumdur. Birisinin sevmediği diğeri engellemeyip hatta ara sıra ona eşlik ederse daha da iyi olur. Tabi bunu herkesten bekleyemezsiniz. Maalesef her zaman olaylar anlattıgım gibi gitmiyor. Bu yüzden evlilik öncesi yoğun duygunun yanına mantık en az duygu kadar gelmelidir. Erkek bir kadında ne aradığını çok iyi irdelemeli ve kadın da evine, mutfağına büyük zevkle girmeli ve iş yapmalıdır. Palyancom'la evlenmeden önce abimin eşi (palyancomun kuzeni) abim eve gelmeden hemen O'na birşeyler hazırlamak için mutfaga girer ve bunu büyük zevkle yapardı. Bunu yaparken bankadan tüm gün yorulmuş bir halde eve gelmiş olurdu. O zaman O'na hayran olmuştum ve abimin çok şanslı olduğunu düşünmüştüm. Bugun aynı şansa bende sahibim :))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir kadın  statüsü, maddi durumu, eğitimi, ünvanı ne olursa olsun erkeğinin gözünün içine bakmalıdır. Şimdi sakın bayanlar "biz kölemiyiz?" " ne biçim laf bu" "herşey sizin etrafınızda dönmüyor" gibi laflar söylemesinler. Bu bir erkeğin eşinden bekleyeceği ve maalesef benim şu an burada yazarak anlatamayacağım bir durumdur. Bu asla ve asla kadın erkeğin kölesi anlamına gelmiyor. Bana bunu Palyancom öğretti :) Ben mutfağa da girer, ütümü yapar, temizliği de yardım ederim. Fakat palyancom hep gözlerimin içine bakar ;)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konu oldukça dağıldı sanırım ama toplamak çok zor geliyor :))  O yüzden hemen konuyu kapatıyorum ve herkese mutlu, HUZUR dolu evlilikler diliyorum :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/35538825-750452458755618983?l=yasamadairhersey.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/feeds/750452458755618983/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=35538825&amp;postID=750452458755618983' title='5 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/750452458755618983'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/750452458755618983'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/2007/02/evlilik-zerine.html' title='Evlilik Üzerine...'/><author><name>ANDY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06708833421958341412</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/mavitur.0.jpg'/></author><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-35538825.post-160176742657233728</id><published>2007-02-19T22:52:00.000+03:00</published><updated>2007-02-20T14:22:12.332+03:00</updated><title type='text'>En Romantik 14 Şubat :)</title><content type='html'>Üstümüzde Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattı, karşımda Doca boncuk boncuk gözleriyle bana bakıyor, yanımda ise Palyancom Cadi'ya "aşkım" diye hitap ediyor :) 14 Şubat sevgililer gününü kutluyoruz :)) Biraz garip geldi değil mi size bunlar :))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ee..bizim asistan işleri karıştırınca Sevgililer Gününü Cadı-Doca çifti ile geçirdik :) Aslında biz "Değirmen" dediğimiz restorana, onlar ise "Maidan" isimli restorana rezervasyon yaptırmak istedik ama sevgili asistanıız Maidan'da yer bulamayınca gitmiş bizimle aynı yerde rezervasyon yaptırmış :) İki masa arasındaki mesafe 4 mt. olunca aynı masada oturmaya karar verdik :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vallahi gece boyunca fıkralar havada uçuştu :) Gülmekten gözümden yaşlar geldi. Bazen benim fıkra anlatmam gelir ve gitmez :) Ancak fıkralarımın çoğu sansürlü olduğu için her zaman rahat rahat anlatamıyorum :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki sene önce palyoncomla nişanlı iken abim, eşi (palyancomun kuzeni olur kendisi) ve biz Bodrum'a teyzemin yazlığına gitmiştik. Orada da fıkram geldi ve her gece bir fıkra ile gecelerimiz şenlenmişti :) Hala o gunleri hatırlar güleriz :) Orada bir sabah kahvaltı yaparken eniştem bize "sahilde yürüyüş yaptım, ilerideki teknelerin oraya kadar gittim, orada jetski'ler de var" dediği gibi benim aklıma geldi fıkra :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Temel sahilde oturuyormuş. Adamın biri gelip "-biraz önce burada jetski'ci vardı nereye gitti biliyor musun?" demiş. Temel de: " bilmiyorum ama istersen ben yavaş yavaş yaparım" demiş :))) Fıkra bittiğince abim ağzındaki çayı üstümüze püskürtmeye başladı :))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son zamanlardaki en gözde fıkram ise gene Temel'den :))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Temel birgün sinemaya gitmiş. Film bitince, çok guzel olduğu için herkes ayakta alkışlamaya başlamış. Temelin önündeki oldukca şişman bir kadında ayağa kalmış. Temel bir bakmış kadının eteği kıçının arasına girmiş. Yardımcı olup çıkartmaya çalışırken kadın arkasına dönüp tokadı yapıştırmıs :) Ertesi hafta Temel bu sefer aynı filme Dursun ile gitmiş. Fıkra bu ya; aynı şişman kadın önlerinde oturuyormuş. Film bitince gene ayakta alkışlamaya başlamışlar. Kadın da ayağa kalkmış. Bu sefer Dursun kadının kıçının arasına girmiş eteği çıkartmak istemiş ama Temel hemen Dursun'un eline vurup eteği tekrar yerine sokmuş :))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kadar fıkra yeter :) Aslında anlatmak yazmaktan daha zevkli ama maalesef şuan ki şartlarda yazmak durumundayım :))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doca'cım senin o boncuk bakışların hala aklımda :) Ahhh... ahh...! çok romatik bir geceydi :))&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/35538825-160176742657233728?l=yasamadairhersey.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/feeds/160176742657233728/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=35538825&amp;postID=160176742657233728' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/160176742657233728'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/160176742657233728'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/2007/02/en-romantik-14-ubat.html' title='En Romantik 14 Şubat :)'/><author><name>ANDY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06708833421958341412</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/mavitur.0.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-35538825.post-4443889595173972788</id><published>2007-02-04T20:24:00.000+03:00</published><updated>2007-02-05T08:04:30.202+03:00</updated><title type='text'>BEN TURK'UM</title><content type='html'>İşler öyle bir yoğunlaştı ki, artık bırakın yazmayı, palyancomun yazdıklarını dahi okuyamıyorum :( Kafamda o kadar çok iş var ki, her zaman yazacaklarını kafasında şekillendiren ben, bu sefer hepsini birbirine karıştırmaya başladım :) Nerden başlasam bilemiyorum ama sanirim öncelik başlıkta olmalı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet ben Turk'um. Asılar boyu dünyanın yarısına hükmetmiş bir milletin evladıyım ve bununla GURUR duyuyorum. Asla ve asla hic bir ırk, din, dile mensup olmak gibi bir düşüncem ya da isteğim olmadı. Neden olsun ki! Kimin bizler kadar asil ve gururlu bir geçimişi var?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunları neden mi yazıyorum? Turkiye iki hafta önce Ermeni de olsa bir evladını kaybetti. Hem küskün iki milletin birleşmesi için çaba sarfeden birisini. Ermeni ya da başka bir millet olsun, ölen kişi TÜRKİYE'nin evladıdır. Gene gaza gelen yurdum insanı, tam dinlemeden, net anlamadan, DÜŞÜNMEDEN hareket edip bizi bir yanlışa düşürdü :( Şimdi Hrant Dink öldürüldü de ne değişti? Kimin eline ne geçti? Sadece bizi karıştırmak, bu ülkede HUZUR olmasini istemeyen insanların ekmeğine yağ sürüldü!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cenaze günü ve daha öncesinde atılan "Hepimiz Ermeniyiz" sloganına ben bir TURK olarak katılmıyorum. Ermeni olana saygım sonsuz. Ancak bu ülkenin kargaşaya, iç karışıklığa götürecek bir yolda, ülkemizde yaşayan tüm milletlerin dikkatli konuşup, hareket etmesi gerekmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yıllardır bize HUZUR vermemek için yaratılan ve sürdürülen düsmanlıklar sadece ve sadece bu düşmanlığı yaşayanlara zarar vermiştir. Bu düşmanlığı yaratıp besleyenler ise rahat içinde koltuklarında oturmaktadırlar. Artık hepimizin bunları görüp daha bilinçli olmamız gerekmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hrant Dink'e Allah'tan rahmet, ailesine ve yakınlarına sabır diliyorum...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/35538825-4443889595173972788?l=yasamadairhersey.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/feeds/4443889595173972788/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=35538825&amp;postID=4443889595173972788' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/4443889595173972788'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/4443889595173972788'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/2007/02/ben-turkum.html' title='BEN TURK&apos;UM'/><author><name>ANDY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06708833421958341412</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/mavitur.0.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-35538825.post-1824771549949342191</id><published>2007-01-26T11:54:00.000+03:00</published><updated>2007-01-26T12:22:20.886+03:00</updated><title type='text'>Alerji :(</title><content type='html'>Uzun zaman oldu yazmayalı ancak işler o kadar yoğun ki ne yazabiliyorum ne de takip ettiğim blogları okuyabiliyorum. Fakat yazacaklarım aklımın bir köşesinde duruyor ;)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haftabaşı yemek sonrası şantiyeye gittim ve alanı gezerken birden boynum kaşınmaya başladı. Ayrıca biranda sinir basmaya başladı. En ufak olaya aşırı sinirli tepki vermeye başadım.  Ofise gittiğimde ise yüzümün kızardığı ve şiştiğini söylediler. Hemen doktor geldi ve "alerji olmuşsun" dedi. Acilen fist aid'e gidip iğne yaptılar. Hayatım boyunca toplam olduğum iğne kadar iğne yaptılar :) 7 iğne ve serum :) Serumda hayatımda bir ilktir. İğneden korkmuyorum ama ipnenin derimden içeri girmesi fikri beni rahatsız ediyor. O yuzden iğneye asla bakmam. En sonunda doktorlar alerjinin ciddi oldugunu ve hastaneye gitmem gerektiğini söyleyip beni ambulansla hastaneye götürdüler. Bu da hayatımdaki bir ilkti! Ambulansta olmak insanı psikolojik olarak rahatsız ediyor.  Vücudumun değişik yerleri önce kızarıp şişiyor sonra iniyor ve her seferinde başka bir yerden alerji tekrar ediyordu. Zaten bu yüzden 7 tane iğne yedim. Hastane dediğime bakmayın. Turkiye'deki en kötü hastane bundan çok daha iyi durumdadır. Yıllardır hiç tamirat görmemiş bir hastane. Ayağım maçta sakatlandığında da buraya gitmiştik ve hepimiz "insan buraya sağlam girer, hasta çıkar" diye düşünmüştük. Hastane şu an baştan restore edilyor ama hizmet verilen bölümler, hasta odalarının hali içler acısı. Birde beni 1 gece o odalardan birinde yatırmak istediler. Çok güldüm tabi ki onlara :) Odalarda hijyen diye birşey yok diyebilirim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Serumu bitirdikten 1 sonra hastaneden çıktım. Hatta hastaneye gelen diktatör ve güçlü şirin bana oyle bir yere geldiğim için kızdılar. ancak ben o kadar iğne ve o anki halimle bunları düşünecek durumda değildim ki!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgili palyancom da bana kızdı ona geç haber verdiğim ve hastaneye hemen gelemediği için :(  Halbuki ilk fırsatta ona haber verdim ama kendimi hep iyi hissettiğim ve ciddi bir durum olmadığı için ilk anda söylemedim. Birde şehirin diğer ucundaki benim bile yolunu bilmediğim hastaneye nasıl çağıracaktım onu ! Kendisi evde çok üzülmüş ve sıkılmış :( Haklı tabi; aynı durumda ben olsam delirirdim herhalde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doktorlar daha sonra çok ciddi bir alerji olayı yaşadığımı, eğer o iğneleri olmasam ve biraz geç kalsam alerjinin boğazımı şişirip yutkunmada zorluk çekeceğimi söylediler. Sözler insanı ürkütüyor değil mi? :) Ancak allah'a şükür şimdi iyiyim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;10 günlük ilaç ve diyet verdiler. Çerez, çukulata başta olmak üzere herşey yasak :) Ancak haşlanmış sebze ve et yememde sorun yok! Kaç zamandır kilo vermek istiyordum, bahanesi oldu :)  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neye alerjim oldu bilmiyorum. Her zaman yediklerimi yemiştim. Ben hala şantiyede kimyasal bir maddeden alerji kaptığımı düşünüyorum ama net olarak ne bilemiyorum :( Alerji testi yaptırsam bile her maddenin tek tek test edilmesi gerektiği için bulmak zor olabilir. Ayrıca size ufak bir bilgi; alerjiniz yokken birden çıkabilir ve varken de yok olabilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/35538825-1824771549949342191?l=yasamadairhersey.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/feeds/1824771549949342191/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=35538825&amp;postID=1824771549949342191' title='6 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/1824771549949342191'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/1824771549949342191'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/2007/01/alerji.html' title='Alerji :('/><author><name>ANDY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06708833421958341412</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/mavitur.0.jpg'/></author><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-35538825.post-2755158009994928034</id><published>2007-01-16T17:36:00.000+03:00</published><updated>2007-01-16T18:04:08.098+03:00</updated><title type='text'>Abim :)</title><content type='html'>Uzun zamandır işlerden dolayı yazamıyorum ama yazacaklarım hep aklımda :) Evet mayonez kucukken bende abimden cok çektim. Gerçi o Cuneyt Arkın filmlerinin en can alıcı noktalarını üstümde denemiyordu ama her futbol maçında ne zaman onu geçsem bana hep çelme takarak en kazma savunma oyuncularının hareketlerinden örnekler gösteriyordu :) Ne zaman ona çalım atsam kendimi yerde buluyordum :) Bu yuzden bir dönem futbolda çok korkak oynar olmuştum :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aklımda kalan en net olay ise bana küçüğüm diye attığın yalanlar :) Solağım diye  "sen solcusun seni askere almayacaklar" derdi :) Sonra daha anlattığı pek çok atmasyon olay var fakat aklımda en çok bu olay kalmış :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir defasında evin zilini çalıyor ama içeri girmiyordum. 4-5 defa zili çalıp içeri girmemem sonucunda çok kızmış olacak ki; duvar takviminin metal kısmını ayaklarıma doğru fırlattı, ancak aynı anda korku ile yere eğilince kaşımın ustunde guzel bir yarığım olmuştu :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim hatırlamadığım ama annemin anlattığı diğer bir olay ise; ben küçükken üstüne çıkıp atcılık oynaması :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak, onun karakalem çalışmasının tamamını kapkara yaptığım zaman kızması (oysa ben onu zenci eli yapmıştım) ve soba kenarında kuruyup, sobanın sıcaklığı ile kızmış olan kot pantolon düğmesini suratına bastırdığım ve 10 gun fantomun kötülük yüzüğünü yemiş gibi dolaşması da ayrı komik olaylardır :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi bu yazıyı okusa bana gene "eşş...oğlu hiçbirşeyi de unutmuyorsun" diye bağırır :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seni seviyorum canım abicim :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/35538825-2755158009994928034?l=yasamadairhersey.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/feeds/2755158009994928034/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=35538825&amp;postID=2755158009994928034' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/2755158009994928034'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/2755158009994928034'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/2007/01/abim.html' title='Abim :)'/><author><name>ANDY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06708833421958341412</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/mavitur.0.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-35538825.post-6341643406653668005</id><published>2006-12-29T14:54:00.001+03:00</published><updated>2007-01-03T08:36:37.934+03:00</updated><title type='text'>İstanbul'u izliyorum...</title><content type='html'>&lt;div align="left"&gt;Ben şairin tersine, bugün İstanbul'u izliyorum. Her ne kadar trafik sinirlerimizi gerse de, evden çıkıp bir yerlere gitmek için koştursak ta, o kalabalık içinde boğulacak gibi olsak da; ben bugün İstanbul'u izliyorum. Bu sefer, 1 yaşında geldiğim ve geçen seneye kadar tüm hayatımı geçirdiğim bu sehiri, başka bir ülkeden gözlerim kapalı izliyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstiklal'de yürüyorum Tünel'e doğru. Hava soğuk ama yeni yıl için süslenmiş bu sokak içimi ısıtıyor :) Isınmamın bir asıl sebei ise; tabi ki canım palyancom yanımda ;) My Moon'da yemek yiyoruz :) (ilk orada akşam yemeği yemiştik te)&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;p align="left"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5013916536937397314" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_OQ5TSqNPX38/RZUChoWcPEI/AAAAAAAAAAk/Kiz1UxM8sXw/s320/istanbul-karli.jpg" border="0" /&gt;Sonra Gümüşsuyun'dan Dolmabahçe'ye inmeye başlıyoruz. Ona ilk "seni seviyorum" dediğim yerde tekrarlıyorum içimdeki sevgiyi, aşkı ona.. &lt;/p&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;strong&gt;"SENİ SEVİYORUM AŞKIM"&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;center&gt;&lt;/center&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;Dolmabahçe Sarayı'nın yanında boğazı izlerken sarılıyorum canım karıma, başbaşa izliyoruz güzelim boğazı...&lt;br /&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;p align="left"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5013917503305038930" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_OQ5TSqNPX38/RZUDZ4WcPFI/AAAAAAAAAAs/J-1oAQNQ7B4/s320/dolmabahce+saray%C4%B1.jpg" border="0" /&gt;Ortaköy'e geçiyoruz...Deniz kenarındaki bankalara oturup güneşi batırıyoruz Ortaköy camii'nin üstünden, boğaz köprüsünün ayaklarının altından... &lt;/p&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5013918997953657954" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_OQ5TSqNPX38/RZUEw4WcPGI/AAAAAAAAAA0/G6dJi_wkkso/s320/ortak%C3%B6y.jpg" border="0" /&gt; Gecenin karanlığı çökerken İstanbul'un üstüne, şehir ayrı bir güzelliğe bürünüyor. Köprüler birer gerdan gibi ışıyor boğazında...Her iki yakası ışıl ışıl...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5013921179797044338" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_OQ5TSqNPX38/RZUGv4WcPHI/AAAAAAAAABI/CRT9OgK52NY/s320/bo%C4%9Faz.gif" border="0" /&gt; Ertesi sabah, erkenden kalkıp Beşiktaş’a çarşı içindeki Pando Usta’nın yerinde bal, kaymak, peynir ve sıcak sütle kahvaltı yapıp başlıyoruz güne :) Uzun birgün var önümüzde…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Biraz sesizlik için Anadolu Kavağına geçiyiyoruz. Birde boğazın karadeniz tarafındaki girişinden, uzaktan bir tepeden bakıyoruz İstanbul'a. &lt;/p&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5013922201999260802" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_OQ5TSqNPX38/RZUHrYWcPII/AAAAAAAAABQ/bCd7d8xrEAc/s320/anadolu+kavag%C4%B1.jpg" border="0" /&gt;Bir vapurla Sarıyer’deyiz sonra…Deniz kenarından, balık tutanları izleyerek geliyoruz, Beşiktaş’a…Bu sefer motorla Üsküdar’a geçip, Kadıköy’e uzanıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5013925324440485010" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_OQ5TSqNPX38/RZUKhIWcPJI/AAAAAAAAABY/5RREV7kNUmM/s400/motor+%C3%BCsk%C3%BCdar.jpg" border="0" /&gt; &lt;p align="left"&gt;&lt;center&gt;&lt;/center&gt;&lt;p align="center"&gt;Moda sahilinde biraz mola :)&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5013926883513613474" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_OQ5TSqNPX38/RZUL74WcPKI/AAAAAAAAABs/blkt_QXdIqo/s320/moda.jpg" border="0" /&gt;Canınız ne yapmak isterse bulabileceğiniz bir şehirdesiniz. Paranız az ve ya çok farketmez. Her zaman yapacak birşeyler, zaman geçirecek aktiviteler bulabileceğiniz koca bir metropol burası.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben bu güzellikleri gözlerim kapalı izlerken, siz orada yaşayanlar! “&lt;strong&gt;O şehrin değerini bilin lütfen&lt;/strong&gt;”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT: Herşeye rağmen emeklilik yıllarımı (tabi görme imkanım olursa o günleri) güneyde bir sahil kasabasında geçirmek istiyorum, canım Palyoncom’la :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/35538825-6341643406653668005?l=yasamadairhersey.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/feeds/6341643406653668005/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=35538825&amp;postID=6341643406653668005' title='4 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/6341643406653668005'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/6341643406653668005'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/2006/12/istanbulu-izliyorum.html' title='İstanbul&apos;u izliyorum...'/><author><name>ANDY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06708833421958341412</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/mavitur.0.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_OQ5TSqNPX38/RZUChoWcPEI/AAAAAAAAAAk/Kiz1UxM8sXw/s72-c/istanbul-karli.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-35538825.post-5254621541797696472</id><published>2006-12-27T14:09:00.000+03:00</published><updated>2006-12-27T20:30:53.290+03:00</updated><title type='text'>Yaramaz ben :)</title><content type='html'>Gecenlerde, eskileri dusunurken Etiler'de oturdugumuz ev geldi aklıma. Belediye sitesindeydi. Simdiki Akmerkez'in tam karsısındaydı. O zamanlar (sene 1980'ler) memur kısmı da oturabiliyordu o tarafta :) Akmerkez'in oldugu yerde amatör maçların yapıldığı toprak bir saha vardı. Etiler Lisesi'nin önü de bugünkü gibi kapalı değildi. Motorsiklet, bisiklet kiralayan birisi vardı tam okul önündeki boşlukta. Pazar günleri amatör lig maçları oynanacağı için abimle bir gece önceden buzluğa su dolu bidonları koyar maç günü futbolculara satardık. Fakat maç esnasında su içen oyuncuyu maçtan sonra bulmak zor olduğu için (adamlar sanırım topa kafa vurmaktan hafıza kaybına uğrayıp unuturlardı su içtiklerini) pek kazanamazdım ama sonucta su çeşmeden olduğu için herhangi bir yatırım bedeli de yoktu :))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Apartmanın önü ve sitenin olduğu alan ve yollar cok geniş oldugu için bize oldukça geniş oyun alanı vardı. Herkesin, özellikle günümüz çocuklarının bulmadığı oyun alanı imkanlarımız vardı :) Fakat daha önemli olan abimle evde kendimize yarattığımız oyun alanı ve olanaklarıydı ;) Sanırım her erkek adı tüf tüf olan ve külah seklinde kıvrılmış kagıtların ince borulardan üflenerek atılması oyununu oynamıştır :) Zaman içinde iki boruyu kibrit kutuları ile birbirine bağlayarak arka arkaya atış imkanı sağlamak, borunun altına daha kısa bir boru ekleyerek mermileri (ufak küllahları) istifleme gibi yaratıcılıklarda sergilerdik :)) Abimle bu oyunu evde tüm ışıkları kapatarak birer el feneri ile oynardık. Tabi ebe olan, saklananı ararken ışığını yakmak zorunda oldugu için, kek gibi avlanırdı :) Bir defasında abimi tam şakağından vurmuştum :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küçük olduğumuz için erken yatmak gibi zorunluluklar vardı haftaiçi. Özellikle avrupa kupası maçları zamanı yatmak zorunda kalınca yada sevdigim bir film olunca; salonun şekli itibariyle ve odamızdan salona girerken solda duran koltuk sayesinde televizyon izlerdim. Bu koltuğun arkasına saklanır uykum gelene kadar izlerdim televizyon :) Sonrasında sabah uyanmak zor gelirdi, o ayrı :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5013259698998885426" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_OQ5TSqNPX38/RZKtIoWcPDI/AAAAAAAAAAU/YAPFZgkL0RI/s400/EV+PLANI.bmp" border="0" /&gt;Televizyon deyince aklıma geldi. Siyah-beyaz izlerdik tüm programları. Bizim televizyon önünde yeşil renkte şeffaf bir plastik vardı ki televizyona renk katsın :)) Hangi akıllı yapmışsa artık :)) Birde regulator vardı. O olmadan televizyon çalışmazdı :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gene evdeki oyunlara dönelim. Annemin mandalları ile kendime yollar yapar arabalarımla oynardım. Neden oldugunu hatırlamıyorum ama arabaların benzini bitermiş gibi yapar, zar zor vardırırdım arabalar benzin istasyonuna :) Sanırım benzin sıkıntısı benim oyunumu da ektilemişti :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birde yemek masası altına saklanıp, annem sofrayı kurarken eteklerine mandal takmamız var :)&lt;br /&gt;Ondan da öte abimle yaptığımız yaramızlıklar sonrası üzülen annemizin gönlünü almak için imzalayıp annemize verdiğimiz "yaramazlık yapamama" anlaşmalarımız var :) Abimle anlaşma yapardık; bir daha annemizi üzmeyeceğimize dair ve imzalardık. Fakat anlaşmalara uyduğumuz söylenemez :) Hala abimde bir örneği duruyor. Onu da ileride buraya ekleyeceğim ;)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/35538825-5254621541797696472?l=yasamadairhersey.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/feeds/5254621541797696472/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=35538825&amp;postID=5254621541797696472' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/5254621541797696472'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/5254621541797696472'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/2006/12/yaramaz-ben.html' title='Yaramaz ben :)'/><author><name>ANDY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06708833421958341412</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/mavitur.0.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_OQ5TSqNPX38/RZKtIoWcPDI/AAAAAAAAAAU/YAPFZgkL0RI/s72-c/EV+PLANI.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-35538825.post-116566869487637060</id><published>2006-12-09T15:50:00.000+03:00</published><updated>2006-12-09T18:48:31.393+03:00</updated><title type='text'>Taraftar Olmak..!</title><content type='html'>Geçen hafta bir derbi daha oynandı, aynen yıllardır oynandığı gibi. Daha senelerce oynanacak böyle derbiler. Ancak yine son yıllarda olduğu gibi futboldan çok sahaya atılan yabamcı maddeler ve küfürler konuşuldu maalesef. Bu Kadiköy’de, İnönü’de, Ali Sami Yen’de ve hatta her stadta böyle...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eskiden stadlarda ışıklandırma olmadığı için maçlar gündüz oynanır ve biz sabahın köründe maça gider bilet kuyruğunda bekleşirdik. O zamanlar stadlar yarı yarıya ayrılırdı taraflara. Elbette maçtan önce olaylar olurdu ama hep belli gruplar arasında yaşanırdı bu istenmeyen olaylar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bayanlar ya da çoçuklar derbi maçlarına götürülmezdi. Ancak numaralı dediğimiz tirbünlerde görebilirdiniz onları.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artık bu manzara çok değişti ve tabiki taraftar profili de aynı şekilde... Artık maçlarda daha fazla bayan ya da çocuk seyirci görmek mümkün. Fakat bayanların maça gelmesi hiçbirşeyi değiştirmedi. Küfürlü tezaruhatlara bayanlar da eşlik ediyorlar artık. Hemde yolda duysalar kızacakları küfürleri zikrediyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Taraftar olmak; ölene kadar desteklemek, hep destek tam destek ya da yenilse de yense de takımının yanında mı olmaktır? Rakibini sakatlayacak hareketlerde bulunup kırmızı kart gören futbolcumuzu çıkarken alkışlamak, sahaya yabancı maddeler atmak, rakiplerine maç boyu küfür etmek taraftar olmak mıdır?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ülkenin ekonomik koşullarında gerek işin getirdiği stress, gerekse yaşanan baskıdan kurtulmanın bir yolu haline geldi taraftar olmak. Normal bir günde dışarıda gayet düzgün giyimli gördüğümüz insanlar o tirbünlerde biran da değişmekte ve tanınmaz hale gelmektedirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gittiğim bir derbide topluca ana avrat küfür edilirken önümdeki baba- oğulun bu topluluğa büyük zevkle katılmaları beni şok etmişti. Adam oğluna kızacağı yerde onunla zıplayıp küfür ediyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küfür asla engellenemez. Çünkü bireysel küfür mutlaka olacaktır. Küfür edene ancak etrafındakiler tepki verirse, o anlık engellenebilir. Ancak toplu küfürün önlenmesi için ciddi yaptırımlar ve dikkatli demeçler verilmeli. Rakip takım yöneticileri kameralar önünde ağız dalaşı yaparsa, imam osurursa cemaat sıçar misali, tirbunlerden eksik olmaz küfür! Birde buna tek taraflı ve fanatik yazılarla, sloganlarla taraftarları provoke eden basınla taraftar sitelerini eklersek işin içinden çıkmak iyice zorlaşıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anlayacağınız daha çoook küfür dolu, yabancı maddelerin havada uçuştuğu maçlar izleyeceğiz. Çünkü yenerken sevinmesini bile bilemeyen insanımız yenilgiyi hiç sindiremiyor içine!!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/35538825-116566869487637060?l=yasamadairhersey.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/feeds/116566869487637060/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=35538825&amp;postID=116566869487637060' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/116566869487637060'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/116566869487637060'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/2006/12/taraftar-olmak.html' title='Taraftar Olmak..!'/><author><name>ANDY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06708833421958341412</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/mavitur.0.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-35538825.post-116496106434038996</id><published>2006-12-01T10:45:00.000+03:00</published><updated>2006-12-01T11:28:22.740+03:00</updated><title type='text'>Bu da bitiyor :)</title><content type='html'>2006'nın son ayının ilk günü...Bu yıl da acısıyla, tatlısıyla bitmek üzere. Geri sayım başladı bile 2007 için. Ama ben hala dun gibi hatırlıyorum 2000'li yıllarda kaç yaşında olacağımı hesapladığım günleri :) Hatta küçükken oyanıdığımız Uzay Yolu 1999 bile tarih oldu :) Milyoner hala güncelliğini koruyor bu arada :))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geri dönüp baktığımda yıllık izin dışında tamamen yurt dışında geçirdiğim bir yıl 2006. Canım palyancomun yanımda olması yurt dışında geçen bu yılın rahat ve huzurlu geçmesindeki en büyük faktör :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne siyasetten ne Türkiye'nin geldiğin noktadan ne de spordan bahsetmek istemiyorum bugün. Aslında neden bahsedeceğimi de bilmiyorum. Düşünceler arasında ışık hızında seyahat ederken aklıma takılanları yazıveriyorum işte! Kelimeler sanki benim kontrolumun dışında dökülüyor yazıma...Olsun bazen bırakmak lazım kendimizi akışa. Ne olacağını düşünmeden...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geriye dönüp bakmadan, dün ne yaşadığımızı düşünmeden birgün sonrasına gitmek gerek bazende. Kafamızı problemlerimiz ile doldurmak yerine, kısa bir ara verip hayallere gitmek :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Devamlı planlar yapıyoruz, tasarlıyoruz. Hedefler koyuyoruz kendimize. Hedefsiz yaşam mı olurmuş diyenler olabilir. Teknoloji geliştikçe, yıllar ilerledikçe hedefler de artıyor, planlar da. Peki ne zaman bırakacağız birşeyleri planlamayı ya da hedeflemeyi? Bu, son nefesimizi verdiğimiz an mı son bulacak?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazen bırakmak lazım kendini hayatın akşına. O götürsün bizi gittiği yere. Zaten planlar yaptıgımız, hedefler koyduğumuz zaman da çarpmıyor muyuz kayalara? Yıkılmıyor mu hayallerimiz? Kaç hedefe varamadan vazgeçmedik mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bırakın, bırakın kendinizi o nehrin akşına...Nasılsa kendimiz ne kadar güç, çaba harcasak bile o nehir yönlendirmiyor mu bizi? Gidecek başka nehir mi var?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bitiyor 2006...Daha dün gibi ilk günleri 2006'nın. Seneye bugün bu sözü 2007 için söylemeyecek miyiz?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/35538825-116496106434038996?l=yasamadairhersey.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/feeds/116496106434038996/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=35538825&amp;postID=116496106434038996' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/116496106434038996'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/116496106434038996'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/2006/12/bu-da-bitiyor.html' title='Bu da bitiyor :)'/><author><name>ANDY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06708833421958341412</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/mavitur.0.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-35538825.post-116437956671685111</id><published>2006-11-24T17:06:00.000+03:00</published><updated>2006-11-27T14:34:27.970+03:00</updated><title type='text'>Ben kasabamı istiyorum..!</title><content type='html'>Adını şuan hatırlamıyorum  ama yazılarını severek okuduğum gazeteci, bir yazısında okul yıllarında nasıl idealist olduklarını, iş hayatına girince neler yapacaklarını ancak okul bitipte iş hayatına girince gerçekleri gördüklerini, okulda öğrendikleri ile iş hayatı arasında büyük farklılıklar olduğunu ve idaellerinden nasıl uzaklaşıp bu döngüye ayak uydukduklarını anlatmış ve sonunda bir arkadaşlarının herşeyi bırakıp Bodrum'a yerleştiğini, huzuru burada bulduğunu anlatmıştı. Yazıyı okuduğum zaman aslında benimde aynı durumda olduğumu düşünmüştüm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsan kariyer basamaklarında yükseldikçe sadece maddi yönden rahatlıyor bence. Alım gücü yükseliyor. Belki daha lüks bir yaşam yaşıyor ama sadece bunlar yeterli mi? Para + lüks yaşam? Bunlar insana huzur, sağlık verebilir mi? Kariyer yükseldikçe artan stres ve hata yapmama baskısı altında maddi durumumuz daha iyi olsa ne değişir? Sağlığımızın değeri aldığımız maaşlarla ölçülebilir mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi sizden bu yazıyı okurken herşeyi unutup sadece hayalimi beyninizde canladırmanızı istiyorum :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adını bilmediğim ya da koyamadığım bir yer düşünün. Deniz kenarında, sessiz, sakin... Bir kasaba, nüfusu belki de 500'ü aşmayan. Kendinize ait bir ev ve bahçesi. Hemen yürüme mesafesindeki ufacık limana bağlı  pancar motorlu taka.  Akşamları güneşin batışını izleyebileceğiz bir veranda. Verandayı istediğiniz gibi döşeyebilirsiniz. İster sallanan koltukta oturun, isterseniz hamakta ya da eskilere özlem duyup sedirde. Sebzenizi taze taze bahçeden toplayıp yapın yemeğinizi. Ve sabahları kümesten topladığınız yumurtaları ister sahanda yiyin ister rafadan :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/x/blogger/5374/3956/1600/143727/kasaba.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://photos1.blogger.com/x/blogger/5374/3956/400/974776/kasaba.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Pancar motorlu takanıza atlayıp açılın masmavi denizde...Doğanın güzelliğine birde denizden bakın tutarken balığınızı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir süre sonra sıkıcı geleceğini düşünüyor olabilirsiniz. O zaman şimdi iş yerinize dönün. Pazartesi sabah kalkın ve önce trafikle uğraşın, hele araba kullanıyorsanız işe başlamadan sinir ve stres basacak :) Ya o otobüslerde insan konservesi misali işine ulaşmaya çalışan insanlar..? Ofisinize varın ve çalışmaya başlayın. Dünden, geçen haftadan, geçen yıldan farklı ne yapıyorsunuz? Monotonlaşmamış mı iş hayatınız?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizi iş hayatının monotonluğunu seçmeye iten faktör ; akşam iş çıkışı gidebileceğiniz yüzlerce mekan!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben kasabama dönmek istiyorum. Sevdiklerim, sevenlerim gelsinler yanıma. Oturup sohbet edelim televizyonsuz, cep telefonsuz. Akşam batırıp sabah hepberaber doğuralım güneşi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Ben kasabamı istiyorum hayalimdeki.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/35538825-116437956671685111?l=yasamadairhersey.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/feeds/116437956671685111/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=35538825&amp;postID=116437956671685111' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/116437956671685111'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/116437956671685111'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/2006/11/ben-kasabam-istiyorum.html' title='Ben kasabamı istiyorum..!'/><author><name>ANDY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06708833421958341412</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/mavitur.0.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-35538825.post-116374862452459066</id><published>2006-11-17T10:23:00.000+03:00</published><updated>2006-11-17T10:54:38.613+03:00</updated><title type='text'>Hayatımız kaç ytl?</title><content type='html'>&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span lang="EN-GB"&gt;İş, güç derken baktım ki nerdeyse bir haftadır yazmamışım. Aslında aklıma yazacak birşeyde gelmedi :) Ancak dün gece haberleri izlerken, gördüğüm haberlerden sonra bugün yazma kararı aldım.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span lang="EN-GB"&gt; Tüm kanallardaki ana haber bültenlerinin ilk 5 - 10 dakikası siyaset, ekonomi sonrasında ise yaklasık 20 - 25 dk. tamamen magazin ve  ölüm haberleri ile dolu.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span lang="EN-GB"&gt; Ajdar ne yapmış, İbrahim Tatlıses Hülya Avşar'a evlenme teklif edecek mi? O manken eşini aldatmış... Böyle sürüp gidiyor o ilk beş on dakikadan sonra... Bu birde ana haber bülteni. Bu yüzden en iyisi NTV gibi düzgün haber yapan kanalları izlemek. Eskiden Televole vardı. Böyle haberler için yapılmış bir programdı ama artık bu tür saçma sapan haberler ana haber bültenlerinde nerdeyse en ön sıralarda yer buluyorsa şapkayı önümüze koyup düşünmek gerek.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span lang="EN-GB"&gt; Birde mantar gibi biten kısa yoldan ünlü olma yarışmaları var tabi ki! Amerika için söylenen "fırsatlar ülkesi" yakıştırması yakında bizim için yapılacak. O dereceye geldi. İnsanlar kısa yoldan ünlü olmak ve para kazanmak uğruna kendilerini ne hallere sokuyorlar şaşırıyorum. Aslında onlara kızamıyorum. Bu ekonomik durumda kendilerini sıka sıka en sonunda bu hale düşmeleri onların suçu değil. Bu ülkeye gelen her iktidarın, düzeltmediği ve seçilmeden önce karşı olduğu o düzene ayak uydurup halkı unuttuğu gerçeğini görünce nasıl kızacaksınız. Burada asıl kızılması gereken birileri de, bu iş üzerinden prim yapan TV kanalları!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span lang="EN-GB"&gt;&lt;br /&gt;Asıl yazmak istediğim konu son iki gündür ülkemde iki gencecik insanın toplamda 25 ytl için öldürülmüş olmaları. O insanların ailelerinin, sevdiklerinin yüreği yanıyor bugün ve yanacak günler boyunca :( Ya o insafsızca cinayetleri işleyen kanı bozuklar! Onlara ne ceza vermek gerek? Avrupa Birliğine gireceğiz diye idam cezasını da kaldırdık! Ceza işleyen nerdeyse biz masumlardan daha değerli olacak!&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span lang="EN-GB"&gt; &lt;/span&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/para.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/400/para.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span lang="EN-GB"&gt;Kapkaça ağır ceza gelmesi için kaç kişinin daha ölmesi ya da yaralanması gerek? Cezalar caydırıcı olmalı. Fakat bizde hapisaneler adamlar için bir nevi sığınma yurdu. "Nasılsa 6 ay yatar çıkarım" düşüncesiyle suç işleniyor.  Zaten arkanda güçlü birisi varsa hapisane cennet gibi oluyor bazıları için.  Bir de arada çıkan "AF" sayesinde bu insanlar tekrar topluma dönüyorlar. Olan biz kurallara, yasalara riayet &lt;st1:place st="on"&gt;&lt;st1:city st="on"&gt;eden&lt;/st1:city&gt;&lt;/st1:place&gt; vatandaşa oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazen öylesine çileden çıkıyoruz ki; linç girişiminde bulunulduğunda zanlıyı koruyan polise kızası geliyor insanın! Zaten dün geceki haberde adını hatırlamadığım köy sakinleri tecavüzcü adamı linç etmek istediler hatta aralarında "idam edin" diye bağıran kadınlar vardı!&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;Toplumda gerekli refah ve düzen sağlanamazsa böyle görüntelerle daha çok karşılaşırız. Artık devletin elini taşın altına koyma vakti geldi. O kürsülerde konuşmak, nutuk atmak çok kolay. Biz söz değil, icraat bekliyoruz. Zam ya da yeni vergi kararını alırken hiç zorlanmayan hükümet bu insanlara verilecek çok daha sert cezalarda da aynı kararlılıkta olmalı. İktidarı kaybetmemek adına verilen tavizler yüzünden bu duruma geldik!&lt;br /&gt;&lt;span lang="EN-GB"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/35538825-116374862452459066?l=yasamadairhersey.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/feeds/116374862452459066/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=35538825&amp;postID=116374862452459066' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/116374862452459066'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/116374862452459066'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/2006/11/hayatmz-ka-ytl.html' title='Hayatımız kaç ytl?'/><author><name>ANDY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06708833421958341412</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/mavitur.0.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-35538825.post-116315931108327015</id><published>2006-11-10T14:20:00.000+03:00</published><updated>2006-11-14T09:31:39.546+03:00</updated><title type='text'>Huzur İçinde Uyu Diyeceğim Ama...</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/ata.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/400/ata.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;O boğaz kenarında yalılarda ya da halkın ödediği vergilerle yapılmış meclis lojmanlarında yaşamadı. Hayatının tamamını çok sevdiği milleti ve vatanı için harcadı. Ne kendisini ne de özel yaşantısını düşünecek zamanı yoktu ve olmamalıydı O'nun için. Varsa yoksa hep milleti ve vatanı. Yaptıklarıyla, söyledikleriyle; bizlerin mutlu ve rahat yaşamamızı sağlamaya çalıştı. Ben en iyisi bugün sözü O'nun için konuşanlara bırakayım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Umarım huzur içinde uyuyorsundur ATAM!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;hr align="center" color="#000000" size="1"&gt;  &lt;dl&gt;&lt;dd&gt; &lt;h3&gt;AFGANISTAN&lt;/h3&gt; &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;O buyuk insan yalniz Turkiye icin degil, butun dogu milletleri  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;icin de en buyuk onderdi.  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;Emanullah HAN&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt; &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;Afgan Krali &lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt; &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt; &lt;h3&gt;ALMANYA&lt;/h3&gt; &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;O,kisisel kazanc ve un pesinde kosan basit bir diktator degil,  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;gelecek kusaklar icin saglam temeller atmaga ugrasan bir  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;kahramandi.  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;Prof.Walter L.WRIHT Jr.&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Ataturk Turkiye'yi tek dusmani kalmaksizin birakmitir. Bu  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;zamanimizin hicbir devlet sefinin basaramadigidir.  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;Alman Volkischer Beobachter Gazetesi &lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Almanya, ATATURK'un eserine ve mucadelesine hayrandir. Onda,  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;tarihi eseri, ozgurlugu seven butun milletler icin bir sembol  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;olarak kalacak kudretli bir kisilik gormektedir.  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;Berlin, Alman Ajansi&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Istirap ceken dunyada baris ve esenligi yeniden kurmak ve  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;insanligin yalniz maddi degil, manevi gelismesini saglamak  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;isteyenler Ataturk'un iman verici ve yon gostericiliginden  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;ornek ve kuvvet alsinlar.  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;Profesor Herbert MELZIG(Tarihci) &lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Kendisinin tarihi buyuklugu, eseri olan yeni Turkiye'ye  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;bakilarak bu gunden olculebilir.  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Celik gibi azim ve gayreti, uzagi goren akil ve hikmetle  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;birlesmis olan bu gercek halk onderi ve devlet adami; Anadolu  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;daglarinin en uzak ve issiz kosesindeki koylere bile baska bir  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;ruh asilamistir.  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;Illustrierte Dergisi&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;O, kendi milleti ve beseriyet alemi icin besledigi muhabbetle,  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;bir dahinin neler yarattigina dair, cihana fevkalade heyecanli  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;bir sahne seyrettirmektedir.  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;Herbert MELZIG&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;  &lt;h3&gt;AMERİKA&lt;/h3&gt; &lt;dl&gt;&lt;dd&gt;Ataturk bu yuzyilin buyuk insanlarindan birinin tarihi  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;basarilarini, Turk halkina ilham veren liderligini, modern  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;dunyanin ileri goruslu anlayisini ve bir askeri lider olarak  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;kudret ve yuksek cesaretini hatirlatmaktadir...  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Cokuntu halinde bulunan bir imparatorluktan ozgur Turkiye'nin  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;dogmas, yeni Turkiye'nin ozgurluk ve bagimsizligini serefli  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;bir sekilde ilan ve o zamandanberi korumasi, Ataturk'un Turk  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;halkinin isidir. Suphesiz ki, Turkiye'de giristigi derin ve  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;genis inkilaplar kadar bir kitlenin kendisine olan guvenini  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;daha basari ile gosteren bir ornek yoktur.  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;John F.KENNEDY&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt; &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;(A.B.D.Baskani, 10 Kasim 1963) &lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Benim uzuntum, bu adamla tanismak hususundaki siddetli arzumun  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;gerceklesmesine artik imkan kalmamis olmasidir.  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;Franklin ROOSEVELT&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt; &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;(A.B.D.Baskani, 10 Kasim 1963) &lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Asker-devlet adami, cagimizin en buyuk liderlerinden biri idi.  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Kendisi, Turkiye'nin, dunyanin en ileri memleketleri arasinda  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;hakettigi yeri almasini saglamistir. Keza O, Turklere, bir  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;milletin buyuklugunun temel tasini teskil eden, kendine  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;guvenme ve dayanma duygusunu vermistir.  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;General Mc ARTHUR&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Sovyet Rusya Hariciye Naziri Litvinof ile gorusurken kendisine  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;onun fikrince butun Avrupa'nin en kiymetli ve en ziyade  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;dikkate deger devlet adaminin kim oldugunu sordum. Bana  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Avrupa'nin en kiymetli devlet adaminin Turkiye Cumhurbaskani  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Mustafa Kemal oldugunu soyledi.  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;Roozwelt (Franklen D.) 1928&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt; &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;Birlesik Amerika Cumhurbaskani &lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Dunya sahnesinden tarihin en dikkatli,cekici adamlarindan biri  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;gecti.  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;Chicago Tribune&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Savas sonrasi doneminin en yetenekli liderlerinden biri.  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;New York Times&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Insani teslim alici fevkalade onderlik kuvveti vardir. O,  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;tetiktir, hazir cevaptir, dikkati cekecek kadar zekidir.  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;Gladys Baker(Gazeteci)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dd&gt;&lt;/dl&gt; &lt;h3&gt;ARNAVUTLUK&lt;/h3&gt; &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Bu Turk Milleti yastadr.Cunku yeni Turkiye'nin yaraticisi  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;olan essiz sefini kaybetmistir.  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;Stipsi Gazetesi&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;  &lt;h3&gt;AVUSTURYA&lt;/h3&gt; &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Buyuk dusuncelerin adami...bir devlet mimariydi.  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;Neue Freie Presse, Viyana&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Ataturk oyle bir insandir ki, hayali degildir. Istedigini  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;bilir, bildigini yapar, yapamayacagi birseyi de istemez.  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;Avusturyali Heykelci KRIPPEL &lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;  &lt;h3&gt;BELÇİKA&lt;/h3&gt; &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Ataturk, yirminci asrin en buyuk gercegini yaratan adamdir.  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;Kopenhag-Nasyonal Tidende&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Milletine bu kadar az zamanda bu olcude hizmet edebilen tek  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;devlet adami Ataturk'tur.  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;Libre Belgique gazetesi&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;  &lt;h3&gt;BULGARİSTAN&lt;/h3&gt; &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Hicbir memleket, yeni Turkiye'nin Ata'si tarafindan basarilan  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;kadar guclu, hizli ve kokten bir yenilik hamlesine  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;erismemistir.  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;Bulgar Dness Gazetesi&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;  &lt;h3&gt;ÇİN&lt;br /&gt;&lt;/h3&gt; &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Mustafa Kemal yeni Turkiye'nin kalbidir. Eski, yipranmis bir  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;toplumdan yepyeni, guclu bir millet yaratmis, essiz  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;kisiligiyle kendini herkese saydirmis, enerjisiyle herkesi  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;kendine inandirmistir.  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;Ma Shao-Cheng(Yazar)&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;  &lt;h3&gt;DANIMARKA&lt;/h3&gt; &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Ataturk, sahsiyet ve yetenegin dev gibi bir simgesi idi, O,  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;yirminci yuzyilin en gorkemli olayini yaratan adamdi.  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;National Tidence Gazetesi&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;  &lt;h3&gt;FINLANDIYA&lt;/h3&gt; &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Ataturk, olaganustu nitelikte bir devlet adami, savas sonrasi  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;dunya tarihinin en onemli simalarindan biri idi.  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;Hufvud Stadbladet Gazetesi &lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt; &lt;h3&gt;FRANSA&lt;/h3&gt; &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Insanligin butun belirtileri O'nda kendini hemen gosteriyor.  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;Noelle Gazetesi&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Eski Osmanli imparatorlugu bir hayal gibi ortadan silinirken,  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;milli bir Turk Devleti'nin kurulusu, bu cagin en sasirtici  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;basarilarindan birisidir. Mustafa Kemal, yuce bir eser ortaya  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;koymustur.Ataturk'un parlak basarisi butun somurgeler icin bir  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;ornek olmustur.  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;Maurice BAUMANT(Profesor)&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Cok buyuk bir adamdi...bir siyasi dahiydi.  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;Excelsior Gazetesi&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Dunyanin, cagdas, en buyuk kisilerinden biri.  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;Le Jour-Echo de Paris&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Ataturk'un yurt kurtarici oldugunu, milletlerin en vefalisi  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;olan Turkler asla unutmayacaklardir.  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;Noell Roger Gazetesi&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Karsimdaki bu buyuk adamda, kesfettigim bu buyuk mechulde  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;maharet ve karakter o kadar iyi islenmisti ki, sozlerinde  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;hicbir suphe aranamazdi.  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;Claude Farrer(Yazar)&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Bu gunun Turkleri, yuzyillar once Avrupayi titreten canli  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;millet durumuna erismistir. Ve bu aksam O buyuk olunun basinda  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;bekleyen Turkiye, guclu ve dipdiri Turkiye'dir.  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;Pierre Dominique(Gazeteci) &lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Asirlari asan adam !..  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;Fransa, Paris Basini&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt; &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Akilli ve barisci yontemlerle gerceklestirdigi eseri halklarin  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;tarihinde izlerini birakacaktir.  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;Albert LEBRUN&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt; &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;Fransiz Cumhurbaskani&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Mevcut rutbelerin hepsini kaldirdigi bir memlekette, bu adam,  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;butun rutbeleri, kazanmistir. O memlekete, bulabilecek en  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;serefli isim O'na verilmistir.  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;Mercel Sauvage(Gazeteci)&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Bu, insanliga denenmis bir felsefe ornegi olarak sunulabilir.  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Ataturk yuz yillara sigabilecek isleri on yilda tamamladi.  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;Gerrad Tongas(Yazar)&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Ataturk oldu. Baris kubbesinin Dogu sutunu yikildi. Artik  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;evrende barisi kimse garanti edemez. Nitekim Avrupali devlet  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;adamlari; O'nun 1930'da yaptigi uyari ve tavsiyeleri  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;dinlememis ve dunyayi 1939 yilinda ikinci buyuk savas  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;felaketinin icine suruklemislerdir.  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;SANERWIN Gazetesi&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Ataturk, bir milleti, birkac yilda asriletirmek mucizesini  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;gostermistir.  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;Paris-Le Temps&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Yeni Turk Devleti ile Ankara Andlasmasi'nin imzalanmasi  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;nedeniyle; "Bizi arkadan vurdu, dag basindaki haydutlarla,  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Mustafa Kemallerle anlasti" diyenlere Fransiz Basbakaninin  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Mecliste verdigi cevap:  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Dag basindaki haydutlar diye isimlendirdiginiz kahraman  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Mustafa Kemal ve O'nun tum askerlieri burada olsalardi, teker  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;teker hepsinin heykellerini dikerdik. Boylesine kahraman bir  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;andlasma imzalamaktan gurur duyuyorum. (1921)  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;Fransiz Basbakani BRIAND&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Sirasiyle Ihtilalci ve asi, sonradan muzaffer bir kumandan  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;olan "Turklerin babasi" Yeni Turkiye'yi yaratti, sultanlari  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;kovdu, kadinlara hurriyet verdi fesi kaldirdi, ulkesinde  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;radikal bir inkilap yapti.  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;Paris-Soir'den&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Denilebilir ki onsuz, Islam alemi yolunu bulabilmek icin elli  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;yil daha bekleyecekti.  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;Berthe Georges-Gaulis&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;O, yuce bir daga benzer. Eteginde yasayanlar bu yuceligi fark  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;edemezler. Bu dagin azametini kavrayabilmek icin, O'na cok  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;uzaklardan bakmak gerekir.  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;Claude FARRER&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt; &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;Fransiz Edibi&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Turkiye tarihi, bugun her zamandan cok Bati ve Avrupa  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;tarihinden ayrilmaz bir haldedir. Ve Ataturk'un bu yondeki  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;gayretleri sonucsuz kalmamistir.  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Memleketlerimiz arasindaki yuzyillari asan dostluk, bu  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;gelismenin temel ogelerinden biridir.  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;Charles De GAULLE&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Kemal Ataturk'un karakterinin bir cephesini gostermek  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;itibariyle bir noktayi hatirlatmak isterim. bize savaslarindan  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;birini anlatiyordu. Birdenbire durdu:  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Goruyorsunuz ya, dedi: bircok zaferler kazandim. Fakat  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;bunlarin en buyugunden sonra bile her aksam, savas alanlarinda  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;olen butun askerleri dusunerek icimde derin bir keder  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;duyuyorum.  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Cesaret ve zekasindan baska yuregi bu kadar yuce olan boyle  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;bir Sef'in, yurdu icin mucizeler yaratms olmasina sasilabilir  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;mi?...  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;George BENNES&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt; &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;Vu Gazetesi-1938&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Devrin yuksek sahsiyetleri kitaplarda, konferanslarda  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Turkiye'nin asla degismeyecegini ve degismeden olecegini ilan  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;etmislerdi. Halbuki olmeden degisti. Hem de kokunden ve bastan  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;asagi degisti. Inanclar, gelenekler, yontemler yikildi. Son  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;dokuntulerini de yabanci zirhlilari ve kapitilasyonlar gibi  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;memleketten surup attilar. Turkiye, ruhunu degistirmisti.  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Tamamen ve tasavvur edilmesi mumkun oldugu kadar...  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;Raymond CARTIER&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt; &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;Le Nouvelliste Gazetesi&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt; &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt; &lt;h3&gt;HINDISTAN&lt;/h3&gt; &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Dunyanin yetistirdigi en buyuk insanlardan biri.  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;Star of India&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Ataturk, yalniz Turk Milleti'nin degil, ozgurlugu ugruna  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;savasan butun milletlerin onderiydi. O'nun direktifleri  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;altinda siz bagimsizliginiza kavustunuz. Biz de o yoldan  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;yuruyerek ozgurlugumuze kavustuk.  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;Bayan Sucheta KRIPALANI&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt; &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;Hint Parlamento Heyeti Baskani &lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt; &lt;h3&gt;INGILTERE&lt;/h3&gt; &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Savas sonrasinin en ileri gelen devlet adamlarindan biri.  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Kendi basina bir klas olusturuyordu ve hemen her acidan tekdi.  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;The Fortnightiy, Londra&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Avrupa, savastan sonra belirmis az sayidaki yapici devlet  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;adamlarindan birini kaybetti.  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;Spectator&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Cagimizda hicbir isim Ataturk'un adi kadar buyuk saygi  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;yaratmamistir.  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;Observer&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Ingiltere once, cesur ve asil bir dusman, sonra da sadik bir  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;dost olarak tanidigi buyuk adami selamlamaktadir.  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;Sundey Times&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;O, benzeri olmayan bir devlet adami idi.Diktatorlerin tahammul  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;edemedigi serbest bir nizamla, demokrasilerin basaramadigi ve  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;basaramiyacagi isler yapmistir. Tarihte boyle adamlar  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;devirlerine kendi adlarini vermilerdir.  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;Word Price&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;O, Turkiye'nin onceki kusaklarindan hicbirine nasip olmayan  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;ozgurluk ve guven dolu bir hayat sagladi. Basarilari,  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Turkiye'nin Avrupa devleti olmasini sagladi, yakin dogunun  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;tarihini degistirdi.  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;Times Gazetesi&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Savas Turkiye'yi kurtaran, Savastan sonra da Turk Milletini  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;yeniden dirilten Ataturk'un olumu, yalniz yurdu icin degil,  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Avrupa icin de buyuk kayiptir. Her sinif halkin O'nun ardindan  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;doktukleri icten gozyaslari bu buyuk kahraman ve modern  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Turkiye'nin Ata'sina deger bir gorunumden baska bir sey  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;degildir.(1938)  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;Winston CHURCHILL&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt; &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;Ingiltere Basbakani&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Ataturk, Turk Milleti'nin ruhunda Turk Bayragi gibi dalgalanan  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;bir basti.  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;Daily Telegraph&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Cumhuriyet Turkiyesi'nin Devlet Baskani Kemal Ataturk, diger  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;onderlerde gormeye alismadigimiz su degerli nitelikleri  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;kisilinde toplamis bulunuyor: alacak gonulluluk, yeterlik ve  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;basari...  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;The Truth Dergisi&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;O genc ve dahi Turk Sefi'nin o esnada Canakkalede bulunmasi,  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;muttefikler bakiminden talihin en aci darbelerinden biridir.  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;Alan Moorehead(Yazar)&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Ataturk, eskimis bilimlerle bos yere kafasini yormams  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;oldugundan daha taze ve cesur dusunen bir onderdir.  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Kendisi icin, bugunku Avrupa'nin en guclu Devlet Adamidir  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;diyebilecegimiz Ataturk, hic suphesiz devlet adamlarinin en  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;cesur ve orjinalidir.  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;Herbert Sideabotham(Yazar)&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Herhangi bir olayi derinligiyle kavramak, cikar yolu gorup  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;birdenbire harekete gecmek iktidari, O'nun essiz otoritesinin  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;baslica kaynaklarindan biridir.(1923)  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;Grace Ellison (Gazeteci)&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt; &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt; &lt;h3&gt;IRAN&lt;/h3&gt; &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Ataturk gibi insanlar bir nesil icin dogmadiklari gibi belli  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;bir devre icin de dogmazlar. Onlar onderlikleriyle yuzyillarca  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;milletlerin tarihinde hukum surecek insanlardir.  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;Tahran Gazetesi&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Ataturk yalniz kahraman milletinin buyuk bir Sef'i olmakla  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;kalmamistir. O, ayni zamanda insanligin da en buyuk evladi  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;olmustur.  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;Iran Gazetesi&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;  &lt;h3&gt;ISRAIL&lt;/h3&gt; &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Dunya, cagimizin en dikkati cekici adamlarindan birini  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;kaybetti.  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;Palestine Post&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Mustafa Kemal Ataturk, kuskusuz 20. yuzyilda dunya savasindan  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;once yetisen en buyuk devlet adamlarindan biri, hicbir millete  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;nasip olmayan cesur ve buyuk bir inkilapci olmustur.  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;Ben Gurion&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt; &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;Israil Basbakani (1963)&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;  &lt;h3&gt;ISVEC&lt;/h3&gt; &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;O, olmasaydi modern Turkiye olmazdi. O'nun sayesinde Turkler,  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;O'nun olaganustu eserini izleyebilecekler ve zaten dunyaca pek  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;yuksek olan onurlarini daha fazla yukseltebileceklerdir.  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;Nya Dagligt Gazetesi&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;  &lt;h3&gt;ISVICRE&lt;/h3&gt; &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Turkiye'yi yaratan, tarihimizin bu en Buyuk Adam'ini basimi en  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;derin hurmetle egerek selamlarim.  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;Profesor MORRF&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Yalniz bir asker degil, ayni zamanda yuzyilimizin bir daha  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;goremiyecegi bir dahi idi.  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;Profesor SEKRETAN&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;  &lt;h3&gt;ITALYA&lt;/h3&gt; &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Hayatinin sonuna kadar milleti'nin mutlak guveni ile kurdugu  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;devletin basinda muzaffer kumandaninin kisiligi, esi  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;gorulmemis bir karakter ornegidir.  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;C.C.SFORZA&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Ustun iradesi, tukenmez cesareti ve essiz sezis ile  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;hasimlarini dize getirdi. Fazilet ve ciddiyeti, uc yilda  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;memleketine yalniz askeri, ayni zamanda tam ve doyurucu bir  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;siyasi zafer kazandirdi.  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;F.Perrone Di San Martino (Yazar) &lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Ataturk'un olumu ile Yakin Dogu'nun gelismesine birinci  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;derecede etken olan son derece kuvvetli bir sahsiyet  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;kaybolmustur.  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;Tribuna Gazetesi&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;  &lt;h3&gt;JAPONYA&lt;/h3&gt; &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Sasirtici ve cekici bir kisi. Asker olarak buyuk, fakat devlet  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;adami olarak daha buyuk.  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;Japon Times&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Yuzyildanberi Kucuk Asya'nin cikardigi en buyuk lider.  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;The Japon Cohronicle&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;  &lt;h3&gt;LUBNAN&lt;/h3&gt; &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Buyuk adamlar, kusaklarinin basindadir. Turk Milleti'nin  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;basindaki buyuk ve dahi Ataturk, politika ve savas alanlarinda  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;yilmayan buyuk ve yurtsever bir insandi.  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;KERAMA&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt; &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;Lubnan Basbakani, 10 Kasim 1963) &lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Kelimenin tam anlamiyle bir yapici ve yaratici olan Ataturk,  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;dunya haritasinda memleketine yepyeni bir sinir cizmistir...  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;Loryan Gazetesi (1938)&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Ataturk, dunyanin cok nadir yetistirdigi dahilerdendir. O,  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;butun bir tarihin seyrini degistirmistir.  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;Ennehar Gazetesi (1938)&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Dunyanin cok nadir yetistirdigi dahilerdendir. Dunya tarihinin  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;gidisini degistirmistir.  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;An Nahar&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;  &lt;h3&gt;MACARISTAN&lt;/h3&gt; &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Yuzyilimizda, "olmayacak hicbir sey yoktur" seklindeki tarihi  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;gercegi isbatlayan ilk adam olmustur.  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;Esti Ujsag.Macar.&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Dunya, bu savas ve baris kahramani buyuk adamin olumu ile  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;yoksul dusmustur.  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;Pester lioyd Gazetesi&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Turkiye'yi bir ari kovaninin ve butun Turkleri de bal aramaga  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;cikmis caliskan arilara benzetiyorum. Nasil arilar beylerinin  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;etrafinda toplanip calisirlarsa butun Turk Milleti bu gun  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;buyuk dahi Mustafa Kemal etrafinda toplanmislardir.  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;Prof.M.Zaajti Franes&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;  &lt;h3&gt;MISIR&lt;/h3&gt; &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Caginin, belki de tum tarihin en olaganustu kisilerinden biri.  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;Egyptian Gazete&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;  &lt;h3&gt;NORVEC&lt;/h3&gt; &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Ataturk, tarihte, memleketinin en buyuk adamlarindan biri  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;olarak kalacaktir.  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;Le Morgen Bladet Gazetesi&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;  &lt;h3&gt;PAKSTAN&lt;/h3&gt; &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Kemal Ataturk, yalniz bu yuzyilin en buyuk adamlarindan biri  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;degildir. Biz Pakistan'da, O'nu gecmis butun caglarin en  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;buyuk adamlarindan biri olarak goruyoruz. Askeri bir deha,  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;dogustan bir lider ve buyuk bir yurtsever...  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;Eyup Han&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt; &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;Pakistan Cumhurbaskani&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Bizim aslimiz rengi ucmus bir kivilcim iken, O'nun bakisi ile  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;cihani kaplayan ve aydinlatan bir gunes haline geldik.  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;Ikbal(Sair)&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;  &lt;h3&gt;POLANYA&lt;/h3&gt; &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;O'nun yaratici ruhunun ve atesli yurtseverliginin harekete  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;gecmemis oldugu hicbir alan yoktur...  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;Gazeta Polska&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;  &lt;h3&gt;ROMANYA&lt;/h3&gt; &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Ataturk, tarihte teskilatci bir dahi, bir milletin harikalar  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;yaratan yoneticisi ve memleketinin kurtaricisi olarak  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;kalacaktir.  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;Independance Romaine Gazetesi(12 Kasim 1938) &lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Bir milleti, ucurumun kenarindan sarsilmaz azmiyle kurtaran,  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;kuvvetlendiren, yukselten yoneticiler arasinda Ataturk, en  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;birincisidir.  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;Timpul Gazetesi(12 Kasim 1938) &lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;  &lt;h3&gt;RUSYA&lt;/h3&gt; &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Sohreti butun cihana yayilmis olan tecrubeli baskanin yonetimi  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;herkesin sevgi ve saygisini ceken buyuk Turk Milleti'nin milli  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;bagimsizligini devamli bir basari ile kuvvetlendirmis ve yeni  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;milli yapisini yaratmistir.  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;Sovyet Basbakani Kalinin&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;  &lt;h3&gt;SURIYE&lt;/h3&gt; &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Vatanini muhakkak bir parcalanmaktan kurtararak devlet  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;gemisini guvenilir bir limana goturduktan sonra milletinden  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;bir taht istemedi. O, kelimesinin butun anlamiyla bir insan,  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;essiz bir dahi, kahraman bir asker ve siyaset adami idi...  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;Elifba Gazetesi&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Ataturk'un basardigi isler mucize ve harika kabilindedir.  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Birkac yil icinde memleketinde yaptigi inkilaplar, birkac  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;yuzyilda gerceklestirilmeyecek islerdir.  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;El Tekaddum Gazetesi&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;  &lt;h3&gt;YOGOSLAVYA&lt;/h3&gt; &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Ataturk'un dehasi, tarihte Turk Milleti'nin tasidigi ruhun  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;faziletine en yuksek orneklerinden birini teskil edecektir.  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;Branko Aczemovic (Elci)&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Tarih, silinmez harflerle bu devlet adaminin ismini  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;hakedecektir. Ataturk bir halk adamidir. Kirilmaz azmi, keskin  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;zekasi ve kudreti kendisini yendigi alin yazisinin onune  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;getirmis, boylece yeni Turkiye'nin yaraticisi olmustur.  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;Politika Gazetesi&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;  &lt;h3&gt;YUNANISTAN&lt;/h3&gt; &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;Turkiye, dost ve dusmanlarinin hayran oldugu bir deha adama,  &lt;/dd&gt;&lt;dd&gt;malik bulunmak bahtiyarligina erismistir.  &lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;dl&gt;&lt;p&gt;Katimerini&lt;/p&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;&lt;/dl&gt;Kaynak : http://www.adk.boun.edu.tr/&lt;br /&gt;&lt;/dd&gt;&lt;/dl&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/35538825-116315931108327015?l=yasamadairhersey.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/feeds/116315931108327015/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=35538825&amp;postID=116315931108327015' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/116315931108327015'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/116315931108327015'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/2006/11/huzur-iinde-uyu-diyeceim-ama.html' title='Huzur İçinde Uyu Diyeceğim Ama...'/><author><name>ANDY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06708833421958341412</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/mavitur.0.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-35538825.post-116306675937539855</id><published>2006-11-09T12:21:00.000+03:00</published><updated>2006-11-09T14:57:52.223+03:00</updated><title type='text'>Er Frans</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/er%20frans.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/400/er%20frans.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Yukarıdaki resim hangi tarihte çekilmiş bilmiyorum ama bize dilimiz konusunda çok önemli bir mesaj veriyor. Atatürk'ün dilimize verdiği önemin bir belgesi olarak heryerde sergilenmeli bence. Bilmeyenler için söyliyeyim; Er Frans, Air France'in Fransizca  okunuşu. Resimdeki tabelada orjinal yazılışı yanında Türkçesi için Fransızca telafuzu yazılmış. İnsalar rahat okusunlar diye...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün televizyonlarda, radyolarda bile artık yabancı (özellikle İngilizce) kelimeler artarak kullanılmaktayken Ata'mız yıllar önce Türkçemiz bozulmasın diye neler yapmış!!! Fakat nedense her konuda olduğu gibi dil konusunda da batı özentimiz had safhada artarak devam ediyor. Çok meraklıyız canım konuşurken arada yabancı bir terim kullanmaya!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adamlar Kurtuluş Savaşı sonunda bizi savaşarak yenemeyeceklerini anlayınca açık açık ifade etmişler Türkiye'yi ekonomik savaşla yeneceklerini!!! Ama gerek bizim basiretsiz yöneticilerimiz gerekse batı hayranı insanlarımız bunu görmemezlikten gelip onların ekmeğine yağ sümüşüz ve sürmeye de devam ediyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O özendiğimiz ülkeler kendi dilleri ile konuşmak için nasıl çaba sarfediyorlar! Almanların çoğu çok iyi ingilizce bilmelerine rağmen önde kendi lisanları ile konuşmak istiyorlar. Turizm pazarımızda bu yüzden çok sayıda almanca bilen çalışan var. Keza Fransızlar da öyle. İngilizce bilseler de konuşmazlar. Ama biz kendi dilimiz yerine onların dilinden kelimeler kullanmaya bayılıyoruz. Sonra da ortaya çıkıp ülkemizi seviyoruz, milliyetçiyiz diye atıp tutuyoruz. Daha milliyetçiliğin ne olduğunu bilmiyoruz!!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şöyle bir etrafınıza bakın. Hemen yanı başınızda yabancı  ismi olan dükkanlar göreceksiniz. Bazı yabancı kelimeler günlük yaşantımızın bir parçası olmuş. Adamlar hayatımızın her alanına girmiş ve bizi kendilerine bağımlı hale getirmişler. Biz ise hala onların birliğine girmek için can atıyoruz. Bizimle alay eder gibi habire bahane üretip önümüze sunuyorlar. Biz ise hala umutla birliğe alınacağımız günü sayıklıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konuyu biraz başka bir boyuta taşıyacağım. Bizim bu kadar yabancı bağımlısı olmamızda ülke insanımızın suçu çok büyük. Çünkü yurt dışına satılan bir mal ile ülke içine satılan malın kalitesi birbirini daha yeni yeni tutuyor ki hala bu konuda dışarıya mal satarken (batıdan söz ediyorum) en yüksek standartta mal üretiyoruz. Bizi yıllarca salak yerine koyup kötü malları kakalamay çalışanlar yüzünden , bizden malı alıp gene bize satan ülkelerin mallarını kullanmak durumunda kaldık. İşin daha düşüncürü tarafı ise bizi kazıklayan yurdum insanının baş tacı edilmesi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konu çok dağıldı biliyorum ama başka bir ilginç olayı da aktarmak istiyorum.  Batıya mal üretirken son derece hassas olan yurdum iş adamları doğuya aynı hassasiyeti hiç göstermemiş, aksine bozuk, kırık malları kakalamışlar hep. Gürcistan da bile daha yeni yeni Türk mallarına güven duyulmaya başlandı. Zamanında Türk mallarında çok çektikleri için bugün Almanya nerdeyse tüm Gürcistan pazarına hakim ülke konumunda.  Zamanında paraya para demeyen kapalı çarşı ve laleli esnafı bugün ağlıyorsa sırf kısa yoldan para kazanmak isteyen adamların doğu bloğu ülkeleri kazıklamasındandır. Bugün o adamlarda kan ağlıyorlar ama iş işten geçti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yapılan bir araştırmaya göre kişi memnuniyetini 2 kişiye söylerken, memnuniyetsizliğini 9 kişiye anlatırmış.  Varın siz anlayın bu güvensizliği yok etmek için ne kadar çalışmamız gerektiğini.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önce milli değerlerimize sahip çıkmalıyız. Bayrak, dil, örf- adetler ve tarihimiz...Geçmişle övünürken bugün geçmişin gölgesinde kalıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Eğer kendimizi kendi dilimizle ifade edecek durumda değilsek yazık halimize..!&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/35538825-116306675937539855?l=yasamadairhersey.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/feeds/116306675937539855/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=35538825&amp;postID=116306675937539855' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/116306675937539855'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/116306675937539855'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/2006/11/er-frans.html' title='Er Frans'/><author><name>ANDY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06708833421958341412</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/mavitur.0.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-35538825.post-116290468027209632</id><published>2006-11-07T15:32:00.000+03:00</published><updated>2006-11-08T09:08:17.780+03:00</updated><title type='text'>Eşşek!</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/e%3F%3F%3F%3Fek.0.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/320/e%3F%3F%3F%3Fek.0.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Üniversitede öğrendiğim bir söz vardı "&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Okumakla cahillik gider eşşeklik baki kalır&lt;/span&gt;" diye. O kadar doğru söylenmiş bir söz ki; heran etrafınızda okumuş ama eşşeklik yapmaktan geri kalmayan insanlar görebilirsiniz. Benim en sinir olduğum ise böyle insanların birşekilde iş yerlerinde yükselmeleri... Yalakalık yaparak,show yaparak prim yapan bu insanlara hiç tahammülüm yok. Maalesef bizim şirkette pek çok böyle okumuş EŞŞEK var! Aslında onlara Eşşek diyerek, yükümüzü taşıyan güzel gözlü hayvanlara haksızlık etmiş oluyoruz ama söz böyle söylenmiş :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üstlerine yalakalık yapıp, sağda solda iş yapmak yerine show yapan adamlar yüzünden bazen çalışma şevkim bozluyor. Esasında bunlara o anda cevap verip, suratlarına ne olduklarını söylemek lazım ama... Benim asıl anlamadığım, bu tarz insanların ne halt olduklarını bilmelerine rağmen bunlara prim tanıyan yöneticiler! Yani onu kovsanız yerine o işi çok daha iyi yapacak 10 kişi bulmanız çok kolay ama bizim yöneticiler maalesef bu adamlara mevki veriyorlar birde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen sene şirketim bana yurt dışındaki bu görevi teklif ettiğinde, hep inandığım ve güvendiğim diktatör işin başında olduğu için, hiç düşünmeden kabul ettim. İlk zamanlar gerek palyoncomdan, gerek ülkemden ayrı kalmak biraz zor gelse de zamanla alıştım. Hatta ilk geldiğim zamanlar geri dönmeyi bile düşündüm. Ancak ne zaman böyle düşünsem hemen kendimi toparlayıp; yaşam boyunca ne badireler atlattığımı düşünüp, güçlü oldum. Ayrıca bana güvenip buraya çağıran diktatörü ve beni buraya gönderen şirketimi zor durumda bırakmamak için elimden gelenden daha fazlasını yapmaya çalıştım. Buna ilaveten şunu çok iyi biliyordum; eğer işin daha başında pes edip geri dönseydim ne  şirkette daha üst kademelere yükselebilirdim ne de gelecekte olabilecek başka yurt dışı işlerde akla gelirdim. Evet gerçek buydu. Ben olsam işin daha başında pes eden birisini bir daha kolay kolay düşünmez ve onunla yola çıkmazdım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maalesef her zaman kişi hakettiğini tam alamıyor. Allah'a şükür bu konuda ben şanslıyım. Bazen biraz sabır gerek hakettiğine kavuşman için...Bazen de susmak...Ancak bir yere kadar tabi ki! Böyle yalaka ve kişiliksiz insanlar söz konusu olunca ben susamıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve maalesef bu tip insanlar hayatımızın her dalında o ve ya bu şekilde karşımızda, yanımızda olacaklar ve biz bunlarla aynı havayı tenefüs etmek zorunda kalacağız...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/35538825-116290468027209632?l=yasamadairhersey.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/feeds/116290468027209632/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=35538825&amp;postID=116290468027209632' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/116290468027209632'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/116290468027209632'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/2006/11/eek.html' title='Eşşek!'/><author><name>ANDY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06708833421958341412</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/mavitur.0.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-35538825.post-116255084180136175</id><published>2006-11-03T13:09:00.000+03:00</published><updated>2006-11-03T14:27:54.576+03:00</updated><title type='text'>Ne olacaksın?</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/subay.0.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/400/subay.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Çoçukken en çok karşılaştığımız soru sanırım "Büyüyünce ne olacaksın?" idi. Benim bu soruya cevabım erken yaşlarda "Babam gibi Subay olacağım"dı. Uzun yıllar subay olma hayaliyle yaşadım. Ancak özellikle askerlik hizmetimden sonra "iyiki subay olmamışım" dedim kendi kendime. Çok iyi hatırlarım, babamın pek cok haritası üzerinde kendi kendime tattikler çizer, daha sonra bu taktikleri gerçekleştirirdim. Fakat oyunun tamanında tek başıma olduğum için o kadar askeri öldürmek ve bir o kadar da asker adına ölmek çok yorucu oluyordu :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lisede bu fikrim iyi yerlere gelmiş bir turizmci olarak şekillendi. Sonuçta turzim okuyordum ve bu yönde kendimi geliştirmem gerektiğini düşünerek lise yıllarımdaki stajlarımı otellerin hep değişik bölümlerinde yaptım. Amacım her bölümün işleyişini bilmek ve ileride genel müdür olunca konulara daha geniş açı ile bakabilmekti. Üniversite de bu yönde devam etmeye çalıştım ama gerek bizim rock tarzımızdan ödün vermeyeşimiz, gerekse turizmi baltalayan bombalı saldırılar sonucu bunu amacımdan geri kaldım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üniversitede merak saldığım gitar ve rock müzik sayesinde haywan adam ve evil ile grup kurma konusunda çok defalar ciddi ciddi düşünmemize rağmen bu isteğimizi çeşitli nedenlerden dolayı gerçekleştiremedik. Aslında bunların en başında konuştuklarımızın hep sözde kalması geliyordu. Evil ve benim icin maddi problemler de vardı :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1993 yılında gittiğimiz ve en önde yer aldığımız Metalica konseri bizler için hayal gibidir halen. Sanki o konsere hiç gitmedikte rüyamızda yaşadık. O sene Avrupa turnesinde en uzun İstanbul İnönü stadyamundaki konserlerinde sahnede kalmışlar ve bizlere unutulmaz bir performans sergilemişlerdi. Daha sonra 1999 yılındaki Ali Sami Yen'de verdikleri konsere gittik ama hem grup performansı hem de seyirci kitlesi 1993 yılındaki konserle alakası  olamayacak kadar kötüydü!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/metalica.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/400/metalica.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Şimdi bile zaman zaman bizim bir rock grubu kurduğumuzu ve konser verdiğimiz düşlerim. Kim bilir belki zamanında en büyük hayallerimizden biri olan; hep beraber Fethiye'de yaşlanmak isteğimizi gerçekleştirirsek grubumuzu kurarız :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/jordan.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/400/jordan.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Bu arada lise yıllarımda Eczacıbaşında başalayıp, Yeşilyurt spor kulübünde son bulan basketbol sevdamdan da bahsetmem gerek. Eczacıbaşında basketbol eğitimi almış ve Yeşilyurt Spor Kulübü yıldız takımına davet edilmiştim. Benim için basketbola  ilk adımdı bu. O yaz tüm antremanlara katılmış ve gerçekten iyi performans sergilemiştim ancak okul açılınca maalesef klüp ve okul çok farklı yerlerde olduğu için basketbola devam edememiştim. Üniveresite de okul takımına seçilmeme rağmen devam ettiremedim :( Ancak şuna inanıyorum; eğer devam etseydim bugün bir belkide bir takımda adımı duyuyor olacaktınız :) Kim bilebilir ki?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayallerimizdir bizi geleceğe umutla bakmaya iten ve motive eden. Elimizde kuracak hayal ya da ulaşacak bir hedef kalmayınca yaşamanın ne anlamı varki? İşte o zaman yaşam rüzgarı başlar bizi savurmaya oradan oraya! Bir dala tutunmadıkça da kurtulamayız bu rüzgardan. Ben şanşlıyım bu konuda. Hep ibr hayalim oldu. Yıkılan, gerçekleşmeyen hayalin hedefin yerini bir başkası aldı hemen. Hayatın gerçeklerine ayak uydurmak lazım diye düşünüyorum. Biran kendimizi salıverirsek "boşvermişliğe" kurtulmak her geçen gün zorlaşır.  Sanırım bu yüzden hep "Büyüyünce ne olacaksın?" sorusuna hayatımın her döneminde farklı cevaplar verdim.  Artık tamamen şekillendi ne olmak istediğim sorusunun cevabı ancak kim neyi garanti edebilir ki?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Yarın ne olacağımız belli değilken varın biz kendimize yeni hayaller kurmaya devam edelim.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/35538825-116255084180136175?l=yasamadairhersey.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/feeds/116255084180136175/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=35538825&amp;postID=116255084180136175' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/116255084180136175'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/116255084180136175'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/2006/11/ne-olacaksn.html' title='Ne olacaksın?'/><author><name>ANDY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06708833421958341412</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/mavitur.0.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-35538825.post-116228111122245079</id><published>2006-10-31T09:05:00.000+03:00</published><updated>2006-11-14T00:16:05.493+03:00</updated><title type='text'>Cumhuriyet ve Atatürk...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/Manset.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/400/Manset.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Pazar günü Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunun 83. yılını kutladık. Gerçi yurt dışında bu etkinliklerin içinde olmasanız bile televizyondan izlemek insana gurur veriyor. Okunan şiirler, geçiş töreni vs..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben bugün olaya başka açıdan bakmak istiyorum. Bugün, halen bu ülkenin sınırları içinde yaşamanın sevincini, mutluluğunu YAŞAYAMAYANLARDAN konuşalım bence. İlk örnek olarak son günlerin en çok konuşulan ismi ile başlayalım. Orhan Pamuk denen şahsiyetle! Çünkü aldığı ödül ne olursa olsun, yurt dışında bu kadar tanınmış olması onun yazdıklarından öte, yaşadığı, yetiştiği ülkeyi; elinde belge, kanıt olmadan popüler olmak ve hayranlık duyduğu batıya yaranmak için söylediği sözlerle karalayarak bu ülkeyi haketmediğini orataya koymuştur. Varsın bizim bir kısım aydın geçinen yalakalarımız onun aldığı ödül için sevinsinler. Olaylara at gözlüğü ile bakmak aydınlık olmuyor ama ..!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir başka kıl olduğum kısım ise, Atatürk'ün hata (!) ya da yanlış(!) yaptığını düşünenler. Sanırım Atatürk'e çamur atmaya çalışanlar, O ve bu ülke için ölen yüzbinlerce insan olmasa bugün Istanbul'dan (tabi adı hala İstanbul olurmuydu bilemem!) İzmir'e giderken vize almak ya da pasaport kontrolünden geçmek durumunda kalacaklarını göremiyorlar. Bu topraklarda, Frana, İtalya, Yunanistan ve ya İngiltere devletlerinden birinde AZINLIK olarak yaşıyor olacaklarını düşünemiyorlar!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elbette Atatürk tek başına ülkeyi kurtarmadı. Adını bildiğimiz ya da bilmediğimiz yüzbinler sayesinde oldu bu olay ama şunu iyi kavramak lazım; iyi bir ordu sadece cesur askerlerle değil, o orduyu yöneten zeki insanlarla savaşı kazanır. Tarih bunun örnekleri ile doludur. Faith Sultan Mehmet İstanbul'u tek başına mı fethetmiştir? Elbette hayır! Koca bir orduyu çok iyi yönetip, idare ettiği ve doğru kararlar aldığı için ordu gerektiği gibi haraket etmiştir.  Maalesef Osmanlı olarak olarak yola devam etmek isteyenlerin, nerdeyse yok olacak bir toplumun kurtarılması aşamasında başrolü oynayan birisine bu şekilde davranmasını ben asla anlayamadım!!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak burada da ortaya haçlı seferleriyle başlayan ve Kurtuluş Savaşına kadar süren Türkleri yok etme  amacına ulaşamayan batının yoktan var edip içimize soktuğu laiklik,  ermeni, solculuk-sağcılık, Türk - Kürt  sorunları (!) ile  bunu başarmaya çalışması çıkıyor. Maalesef bizim aydın geçinen kısımla, bu sorunlar varmış gibi davranıp bu oyuna gelenler sayesinde bu sorunlar (!) büyüyüp bugünlere geldi. Halen insanlar manda ve himaye kabul edilmelimiydi tartışmasını yapıyorlarsa, oturup çok dikkatlice düşünmeliyiz!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/20060918205407.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/400/20060918205407.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Atatürk 20 yy.'da yaşarken bugüne dair söylediği sözlerle bile geleceği nasıl gördüğünü anlamamız gerek diye düşünüyorum. O sadece bir komutan değil aynı zamanda geleceği çok iyi analiz eden bir düşünür ve ülkesinin kalkınması için ne yapması gerektiğini, gelecekte nasıl davranılması gerektiğini görecek kadar ileri görüşlü bir devlet adamıdır. Zaten O'nun bu kadar ön plana çıkması bu özelliklerinden kaynaklanmaktadır. İyice inceler ve irdelersek, Atatürk'ün bu ülkede demokrasi olması için çoklu parti seçimleri için nasıl uğraştığını ve ülkeyi her zaman vatandaşın yönetmesi gerektiğini vurguladığını çok iyi anlarız. Ancak ülkeyi yönetirken bile sadece kendi çıkarları doğrultusunda hareket edenlere de bunu anlatmak gerek. Belki o zaman akıl ederler biz ülke vatandaşları AB'ye girmek istiyor muyuz diye sormayı!!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüm dünya Atatürk'ün ne kadar büyük bir komutan, devlet adamı ve dahi olduğunu kabul ederken, Üniversitelerinde O'nun düşüncelerini okuturken  ve O'nun bu ülkeye getirdiği her türlü yeniliğin, yönetim şeklinin günümüz şartlarına uyumluluğunu konuşup bunu överken, biz maalesef ne Atatürk'ün ne de düşüncelerinin değerini bilemiyor, sahip çıkamıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O'nun isteği, sadece fikirlerini ve düşüncelerini anlamış olmamız ve uygulamamızdır. Her bayramda büstüne çiçekler koyup yalandan konuşmalar yapmamız değildir!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Nice 83 yıllara ama Atatürk'ün düşünce yapısını yakalamış olarak..!&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/35538825-116228111122245079?l=yasamadairhersey.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/feeds/116228111122245079/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=35538825&amp;postID=116228111122245079' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/116228111122245079'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/116228111122245079'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/2006/10/cumhuriyet-ve-atatrk.html' title='Cumhuriyet ve Atatürk...'/><author><name>ANDY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06708833421958341412</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/mavitur.0.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-35538825.post-116186201960132608</id><published>2006-10-26T14:21:00.000+04:00</published><updated>2006-11-02T07:54:24.193+03:00</updated><title type='text'>Yurdum Güzel Yurdum..!</title><content type='html'>İnsanın bulunduğu noktadaki durumunu analiz etmesi ve haline şükretmesi için, daha kötü durumlardaki insanlara bakması gereklidir bence. Aksi takdirde daha iyiye baktıkça hep halimizden şikayet ederiz. Tamam, ileri gitmek, kendini geliştirmek için senden daha iyi olanları izleyip, örnek alabiliriz ama durumumuza göre hareket etmek ve ne olduğumuzu bilmek çok önemlidir öncelikle...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son 1 yıldır Gürcistan'dayım. Buraya gelmeden önce komşumuz olduğu dışında ne Gürcistan'ı bilirdim doğru düzgün ne de halkını. Ancak buraya geldikten sonra Turkiye'nin, yurdumun nasil harika bir memleket olduğu daha iyi gördüm. Gerçi İran'a gittiğim zaman da anlamıştım bunu ama orada sadece 10 gün kaldığım için şimdiki kadar net olmamıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hani Türkiye'yi İran gibi yapmak isteyenleri yada onlara özenenleri İran'a göndermek gerek! Bunu söylerken asla bir amerika ya da avrupa ülkesi gibi olalım demiyorum ve istemiyorum. Tarihin başlangıcından beri var olan bir milletin başkaları gibi olma ihtiyacı / isteği olmamalıdır. Kaldı ki; bugün amerika Osmanlı'nın günümüz modelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelelim buradaki yaşama...Yaşı bana yakın ve benden büyük olanlar 80'li yılları hatırlarlar. O zaman ki yaşam şartlarını. İşte burası daha 80'li yılların başındaki Türkiye gibi. 92'de SSCB'den ayrılmış olmasına rağmen 2002 yılında "Rose Revulution - Gül Devrimi" ile asıl gelişim ve değişim sürecine başlamışlar. Aradaki 10 yıl boyunca pek bir ilerleme kaydedilmemiş. Şu an bile üretim nerdeyse sıfır. Herşey yurt dışından ithal ediliyor. Özelleştirmeye büyük önem veriyorlar ancak bu sadece hükümetin uygulaması ile olmuyor. İşte burada "canım ülkem ve insanı" kavramı başlıyor bizler için :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ülkemizde olsa ve bir müşteri gelse ona elimizde olan herşeyi satmak için çaba sarfederiz ama burada sizinle pek ilgilenmedikleri gibi, eğer dükkan kapanış saatine yakın giderseniz içeri girmeyin diye saklananlar, dükkan kepengi kapanmamış olsa bile sizi "kapandı" deyip içeri almayanlar çok. İşsizlik çok fazla, çalışanların maaşları çoğu yerde düşük ama siz çok daha iyi imkanlarla iş verseniz bile onlar çalışmamak için can atıyorlar. Bizdeki "ne iş olsa yaparım" kavramı, burada "ne iş yapacağım ve çalışma saatleri ne" oluyor :) Geçen bir bayan iş başvurusu yapmıştı ve iş bilgisi bizim için oldukça iyiydi. Fakat hanımefendiye saat 08:30'da işte olmak zor geldi. Çünkü böyle bir durumda 7'de uyanması gerekmiş!!! Bize "eğer 10'da işe başlarsam olur" dedi :)) Ne kadar komik değil mi? Saat 10!!! Aslında ona kızamıyorsunuz çünkü burada banka olsun nerdeyse tüm iş yerleri saat 10:00'da açılıyor!!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hele trafiğe çıkıpta sürücüleri görünce İstanbul'un trafigini özler oluyor insan. Tamam bizde çok fazla trafik ve sıkışan yol var, bunun yanında öküz sürücülerimiz de var ama burada iki gün araç kullanın aradaki farkı anlarsınız :)) Gerçi Tahran'daki trafik sanırım hiçbiryerde yoktur. Araba kaza esnasında çok zarar görmedikçe araçtan inmiyorlar bile :))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;İran'da trafik!&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/10-Traffic.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; cursor: pointer; text-align: center;" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/400/10-Traffic.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Trafikten bahsetmişken devam edelim; araçların nerdeyse yarısında dikiz aynası yok. Olanlarda kullanılmıyor :) Araç fiyatları çok çok ucuz. Çünkü vergi en pahalı araç için 1500 USD. Başta Almanya'dan olmak üzere sıfır ve ikinci el arabaları getirmek çok ucuz. Örnek vermek gerekirse 2000 model mercedes ML jeepler 15 bin USD. Varın siz düşünün ucuzluğu. İnsanların gelir durumu bize göre çok düşük. Çok zengin olanlar var ama aynı bizdeki gibi gelir dengesizliği daha da fazla bir şekilde var. Bu durumda para biriktiren arabayı alıyor ama daha sonra ne dogru düzgün bakımı yapılıyor ne de tamir ettiriliyor. Her an kırılmış cam yerine koli bantıyla kaplanmış kapı görebilirsiniz :)) &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: center;"&gt;Bir tepeden Tiflis :)&lt;/p&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/Tbilisi_old_town.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; cursor: pointer; text-align: center;" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/400/Tbilisi_old_town.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Bir sabah aracıma bindim, sağ aynama baktım "aha ayna yok, çalmışlar" derken sol aynama baktım " aha bunu da çalmışlar" diyerek resmi tatli oldugu için 4 gün aynasız sürdüm arabayı :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herneyse Gürcü dostlarımızın tepkisini çekmemek adına daha derinlere inmiyorum ;) Peki hiç güzel birşey yok mu ? Var tabiki! Birincisi temiz bir hava ve şehirleme esnasında zarar verilmemiş yeşillikler. Olabilecek heryer yeşil. Yolda giderken uzaktan ağaçlar arasında sadece evlerin çatısını görüyorsunuz. Sanata çok değer veriyorlar. Tiyatro, bale, opera önemli. Fakat buna rağmen ülkemin ve yurdumun doğal güzelliklerinin yerini tutamaz. Sadece boğazımız bile yeter ;)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/images.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; cursor: pointer; text-align: center;" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/400/images.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Türkiye'nin ne insan ne de doğa güzelliğinin başka hiçbir yerde olmadığına inanlardanım. Belki daha iyi sosyal haklara, daha iyi yaşam standartlarına sahip, daha iyi yönetiliyor olabilirler ama insanın yanında güvenebiliceği, bayramda ziyaret edebileceği, akşam oturmalarına gidebileceği, sırlarını paylaşabiliceği, zor anlarda sırtını dayayabileceği insanların olması gerek etrafında.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seni özledim yurdum...toprağını, denizini, boğazını seyretmeyi bir tepeden...&lt;br /&gt;Sizleri özledim, sevdiklerim...hoş sohbetlerinizi, sıcacık kuzenler birliği toplantılarımızı...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/35538825-116186201960132608?l=yasamadairhersey.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/feeds/116186201960132608/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=35538825&amp;postID=116186201960132608' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/116186201960132608'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/116186201960132608'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/2006/10/yurdum-gzel-yurdum.html' title='Yurdum Güzel Yurdum..!'/><author><name>ANDY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06708833421958341412</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/mavitur.0.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-35538825.post-116142706385468901</id><published>2006-10-21T13:52:00.000+04:00</published><updated>2006-11-17T20:52:57.606+03:00</updated><title type='text'>İlkokul...</title><content type='html'>Annemlerin beni anaokuluna verdikleri dönemde hep "abim gibi okula gitmek istiyorum" diye ağlar, anaokuluna hiç gitmek istemezdim. Kaç defa evin kilerinde saklandım bu yüzden :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşım küçük olduğu için ilkokula gidemezdim. Israrlarım sonucu peder bey bir katakülle (oyun - üç kağıt) yaptı ve ben daha 6 yaşıma bile basmadan ilkokula başladım. Ben ocak ayında doğduğum için okul başladığında daha 6 yaşıma basmamıştım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiç devamsızlık yapmadan, geç kalmadan baştan aşağı "pekiyi" dolu bir karne ile bitirdim ilk yılı. Eee... o kadar istekliydim ki nasıl olmasın bu başarı değil mi :) Gerçi daha sonraki yıllarda oldukça zayıf olmamdan dolayı sık sık hastalanıp (özellikle 3. sınıfta) çok devamsızlık yapmadım değil :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photobucket.com/" target="_blank"&gt;&lt;img alt="Photobucket - Video and Image Hosting" src="http://i113.photobucket.com/albums/n223/sewince/ilkokul1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Faik Binal İlköğretim okulu 1985 yılı mezunuyum. Ulus'a giderken Ermeni mezarlığı yanındaydı okulumuz. O zamanlar Etiler bugün olduğu gibi meşhur bir semt olmadığı için çok fazla ev yoktu. -Mesela Akmerkezin olduğu yer toprak sahaydı. Amatör takımlar maç yaparlardı. Biz her pazar bir gece önceden dolaba koyduğumuz soğuk suları satardık orada :) Gerçi maçta su içeni, maçtan sonra bulmak biraz zor olurdu :)- Okulun bahçesinin devamında nerdeyse 3-4 futbol sahası büyüklüğünde boş bir arazi vardı. Biraz eğimliydi ama oynamak için ideal ve yeterliydi. Ders aralarında en büyük zevkimiz koşturmaktı :) Salak gibi bahçede koşturup ebelemece oynardık :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ersin diye bir arkadaşım vardı. Çoğu zaman O'nunla oynardım. En büyük eğlencemiz tank olmak (elleri yumruk yapıp kollarımızı önümzde birleştirince tank olurduk :)) ya da uçak olup karınca yuvalarına saldırmaktı :) Bakar mısınız gaddarlığa? Zavallı karıncılardan ne ister insan yahu!! Hayır, birde önce karıncılara çekirdek kabuğu verir, onlar bu kabukların etrafına dolaşınca saldırıya başlardık. Stratejiye bak be :) Vallahi Genel Kurmay Başkanı olacak adammışım :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. kişiydim okumayı çözen sınıfta. İlk Murat çözmüştü. Hala hatırlarım eve koşup yakama hocamın taktığı kırmızı kurdeleyi gösterişimi :) Fakat öğretmenimin adını hatırlamıyorum şimdi :(&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Faik Binal İlköğretim okulu, Kız Meslek Lisesi'yle aynı binadaydı. Binanın büyük kısmı lise kalan ufak bölümü ise ilkokuldu. Daha sonra ilkokul başka bir binaya taşındı ve benim okuduğum bina tamamen Kız Meslek Lisesi oldu. Arkadaşlarıma "işte bu okulda okudum" bile diyemedim :) Nasıl diyecem? Bina da kocaman "Kız Meslek Lisesi" yazıyor :) Hala da ilkokulumun nereye taşındığını bilmiyorum!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir tane okul müdürümüz vardı, kulaklarının içi kıllı ve çok pisti :) Abim Atatürk'un resmini yapmak isterken her nasılsa bizim okul müdürüne benzeyen bir adamın resimi çıktı ortaya :) Resmi müdüre vererek baya bir sükse yapmıştık :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birde aynı apartmanda oturduğum Yasemin diye bir arkadaşım vardı. Annemin öğretmenlik yaptığı okul tüm gün olduğu için, ben okul sonrası rahat rahat sokağa çıkardım :) Yasemin beni ne zaman sokkata görse (ki devamlı sokaktaydım nerdeyse) ders çalışmayıp sokakta oynadığımı öğretmene söylemekle tehdit ederdi :) Bende çok takardım ya :) Uyuz olurdum ona böyle söyledikçe!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peder bey subay olduğu için o zamanlar hep asker olma hayali kurardım. Evde, çoğu zaman yanlız kaldığım için gazeteden kendime tabanca ve taramalı tüfek (makinalı ama biz taramalı derdik, artık ne tarıyorsa :)) yapar, kurduğum ordu ile düşmanları yenerdim :) Gazeteden nasıl silah olur demeyin, birgün örnek resmiler ile anlatırım ;)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bak ilkokul derken konu nereye geldi biran! Okuldan çok net aklımda kalan bazı olaylar:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. sınıfta, bir arkadaşa kitabımla vurur gibi yaparken, elimi fazla kaldırdığım için bir milli bayram öncesi özenle hazırladığımız bir süslerin bir kısmını koparmam ve öğretmenden tokatı yemem :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hastalık nedeniyle yaklaşık 1 ay gidemediğim okula hastalık sonrası ilk gittiğim gün arkadaşlarımın tepkisini merak ederken tüm sınıfın bana sarılıp özlemlerini göstermeleri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir sihibazın beni tavuk gibi gıdaklatıp popomdan yumurta çıkarması :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir sene yarıyıl tatili sonrası okulun ilk haftası sonunda başlayan kar yağışı ile okulların 15 gün daha tatil oluşu :) Ne kıştı be o :) Sanırım sene 1983 idi.&lt;br /&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold; FONT-STYLE: italic"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold; FONT-STYLE: italic"&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/35538825-116142706385468901?l=yasamadairhersey.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/feeds/116142706385468901/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=35538825&amp;postID=116142706385468901' title='9 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/116142706385468901'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/116142706385468901'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/2006/10/ilkokul.html' title='İlkokul...'/><author><name>ANDY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06708833421958341412</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/mavitur.0.jpg'/></author><thr:total>9</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-35538825.post-116126265345549029</id><published>2006-10-19T16:23:00.000+04:00</published><updated>2006-10-19T16:57:33.886+04:00</updated><title type='text'>Ölüm..!</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/060.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/400/060.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Bugün 20 yaşında gencecik, hayatının baharında, elim bir trafik kazası sonucu hayatını kaybeden bir çalışanımızın cenazesine katıldım. Çok acı verici bir durum. Ancak insan başına gelmedikçe o insanların ne çektiğini bilemez, anlayamaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şehirden  evine giderken bindiği taksi, yağmurlu havada yolda oluşan su birikintisine girince şoför dikersiyon hakimiyeti kaybetmiş ve yol kenarında duran elektrik direğine yandan çarpmış. Maalesef çocuğun oturduğu taraftan çarptığı için çoçuk hayatını kaybetmiş. Daha 10 gün önce diktatörün odasında personel için yeni alınacak kıyafetleri manken edasında bize sunan çoçuk bugün toprağın altında artık. Allah rahmet eylesin ve kalanlara sabır versin demekten başka yapacak birşey yok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne garip bir durum..! Doğuyorsunuz ve belli bir sıra olmaksızın bu dünyadan ayrılıyorsunuz. Bu yalan dünyadan...İnsan düşünüce "bugün varız yarın yokuz" diye; o zaman neden bu hırs, bu mücadele, bu birbirimiz kırmalar. Sonuçta hepimiz o toprağın altında aynı yere gideceğiz. Ama yaşamın bunlarla alakası yok. O eskiden beri süre geldiği gibi bizi bir rüzgarın ucunda dağılan toprak parçaları gibi bölmeye devam ediyor. Biz bir araya gelmeye çalıştıkça sanki şiddeti daha artıyor yaşam rüzgarının...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nerdeyse 18 yıl oldu canım annemi kaybedeli. Dile kolay 18 yıl. Nerdeyse bugün cenazesini defnettiğimiz çoçuğun yaşam süresi...Gencecik yaşta aramızdan ayrıldı canım annem. Ben ve abimi en iyi şekilde yetiştirmek, bizim hiçbir zaman hiçbir konuda eksiklik hissetmemizi sağlamak uğruna kendini feda etti...Yaşam O'nun için çok daha acımasızdı :( Annemi daha başka bir yazıda anlatmak istiyorum. O yüzden şimdi fazla ayrıntıya girmeyeceğim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Size birazda buradaki (Gürcistan- Gürcüler Hristiyanlığın Ortodoks mezhebinden) cenazeleri anlatmak istiyorum. Zira bizlerin cenaze olgusundan farklı Ortodokslarınki. Bir defa ölen kişi yaklaşık 4-5 gün sonra defnediliyor. Bu sıra içinde ceset bozulmasın diye ölünün kanı çekilip yerine botoks enjekte ediyorlar. Merhum bu 4-5 günlük süre içinde evin salonunda tabutta yatıyor. Yani siz merhumla o kadar süre aynı evde kalıp defnedilinceye kadar üstü açık olan tabutta onu görüyorsunuz. Aynı zamanda makyajda yapılıyor merhuma. Cenaze günü evden üstü açık bir tabutla önce kilisiye taşınıyor sonra da mezarlığa. Bir başka değişik olay ise ölülerini tabut içinde gömmeleri. Daha ilginci ise cenaze sonrası topluca içki içilmesi. Anlıyorum şarap onlar için kutsal bir içki ama duyduğuma göre bir süre sonra sapıtmalar oluyormuş içkinin tesiriyle...Bu da onların geleneği işte.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/35538825-116126265345549029?l=yasamadairhersey.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/feeds/116126265345549029/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=35538825&amp;postID=116126265345549029' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/116126265345549029'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/116126265345549029'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/2006/10/lm.html' title='Ölüm..!'/><author><name>ANDY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06708833421958341412</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/mavitur.0.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-35538825.post-116107525129621431</id><published>2006-10-17T12:02:00.000+04:00</published><updated>2006-10-18T00:10:54.540+04:00</updated><title type='text'>Fransa - Boykot - Dış Politika</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/164.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0pt 10px 10px 0pt; CURSOR: pointer" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/400/164.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Dün &lt;i&gt;&lt;span style="color:red;"&gt;yumurcak'ın&lt;/span&gt; &lt;/i&gt;blogunda okuyunca karar verdim bu konuda birşeyler yazmaya. Aslında &lt;i&gt;&lt;span style="color:red;"&gt;yumurcak&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;span style="color:red;"&gt; &lt;/span&gt;olaya çok doğru bir pencereden bakmış. Boykot iki üç ürünü almamakla olmaz. Boykot ülkenin her kurum ve kuruluşu ile olmalı. Hatta Fransa yasayı kanunlaştırmasa dahi yapılmalı. Çünkü bu olaylar onlar için artık politik bir görüş olmuştur. Her sene yabancı ülke meclisleri kendi iç sorunlarıymış gibi Ermeni meselesini tartışıyorlar. Biz ise sadece "kınama notu" ve meclisteki partilerin grup toplantılarında yalandan nutukları ile yetiniyoruz. Bu böyle devam ederse biz daha çokkkk boykotlar yapmak durumunda kalırız!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben esasında bugün eskiye gideceğim. 1945'lere kadar uzanan bir süreçte kendi fikirlerimi anlatacağım. Atatürk'ün bıkartığı borçsuz ve hızla kalkınan, deyim yerindeyse tamamen kendi yağıyla kavrulan bir ülke temellerinin nasıl bugunlerde IMF vb. desteklerle ayakta kalmaya çalıştığını...&lt;br /&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span lang="EN-GB"&gt;Daha önce de yazmıştım. Atatürk 19 yy.'da 20. yy eğitimi almış olmasına rağmen ülkeyi bıraktığı idareciler 19. yy eğitimi aldıkları için; ne Atatürk'ü ne de onun fikirlerini anlayamışlar ve O'nun uygulamak istediklerini devam ettirememişlerdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neden ise çok basit. Seçimi kazanmak isteği ve batıya olan özenti. Türkçe okunan ezan sırf seçim sırasında belli bir zümreye hoş görünmek ve onların oylarını almak için arapça okunmaya başlanmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Atatürk'ün başlattığı kalkınma planları çerçevesinde inşa edilen pek çok fabrika varken, biz uçak fabrikasını yabancıların sözlerine kanarak kapatmışız. Demiryolları bazı sanayicilerin işleri aksamasın diye arka plana itilmiş ve bugün bütün gelişmiş ülkelerde önemli rol oynayan demiryolu taşımacılığı bizde 1950'den ititbaren hiç gelişmemiş. Bu arada biz sağ dikiz aynası bile olmayan ve her sene sadece birkaç ufak değişiklik yapılarak sunulmuş araçlara mahkum edilmişiz!!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuç ise bugün ortada. Yukarıda sadece 2-3 örnek verdim. Bunlar bile bizim bugün neden dışa bağımlı olduğumuzu ortaya koyuyor. Birisi çok güzel bir söz söylemişti. "Amerika'nın % 10'u akıllıdır ve ülkeyi onlar yönetir. Türkiye'nin % 90'ı akıllı ama onlar kalan % 10'luk kısım tarafında yönetliyor."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben ilkokuldayken hayat bilgisi dersinde Türkiye için "Kendi kendine yeten yedi ülkeden biri" diye yazardı. Biz de kendi aramızda, ülkemizin ne kadar güçlü olduğunu konuşur gururlanırdık. Maalesef artık bu olgunun yerinde yeller esiyor. Ülkemizde yetişen her türlü meyva ve sebze yurt dışından geliyor ve biz bunları alıyoruz. Burada suç bu malları ithal &lt;?xml:namespace prefix = st1 /&gt;&lt;st1:city st="on"&gt;&lt;st1:place st="on"&gt;eden&lt;/st1:place&gt;&lt;/st1:city&gt; değil, bu malların ülke içinde yetişenlerden daha ucuz olmasına çanak tutanlarda. Konunun uzmanı olmadığı halde önemli mevkilere gelen iş bilmezlerde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu tepki her gece saat 21:00'de ışıkları söndürmekle, onun bunun mallarını almamakla olmaz. Bizlerin daha bilinçli sekilde hareket edip, sandıkta göstermemiz lazım tepkimizi demek istiyorum ama bakıyorum da maalesef kime oy vereceğiz, işte onu; hiç ama hiç bilmiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanırım bu ülke insanlarının hep birlikte hareket etmeleri için bize gene bir savas lazım :(&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style="COLOR: rgb(0,0,0)"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="COLOR: rgb(255,0,0)"&gt;&lt;span style="COLOR: rgb(0,0,0)"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="COLOR: rgb(255,0,0)"&gt;&lt;span style="COLOR: rgb(0,0,0)"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/35538825-116107525129621431?l=yasamadairhersey.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/feeds/116107525129621431/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=35538825&amp;postID=116107525129621431' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/116107525129621431'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/116107525129621431'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/2006/10/fransa-boykot-d-politika.html' title='Fransa - Boykot - Dış Politika'/><author><name>ANDY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06708833421958341412</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/mavitur.0.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-35538825.post-116098883163405062</id><published>2006-10-16T12:28:00.000+04:00</published><updated>2006-10-17T11:06:19.376+04:00</updated><title type='text'>Ramazan</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/ramazan.0.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/400/ramazan.0.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Sizi bilmem ama bu seneki ramazan cok çabuk geçti. Daha dün başladık sanki oruç tutmaya ama baksanıza haftaya bugün bayram.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsan özlüyor yaş geçtikçe eski ramazanları. Zamandan mı, gelişen toknolijiden mi yoksa gelen yeni nesillerin umursamaz tavırlarından mı bilinmez eski ramazanların eski tadı yok artık. Hele birde yurt dışında hiç birşey anlamıyorsunuz ramazandan :( Bu ikinci ramazanım yurt dışında ve gene birşey anlamadım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nerde o; fırın sırasında beklemeler ve fırıncıya pidenin üstüne sürmesi için yumurta götürmeler...Sofra başında okunacak ezanı topluca bekleyip, televizyonda okunan sofra duasına hep beraber amin demeler...İftar sofrasını muteakiben tatlı ve çay ile başlayan hoş sohbetler...Bu sene iftar saatinde "Çağrı" filmi de oynamadı zaten :( Insan her geçen sene daha fazla özler oluyor bunları. Yaşlandık mı ne :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sağolsun canım palyancom her aksam harika iftar sofraları kurdu bana. Bazen de  diktator, cadı,  hulk (Cadının eşi- yeşil t-shirtünü giyince o yeşil deve benziyor diye bu ismi taktık ona)&lt;br /&gt;beraber acık iftarı.  Fakat o eski tadlar nedense yok artık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir ramazan daha koşturmaca, iş -güç telaşı içinde ne zaman geldiğini anlamadan bitmek üzere. Haftaya bayram ama ben son 10 senedir oldugu gibi yine çalışıyor olacağım. Aslına bakarsanız bayramda çalışmak hoşuma gidiyor. Çünkü bayramların da eski tadı kalmadı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdiden herkesin "&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;KADIR GECESİ MUBAREK OLSUN&lt;/span&gt;" ve "&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;HAYIRLI BAYRAMLAR&lt;/span&gt;"&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/35538825-116098883163405062?l=yasamadairhersey.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/feeds/116098883163405062/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=35538825&amp;postID=116098883163405062' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/116098883163405062'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/116098883163405062'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/2006/10/ramazan.html' title='Ramazan'/><author><name>ANDY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06708833421958341412</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/mavitur.0.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-35538825.post-116081942315427749</id><published>2006-10-14T13:17:00.000+04:00</published><updated>2006-10-21T21:41:15.230+04:00</updated><title type='text'>Neden Andy?</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/andydc9.2.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0pt 10px 10px 0pt; CURSOR: pointer" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/400/andydc9.2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Bu isim ilk olarak Cadı'nın blogunda benden Andy diye bahsetmesi ile başladı. Bu ismi verme nedeni ise aynı çizgi film karakteri gibi insanlara sürekli şaka yapmammış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında düşününce pek de haksız sayılmaz. Çünkü gerçekten bazen aklım sırf bu tür şakalar için çalışıyor :) Aşağıda bazı örnekler var. Buyurun beraber okuyalım. Ancak şakaların bazıları anonim olsa da bazılarının isim hakkı bendedir, izinsiz denemeyin :p&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="FONT-STYLE: italic"&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold"&gt;Ayakkabı boyacısı :&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;Müdür bir arkadaş havalimaninda ayakkabısını boyatırken, boyacıyı yanıma çağırdım ve "onun sadece tek ayakkabısını boya sonra da senin paran ancak buna yeter de, yandaki müşteriye geç" dedim. Boyacı her ikimizide tanıdığı için olayın bir şaka olduğunu anladı ve helal olsun rolünü çok iyi yaptı :) Arkadaş etrafa neşeli neşeli bakarken boyacının "senin paran ancak buna yeter" deyip yandaki müşteriye geçmesi ile yüzündeoluşan ifade görülmeye değerdi :) Açık kalmış bir ağızla etrafa boş boş ama yavaş yavaş sinirlenen bir yüz ifadesi ile bakakaldı :) Hatta yandaki müşteri bile şaşkın şaşkın arkadaşa bakıyordu :) Hemen ortaya çıktım da, boyacı çocuk bizim köfte parmağın azabından kurtuldu :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="FONT-STYLE: italic"&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold"&gt;Mail yollama:&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;Aslinda olay birbirimizin cep telefonundan belli bir arkadaş çevresine (ayni is yerinde çalışan arkadaş çevresi) sms atmayla başladı. Tabi bu mesajlar hiç masum mesajlar degildi :) Sonunda ben ve yukarida bahsi geçen köfte parmak aramızda anlaşma yaptık. Çünkü ne zaman iki dakika boş bıraksak hemen telefonlar ele geçirilipip hızlı bir şekilde sms atılıyordu diğer arkadaşlara :) Anlaşmaya rağmen köfte parmak benim ona güvenip telefonumu bırakmamdan istifade edip sağa sola atmış mesajları :) Ee....bunun bir geri dönüşü olmalı degil mi? O zamanlar internette hack olayı ile ilgili haberleri takip ederken bu sevgili arkadaşın mail hesabını hacklemek geldi aklıma :) Fakat sağolsun o kadar kolay bir şifre değiştirme sorusu sormuş ki; ben de yeni bir şifre aldım onun adına ve onun mail adresinden bizim diger grup üyelerine güzel bir mail attım :) Meğer bizim köfte parmak kırıkmış, başka arzuları varmış ama bunu bize söyliyemiyormus :) Hayat kısa olduğu için artık dayancak gücü kalmamış ve bize herşeyi açıklamak istemiş :) Bize ne zaman "napıyorsun" dese (bu soruyu hep sorardı) , canı bizi istedigi anlamına gelecekmiş :) Ertesi gün köfte parmak işe gelip kime; "napıyorsun" dese; "şimdi olmaz, sonra gel" cevabını almış ve olayı öğrenene kadar dad bir anlam verememiş :) Olayı öğrenince hem kızdı hem de güldü. Biraz ağır mı oldu ne :) Ama o günden sonra mail hesaplarını, acilen odadan cıkarken kapatmayı unutan arkadaşlar da aynı gazaba uğradılar :) Yok hep ben yazmadım ;)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu konuda en fazla Kurt magdur oldu. Hep romantik ve derin duygular taşıyan mailler onun hesabından geldi :) Hatta bir defasında Kurt'un cep telefonundan kendime ve bir arkadaşa sms atarken başına 532 yazmayı unuttum. Kurt'unki 533'lü olduğu için mesaj benim numaramla aynı ama kodu 533 olan birisine gitti. Pazar günü sabahın köründe doğu şiveli birisi arayıp Kurt'a başlamış bağırmaya. Kurt baştan ben sanmış zira arayan kişi olarak ben görünüyormuşum. (Tamam numara aynı ama kodlar farklı nasıl oluyor bu iş?) Herneyse Kurt'un aklına benim mesaj olayı gelince, adama durumu anlatmaya çalışmış ve adamdan gelen cevap "siz birbirinizi mi beceriyorsunuz". Koptuk bu olayı duyunca :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold; FONT-STYLE: italic"&gt;Lisede: &lt;/span&gt;Okul yıllarında kopya çekmeyen öğrenci nerdeyse yoktur. Ya da arkadaşına yardım eden. Ee... tabi bizde de oluyordu :) Sınav esnasında kopya çekmeyen kim varsa o kopya çekmekle itham edilirdi :) Ama daha eğlenceli olan, hoca kitaptan birşeyler anlatırken, dersle alakası olmayan bir arkadaşımızı kaldırdığı zaman biz kitaptan konu ile bağlantısı olmayan başka bir yeri okuması için işaret ederdik :))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazen de arkada oturup dersi dinlemeyen ve eğilip konuşanları teşhir için ön sıradan itibaren herkes sıranın iki ucuna açılabildiği kadar açılır ve gizlice konuşan arkadaşlar dımdızlak ortada kalırlardı :))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lise hazırlık sınıfında Sariyerli bir arkadaşımız vardı. Biraz saftı. İngilizce konuşma dersinde hoca bu arkadaşı kaldırdı ve kitapta, kitap okuyan kadını göstererek "What is she doing?" dedi. Sarıyerli biran duraksayınca benim ona fısıldadığım "She is washing machine" cümlesini aynen söyledi :)) Hocanın cevabı ise "Yes it is a pencil" oldu :))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En unutmadığım olaylardan biri ise soğuk bir kış günü "Sıfırcı Pakize"nin dişçiden geldiği için ders yapmadığı bir gün, dersin son anlarında Arap'ın iğrenc kokulu yellenmesini ben yapmışım gibi "andy haywansın, derste de yapılmazki" diyerek beni yerin dibine sokmasıydı :))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold; FONT-STYLE: italic"&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/35538825-116081942315427749?l=yasamadairhersey.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/feeds/116081942315427749/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=35538825&amp;postID=116081942315427749' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/116081942315427749'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/116081942315427749'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/2006/10/neden-andy.html' title='Neden Andy?'/><author><name>ANDY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06708833421958341412</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/mavitur.0.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-35538825.post-116072265281437966</id><published>2006-10-13T09:45:00.000+04:00</published><updated>2006-10-23T00:28:40.473+04:00</updated><title type='text'>Side - Dikili</title><content type='html'>Üniversitenin birinci sınıf sonunda staj yapmam gerekiyordu. Evil ve ben güneyde tarzımızdan ödün vermeden çalışacak otel arıyorduk. Haywan Adamın ablası zamanında Fethiye'de tur rehberliği yaptığı için pek çok otel müdürünü tanıyordu. Evil'a ne zaman “Staj ne olacak” desem oturduğu sandelyeye yayılarak "haywan adamın ablası halledecek" derdi. Aslında yalan değil halletti ama dedim ya biz tarzdan ödün vermeyecektik ;)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Tarz&lt;/span&gt;: Rock tarzi tabiki. Uzun saç ve küpe :) Gençlik işte. İnsan her zaman öyle giyinip, saç uzatamaz. Ama gel gör ki; o zamanlar nerdeyse tüm aile tarafından eleştirilmiştim. Ne değişti saçlarım uzunken ya da kısayken? Ben gene aynı benim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nerde kalmıştım; Evet staj diyordum. O yaz Bodrum'da bir otel ile görüştük. Otel müdürü bizi arayacağını söyledi ama aramadı :) Liseden evil ve benimle ayni sınıfta okuyan Arap -kendisi lise boyunca sıra arkadaşım olmuştur. Çok güzel ve zor günler geçirdim O'nunla. En son New York'ta buldum izini. Maillestik ama bir daha cevap alamadım :(- Hadigari'de çalışıyordu. 19 Mayıs haftası orada kalıp Hadigari'de onunla çalıştım 4 gün. Hem masraflarım çıktı hem de bedava eğlendim :) Hadigari'nin  müdürü staj için oraya çağırdı ama Evil'a verilmiş sözüm vardı. Evil'la geçecekti staj dönemim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonunda Fethiye'ye gittik okulun kapanması ile beraber. Haywan Adam'ın evinde kalan çok sayıda akrabası olduğu için bize yer yoktu haliyle. Bizde de pansiyona bile verecek para olmadığı ve rock felsefesi ışığında -birşeyi belirtmek isterim. Akliniza pis görünümlü, kirli rock'çular gelmesin. Her zaman temizdim ve temiz giyidim :)- parkta yatmaya başladık. Gündüz haywan adamın dükkanda gece ise önce o car cemetery (rock bar) sonra da boş Fethiye yollarında dolaşıp parklarda yatıştık :) Haywan adam, evi olmasına rağmen bizi hiç yanlız bırakmadı. Gerçek dost böyle olur. İlk ya da ikinci gün Letonya tatil köyüne gittik. O sene Antalya'da iki yer bombalandığı için her yerde güvenlik üst düzeydeydi. Girişte kime geldiğini söylüyorsunuz. Otelde kalan birilerine geldiyseniz onları arayıp teyid ediyorlar doğruluğunu. Biz nedense orada kalan birisine gelmiş gibi girdik içeri. Haywan Adamın ablası kendi adını verdi, orada kalan tanıdıklarına. Biz içeride yiyecek içecek müdürü ya da genel müdür ile konuşmayı beklerken karşımıza otel güvenlik müdürü çıktı. Bize kimlik falan sordu. Bizimde ters cevaplarmız karşılığında bizi otelden atmak istedi! Genel Müdürün bizi beklediğini söylediğimiz zaman telaşlandı ve bizi kapı dışarı etti! Herneyse ben ve Evil sinir olduk ama kös kös haywan adamın dükkana döndük. Durumu anlattık. O da ablasına iletti olanları. Biz birazdan olacaklardan habersiz dükkanda otururken, Haywan adamın eniştesi içeri girdi ve aynı anda içerisini iğrenç bir koku sardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eniştesi: “Çoçuklar otelin genel müdürünün eşi burada” derken koşarak klimayı açması ve kadının içeri girip suratının ekşimesi bir oldu. Biz rezil-ü rüsva olduk bu arada :) Sağolsun kadın hiç bozuntuya vermedi. Bizi otelde çalışmaya çağırdı ama bu olaydan sonra orada huzurlu bir çalışma ortamı olmayacağını düşündüğümüz için istemedik. Tabi tarzdan da ödün vermemek cabası!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben size haywan adamın acıyı çok sevdiğini, sabah akşam acı biber turşusu yediğini ve suyunu içtiğini söylememiştim. Fethiye’de sadece onun evinin foseptiği her hafta tıkanıyordu :) Aradan geçen birkaç yıldan sonra haywan adamın annesi o günü anlatıp haywan adama kızarken ben gülüyordum. Fakat Evil ve Haywan adam daha fazla gülüyorlardı. Meğerse, eniştesi olayı aileye anlatınca Haywan Adam bizim gaz kaçırdığımızı söylemiş :) Yuh yani! Bu kadar  da rezil edilmezki bir insan. Hem de yalan bir suçlama ile :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ertesi sabah saat 07:00’de ölüdenize gittik. İki gündür nerdeyse hiç uyumamıştık. Sabah biz gittiğimizde Belcekız’da kimse yoktu. Biz yorgunluktan sahilde uyuya kalmışız. Uyandığımızda heryer insan kaynıyordu. Ortalarında elbiseleriyle uyuyan 3 tip :) Hemen ortama ayak uydurup, gün boyu Fethiye denizinden faydalandık ama akşam eve dönüşte ben istakoz gibi kızarmıştım :) Robot gibi yürüyordum :) Haywan adam ise artislik yapacam derken kafasında unuttuğu bandananın kurbanı olmuştu. Artık güneşten oluşmuş bir bandanası vardı :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/flugtechniktraining-strand.0.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/400/flugtechniktraining-strand.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;O gece haywan adamın eniştesinin evinde gece 1:30’da kalkacak Antalya otobüsünü beklerken ve birbirimize “uyuma” derken uyuduk :) Side’de Evil mahalleden tanıdığı birisiyle konuştu ve müdürü olduğu 2 yıldızlı bir tatil köyünde bizim staj yapmamızı sağlayacağını söylediği için Antalya’ya gidecektik.  Saat 1:25’te uyandık. Hemen taksiye bindik ama otobüsü kaçırdık. Cebimizde sadece 80.000 lira kalmıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabah saat 04:00’te Bodrum’dan gelecek olan otobüsün muavinine fiyat sorunca, bize kişi başı 70.000 lira dedi Oysa biz bileti 50 binden almıştık. Adam “tamam 50 bine gelin” dedi . Biz daha yüzsüzleşip bizde 40’ar bin var dedik ve otobüse binmeyi başardık :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çif katlı otobüsün  alt kat kapı önündeki koltuğa ben (1,88cm) ve Evil (1,94 cm) oturduk :) Aslında oturmadık, sığıştık ve katlandık :) Antalya’ya vardığımızda cebimizde beş kuruş yoktu. Ailelerimizden para isteyebildik son kalan ufak jetonumuzla :) Sonrasında 5 otostop ve Side, Bingeşik Mevkii’ndeki tatil köyüne geldik. Adam bizi buyur etti ve biraz dinlenin dedi. Saat tam 13:00’te yatıp gene tam13:00’te uyandık. Tek fark aradan 24 saat geçmiş olmasıydı :) O kadar yorgunluk anlayın :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuç? Ne olacak koca bir sıfır. Bombalamalardan sonra Tatil Köyünde 20 misafir ve 20 garson vardı :) Görün Türk turizmciler hizmette nasıl sınır tanımıyor :) Biz 20 gün sonra gelip iş başı yapmak için ayrıldık. Antalya’nın bir ucundan diğer ucuna yürüyüp, minibüsle gene Fethiye’ye döndük ama yol boyunca bize “buradan geçen minibüs’e binin, 3 saatte Fethiye’de olursunuz” diyen ve bizim sahilden giden minibüsele 6 saatte Fethiye’ye gitmemize vesile olan şahsı çok ama çok andık :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;20 gün sonra tekrar gittiğimizde otelin durumu eskisinden farkısızdı. Staj kağıtlarımızı onaylatıp ayrıldık oradan. Gerçi Evil daha sonra o tatil köyüne gitti. Tek başına bir süre çalıştı ama benim gazımla ailesinden habersiz Istanbul’a dönüp bizde kalmaya başladı. Hergün ailesini arayıp (Bizim evden) havanın sıcak olduğunu , çalıştığını söylüyordu. Ama..Ama birgün babası “hadi leyn yalan söyleme biz öğrendik otelden çıkmışsın, söyle nerdesin?” demesi ile herşey karıştı :) Meğer kuzeni çalıştığı tatil köyüne gitmiş Evil’i görmeye. Oradan söylemişler ayrıldğını işten ve kuzen de hemen yetiştirmiş ailesine :) Hala aklıma geldikçe Evil’in o an ki yüzü çok gülerim :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/trkh-yeni111.0.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/400/trkh-yeni111.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;O yaz nerdeyse bütün güney sahilini gezdim. Marmaris’te abimle Çubucak’ta –başka bir yazımda sizlere Çubucak’ı anlatacağım- kaldım. Dikili’ye arkadaşlarımı görmeye gittim. Antalya – Fethiye arasını sahilden gittim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biz çalışmak için yola çıktık ama eniştemin başka bir özlü sözünde anlattığını yaptık :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;“Gör popom yolları iç soğuk suları”&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/35538825-116072265281437966?l=yasamadairhersey.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/feeds/116072265281437966/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=35538825&amp;postID=116072265281437966' title='3 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/116072265281437966'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/116072265281437966'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/2006/10/side-dikili.html' title='Side - Dikili'/><author><name>ANDY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06708833421958341412</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/mavitur.0.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-35538825.post-116048980150031194</id><published>2006-10-10T17:49:00.000+04:00</published><updated>2006-10-11T11:09:53.306+04:00</updated><title type='text'>Motorsiklet Maceram :)</title><content type='html'>Sene 1995 yazı. Marmaris'in en büyük otellerinden birinde çalışıyordum. Üniversitede tanıştığım ve halen çok yakın arkadaşım olan Haywan Adam'da Fethiye'de kendine ait dukkanda çalışıyordu. Ben her fırsatta kendisinin yanına giderdim haftasonları. Hatta bir dönem hem lise de hem üniversitede aynı sınıfta olan Evil da benimle aynı iş yerinde çalışıyordu. O zaman en büyük isteklerimizden birisi motor kiralayıp Fethiye'ye haywan adamın yanına gitmekti ama Evil işten ayrılınca bu hevesimiz suya düştü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her nedense bende ki su çok sığ olacak gene düştüm bu hevese. Bir arkadaşın motorunu aldım ve basketbol maçı yüzünden 17:00'de çıkacağım yola 19:00'da hava kararmaya başladığı zaman çıkmak durumunda kalmıştım. Bu arada motor deyince aklınıza öyle büyük birşey gelmesin. Şimdiki gibi pek çok motor markası yoktu o zamanlar. Sadece Honda Kinetic vardı. Motoru şişer, direksiyon kitlenir vb... İşte ben boyle bir motorla Marmaris'ten 180 km'lik yola çıktım. Zaten daha dört yol ağzına (Muğla, Gökova, Köyceğiz ayrımı) gelmeden hava karardı. Biraz hızlanınca motor sallanmaya başladığı ve yukarıda saydığım teknik problemler olur diye fazla hızlanmıyordum. Yol boyunca yüzüme ve gözlüğüme bir sürü sinek, böcek vb.ç yapıştı. Siz siz olun yazlık yerlerde kasksız bimeyin motora :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Göcek geçidinden geçerken yol boyunca bana yardımcı olan yok çizgileri kayboldu. Birde bu eski motorda gazı kestinmi farlar sönüyordu. Hava kararmış yolu görmüyorum, gaza da basmıyorum. Yani ayı gelse beni ponçiklese kimsenin haberi olmayacak dağ başında :) Oradan geçtim bu seferde 2 km'lik mıcır bir yolla karşılaştım :( Yavaş yavaş indiktan sonra nihayet vardım Fethiye'ye. Midibüslerle 3 saat süren yol, motorla 5 saat sürmüştü. Motordan bir inişim var, sanırsınızki Harley'den iniyorum :)) Zaten haywan adam da beni görünce kahkahayı bastı :))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://imageshack.us"&gt;&lt;img alt="Image Hosted by ImageShack.us" src="http://img469.imageshack.us/img469/6101/alacakaranlkjr5.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div align="center"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki güzel gün sonunda pazar günü dönüş vakti gelince benim içimi bir sıkıntı aldı ve geç çıkacağım dönüş yoluna saat 22:00'de çıkma kararı aldım. Motor arkadaşımın olmasa bırakcam orada. O derece yol gözümde büyüdü. Tam Fethiye çıkışında polis durdurdu. Ruhsat var ama ehliyet yok :) Memura durumu anlattım. Allahtan adam anlayışlı çıktı ve bana motorun yakıştığını söyleyip (!) gönderdi. Yurdum polisi 54 promille ehliyetime 6 ay el koyarken, ehliyetsiz, motorla 180 km yola gitmeme izin verdi :)) Benim için yolda en zor kısım geliş yolunda çok zorlandığım Göcek geçidiydi. Göcek'e indim ve haywan adamı arayıp durumu bildirdim. Yolun geri kalanı düzdü. Tabi bu benim düşüncemdi! Hafif yokuş olan yoldan inerken motorun arkası sağa sola atmaya başladı. Lastik patlamıştı! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte alaca karanlık kuşağı böyle başladı :) Şuan güldüğüm bu olay o an hiç komik gelmiyordu...100 metre ileride bir köy kahvesine kadar ittim motoru ve köylülerin yardımı ile lastiği değiştirdik. İstepne gözüme pek sağlam gelmedi ama köylüler 4-5 km ileride bir benzin istasyonu olduğunu, oraya kadar istepne lastiğin beni idare edeceğini söylediler. Nerdeeee...! 100 mt gitmeden o lastikte indi. Meğer o lastik yarıkmış, tamir edilmemiş :) Yapacak birşey yok. Gecenin bir yarısı motoru ittirmeye başladım. 4-5 km hem de :)) Gözünüzde canlandırın; yolun kenarında motorla koşan bir adam :)) Motor ağır olduğu için ittirmek zor oluyordu, bu nedenle gaza basip yanında koşuyordum :)) O yol bitmedi bir türlü...Sonunda benzin istasyonunu görünce içimi kaplayan mutluluk, uzaktan gelen ve gitgide yakaşıp, sayısı artan havlama sesleri ile yerini yusuf yusuf küdamlarına bıraktı :)) Köpekler yolun karşısında havlıyor, benim kaba etim yıldızlara çarpıyordu korkudan :)) Sağsalim benzin istasyonuna vardım. Lastiği tamir eden çoçuğun bir elinde 6. parmağı vardı (alaca karanlık kuşağının bir oyunu olsa gerek bu). Saat 2 gibi benzin istasyonundan yola çıktım. Fakat gerek lastiğin patlama korkusu, gerekse yorgunluktan reflekslerim iyice yavaşlamıştı. Daha fazla risk almamak için köyceğiz garajına girdim ve 2 saat uyudum, hem de bankın üstünde :)) Rezilliğe bak :))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saat 08:00 gibi Marmaris'e vardım. Tam 10 saat sonra otele varmanın sevinci ile işe başladım ama bu macera unutulmaz bir anı olarak kaldı... :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold"&gt;Tanımlamalar:&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Haywan Adam&lt;/em&gt; : O'nunla ilk tanıştığımda pek sevmemiştim kendisini ama zamanla tanıdıkça gerçek bir dost olduğunu anladım. Her buluştuğumuzda tokalışırken bize birşey derdi. Ben bunu başlangıçta "by one" diye anlar ama bir anlam veremezdim. Ne alaka "by one". Hayır soracam bu sefer dalga geçecekler diye soramıyorum. Sonunda birgün cok dikkatli dinlediğimde "hayvan naber" dediğini anladım. Zaten o günden sonra kampuste bir "Haywan naber?" modası başladı, 9 Eylül Üniversitesi Buca kampusunde :) Hatta bir defasında kantine girerken "haywan" diye bağırdığımda nerdeyse herkes bana bakmıştı da "ne kadar haywan varmış yahu burada" diye düşünmüştüm :))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Evil&lt;/em&gt;: Lise hazırlık ve birinci sınıfta iken çok sesiz dururken birden bire metal müzik ile başkalaşım geçiren dostuma, death metal dinlediği yıllarda takılan lakap. Kendisi ile hem lisede hem de üniversitede aynı sınıftaydık.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/35538825-116048980150031194?l=yasamadairhersey.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/feeds/116048980150031194/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=35538825&amp;postID=116048980150031194' title='3 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/116048980150031194'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/116048980150031194'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/2006/10/motorsiklet-maceram.html' title='Motorsiklet Maceram :)'/><author><name>ANDY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06708833421958341412</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/mavitur.0.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-35538825.post-116040005557555081</id><published>2006-10-09T16:51:00.000+04:00</published><updated>2006-10-09T17:25:05.090+04:00</updated><title type='text'>Sözleri Yanlış Aktarma!</title><content type='html'>Duyduğum ya da bana anlatılan sözleri başkalarına aktarırken değiştirmeden anlatmaya çok özen gösteririm. Çünkü laf başka anlamlara gidebilir ve insanların başkalarını yanlış anlamasına sebep olabilir. Ve en önemlisi başkalarının anlatıklarını / söylediklerini kendine mal edenlere çok kızıyorum. Sanırım bu konuda oldukça dürüstüm :) Bu dürüstlüğüm nedeniyle hiçbirşey kaybetmedim. Aksine çok huzur duydum :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu konu da nerden geldi aklına derseniz; size "benim çalışıtığım gibi büyük firmalarda çalışanlara sorun" derim ;) Dedikodu, lafların ilk ağızdan çıktıktan sonra son duyana gidene kadar nasıl değiştiğine şahit olduklarını söyleyeceklerdir. Ne maaş zamları dolaşmıştır daha yönetim karar vermeden. Kimler işten atılmıştır, kimlerin görevi değişmiştir anlatamam :) Bazen arkadaşlarıma şaka olsun diye söylediğim yalanların bana o kadar gerçekçi dönüşü oldu ki; kendi söylediğimi bilmesem inanacaktım nerdeyse! :) Hayır, bunu bana söyleyen "çok emin kaynaklardan duydum" demez mi! Herkesin kaynağı çok emin zaten :) Böyle durumlar için eniştemin çok güzel bir lafı var :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Osur osur ipe diz" :))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://imageshack.us"&gt;&lt;img alt="Image Hosted by ImageShack.us" src="http://img174.imageshack.us/img174/5928/gnevg0.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşağıda yazan ve benim ilk askerde duyduğum hikayeyi bu yüzden ekledim yazıma:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Albay, binbaşıya: -Yarın güneş tutulacak. Bu her zaman görülen bir şey değildir. Erleri talim elbiseleri ile talim meydanına getirin de olayı görsünler. Ben de orada bulunup kendilerine gerekli bilgiyi vereceğim. Şayet yağmur yağarsa, tabii bir şey göremeyiz. O zaman erleri, üstü kapalı talimgaha götürürsün.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Binbaşı, yüzbaşıya: -Albayın emri ile yarın sabah saat dokuzda güneş tutulacak. Bu her zaman görülen bir olay değildir. Şayet hava kapalı olursa bir şey görülemeyecektir. Bu durumda tutulma, kapalı talimgahta gerekli talim elbisesiyle yapılacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüzbaşı, teğmene: -Albayın emri ile yarın sabah dokuzda talim elbisesi ile güneş tutulmasının açılış merasimi yapılacaktır. Şayet yağmur yağarsa ki bu durum pek görülen bir olay değildir, Albay kapalı talimgahta gerekli bilgiyi verecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Teğmen, başçavuşa: -Yarın sabah dokuzda hava güzel olursa, talim kıyafeti ile albay tutulacak. Kapalı talimgahta yağmur yağarsa, alayın meydanında manevra yapılacak. Çünkü bu her zaman görülen bir olay değildir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Basçavuş, askere: -Yarın sabah saat dokuzda kapalı talimgahta Albayı tutacağız. Sabah hepiniz talim teçhizat ile hazır olun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Askerler kendi aralarında: -Yarın sabah bizim başçavus Albayı tutuklayacakmış. :))&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/35538825-116040005557555081?l=yasamadairhersey.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/feeds/116040005557555081/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=35538825&amp;postID=116040005557555081' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/116040005557555081'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/116040005557555081'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/2006/10/szleri-yanl-aktarma.html' title='Sözleri Yanlış Aktarma!'/><author><name>ANDY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06708833421958341412</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/mavitur.0.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-35538825.post-116030109629337801</id><published>2006-10-08T13:48:00.000+04:00</published><updated>2006-10-08T13:55:45.546+04:00</updated><title type='text'>Sahur ve Tabu :)</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/tabu.4.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/320/tabu.4.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Uzun zamandir isteyipte, yapamadığımız, akşam toplanıp sahura kadar oturma planını sonunda dün gece gerçekleştirdik. Tabu mu, okey mi yoksa monopoly mi derken, en sonunda tabuda karar kıldık. Tarih yine bir erkek - bayan çekişmesine sahne oldu ;) Oyun içinde sevgili bayanları kızdırmamız sonucu geceyi salonda koltuk üstünde geçirme tehlikesi ile karşı karşıya bile kaldık :) Görün ne zor şartlarda kazandık :p Bize "ya biz bunlarla nasil evlendik" diyen Cadı'ya nikah masasında nasıl "EVET" diye bağırdıklarını hatırlattım :)) Diktatörün eşi bir gece önce Türkiye'den sabaha karşı geldiği için ve aynı zamanda bizler için (uzun zamandır) alışık bir durum olmayan sabahlama olayında tabu bitimiyle ve sahur yemeği hazırlığı aşamasında koltuklara yığılmalar da oldu :) Çok hoşuma gitti dostlarla sabahlamak ve sahur yapmak. Gerçi canım karıcım palyonco her gece beni sahura kaldırıyor ama dedim ya akraba ve dostlarla yapılan sahur başka oluyor. Sonuçta sahur yemeği de yenildi ve saat 5'e doğru evlere gidildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özlemişim böyle sabahlamaları. Merkezi ısıtma sistemi olan apartmanlarda oturanlar bilirler; gece bir saatten sonra ısıtma sistemi kapatılır ve ev hafiften soğumaya başlar. Zamanla daha çok üşünülür ve sonunda yataklara girilip uyunulur...Çok severim önce üşüyüp sonra yorganın altına girmeyi :) Küçükken soğuk havalarda odamın camını açar, üstümdeki yorganı da kalorifer üstüne koyardım. İyice üşüdükten sonra camı kapatıp sıcacık yorganın altına girer mışıl mışıl uyurdum :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aynı zamanda soğuk kış günlerinde akşam eve yürürken üşümeyi ve sıcacık evime girip oturmayı, tv izlemeyi çok severim. Casino'da 2 sene boyunca hep gece çalıştım. Nasıl imrenerek bakardım ben işe giderken, evine giden insanlara :( Sabah olunca da bu sefer onlar işe giderken ben eve uyumaya gidiyorum diye de sevinirdim :) Gerçi gündüz istediğiniz kadar uyuyun insan metabolizması gereği gece uykunuz gelir ve hiç uyumamış gibi hissedersiniz. Tiflis'e gelene kadar son 6 yılımda da vardiyalı çalıştığım için her 4 günde bir imrenerek baktım gece evine gidenlere...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/35538825-116030109629337801?l=yasamadairhersey.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/feeds/116030109629337801/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=35538825&amp;postID=116030109629337801' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/116030109629337801'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/116030109629337801'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/2006/10/sahur-ve-tabu.html' title='Sahur ve Tabu :)'/><author><name>ANDY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06708833421958341412</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/mavitur.0.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-35538825.post-116013009135481094</id><published>2006-10-06T13:45:00.000+04:00</published><updated>2006-10-06T21:13:40.763+04:00</updated><title type='text'>Georgia vs. Russia</title><content type='html'>Son günlerde haberlerde sık sık izlemişsinizdir Gürcistan ile Rusya arasindaki krizi. Eskiden televizyonda bu bölgedeki olayları dinler ama pek tınlamazdık. Ancak olayın merkezinde yaşayınca insan herşeyle ilgileniyor. Fakat gerçek şu ki; ilk günlerde abartılan kadar bir gerginlik olmadı. En azından Gürcistan'da olmadı. Hiçbir yerde Rusya alehtarı gösteri ya da bayrak yakma olayi gerçekleşmedi mesela...Şu an için tüm kozlar Rusya'nin elinde ve Rusya Gürcistan ile her türlü (kara, hava, deniz, demiryolu, posta) iletişimini belirsiz bir süre için kesti. Gürcistan ilk günkü sert çıkışından sonra beklenmedik şekilde 180 derece dönerek bizi şaşırttı. Bugün Gürcistan'dan gidecek olan Ruslara şarap hediye edilecekmiş(!) Sonuç: Rusya iletişimi açınca hersey daha iyi olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buna benzer bir olay Türkiye'de olsa tepkimiz nasil olurdu? Nasil birleşirdi normal zamanda bir araya gelmeyen milyonlar? Bütün çekişmeler son bulur ve ülke olarak dimdik dururduk bize böyle davranan ülkenin karşısında.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tarih boyunca nerdeyse tüm dünyaya kök söktürmüş bir ülkenin evladi olmak benim için gurur verici. Siz bakmayın Avrupa'nin sahte birlikteliğine. İçlerine girince görüyorsunuz nasil saygısızlar birbirlerine karşı. Bir defasında Munih'te Sivil Havacılıktaki gelişimleri anlatan bir konferansa katılmıştım. Avrupa'nın değişik ülkelerinden gelen pek çok havaalanı işleticisinin müdürleri vardi. Herkes birbirine hava atmak ya da karşısındakini dinlemeyerek "önemsememek" gösterisi sundu. Bize çağdaşlık, modernlik, insanlık öğretmeye çalışan AB ülkelerinin havalimanılarını yöneten üst düzey yöneticilerdi bunlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biz hala onların peşinden koşalım...Hala onlara hayranlık duyalım...En ufak bir olayı büyütüp "burası Türkiye, burada bunlar normal" demeye devam edelim ki adamların ekmeğine yağ sürelim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fransa'da okullarda Fransız devrimini başlatan söz olarak bize öğretilen "ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler" sözünün hiç öğretilmediğini ve hatta bu cümlenin esamesinin okunmadığını biliyor muydunuz? Bizi eleştirip, barbar diyen avrupalı orta çağda neyaptığını hemen unutuyor nedense!!! O kadar eskiye gitmeyin. Fransa'nin Cezayir'de yaptıkları ortada!!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslinda bu konuda yazacak çok şey var. En başında da, bizi 1945'ten sonra batılı ülkelere muhtaç duruma düşüren aciz devlet yöneticilerinden başlamak gerek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;center&gt;&lt;a href="http://imageshack.us"&gt;&lt;img src="http://img65.imageshack.us/img65/7122/dsc01181cf6.jpg" border="0" alt="Image Hosted by ImageShack.us" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/center&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir yerde okumustum, çok hoşuma gitti. Sizinle de paylaşmak istedim. Bugün neden bu durumda olduğumuz en önemli kanıtlarından birisi bence:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Atatürk 19. yy'da 20.yy eğitimi almıştı. Ancak O'nun ülkeyi bıraktığı kişiler ise 19.yy'daki gördükleri eğitimde kaldıkları için Atatürk'ü asla anlayamadılar ve O'nun izinden gidemediler"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazı biraz daha değişik olabilir ama çok güzel özetlemiş yazan kişi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ülkemizin değerini bilmek ve iç karışıklık çıkarmak isteyenlerin oyununa gelmemek dileğiyle...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/35538825-116013009135481094?l=yasamadairhersey.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/feeds/116013009135481094/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=35538825&amp;postID=116013009135481094' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/116013009135481094'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/116013009135481094'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/2006/10/georgia-vs-russia.html' title='Georgia vs. Russia'/><author><name>ANDY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06708833421958341412</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/mavitur.0.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-35538825.post-116003963456749045</id><published>2006-10-04T18:11:00.000+04:00</published><updated>2006-10-05T15:53:01.173+04:00</updated><title type='text'>Sonbahar...</title><content type='html'>Sonbahar...Biten aşkların, hüznün başlangıç mevsimidir kimileri için... Uzun yaz günlerinin yerini kasvetli, erkenden kararan kış günlerine bırakışının başlangıcıdır kimimiz için de...Ama ben öyle düşünmüyorum. Ben sonbaharda buldum eşimi, sonbaharda aşık oldum O'na...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saman alevi gibi başlayıp biten yaz aşklarına benzemez, sonbahar'ın hafif soğuk rüzgarlarında başlayan aşklar...Yağmurun altında ıslanmak ister gönül, soğukta yürüyüp sıcak bir mekanda ısınmak ister sevgiliyle...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başkadır sonbahar'ın güzelliği...Havalar soğusa bile içinizi ısıtır, sarı yapraklardan oluşan o güzelim tablo...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte gene geldi kapıya dayandı artık iyice..Bundan sonra daha soğuk, yağmurlu ve karlı bir hava bekliyor bizi ama içimizdeki sevgi ateşi, dostluklar ve bitmesini istemedigimiz soğuk kış günlerinin sohbetleri ısıtıcak bizleri...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ah ulan bu kadar romantik yazı üstüne aklıma Tiflis'te soba olmadığı geldi, bak canım sıkıldı! Ben şimdi özlemem mi soba başı muhabbetleri, sobada demlenen çayı ve kestane kebabı...Hele Türkiye'de iken doğru düzgün içmediğimiz, satılan dükkanın önünden geçerken yüzümüzü çevirip bakmadığımız o Sahlep ve Boza nasil tütüyor burnumda...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Düşen bir yaprak görürsen &lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/sonbahar.4.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/400/sonbahar.2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/sonbahar.3.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/2067/3924/1600/sonbahar.0.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Beni hatırla demiştin&lt;br /&gt;Biliyorsun seni ben&lt;br /&gt;Sonbaharda sevmiştim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her sonbahar gelişinde&lt;br /&gt;Sarı sarı yapraklarla&lt;br /&gt;Kuru dallar arasında&lt;br /&gt;Sen gelirsin aklıma&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rüzgarla düşen yapraklar&lt;br /&gt;Daima senin hayalin&lt;br /&gt;Yine bir sonbaharda&lt;br /&gt;Döneceksin sen bana&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/35538825-116003963456749045?l=yasamadairhersey.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/feeds/116003963456749045/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=35538825&amp;postID=116003963456749045' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/116003963456749045'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/116003963456749045'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/2006/10/sonbahar.html' title='Sonbahar...'/><author><name>ANDY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06708833421958341412</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/mavitur.0.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-35538825.post-116003875141592238</id><published>2006-10-03T18:04:00.000+04:00</published><updated>2006-10-05T17:35:18.156+04:00</updated><title type='text'>Wc :)</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/clip_image001.9.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/400/clip_image001.0.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Basliga bakipta "nasil bir yazi bu" demeyin :) İnsanin en rahat olduğu yer değil midir tuvaletler? Tabi ki halka açık bir tuvalette değilseniz :)) Oradayken koparız herşeyden ya da cok daha iyi odaklarınız düşüncelerimize...Derler ya; "Türkün aklına kaçarken ya da sı....ken gelirmiş" diye... Bence cok doğru. Pek çoğumuz orada yeni fikirler üretmişizdir ya da daha net düsünmüşüzdür. Ne garip bir psikoloji bu? Kafanin rahatladığı bir an :))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Efes harabelerine gidenler bilir...Taştan tuvaletlerin olduğu bir oda vardır. Bu taş tuvaletleri önce köleler oturup ısıtırlar, daha sonra ülkenin ileri gelenleri önemli kararları burada alırlarmış. Yukarıdaki sözü boşuna söylemişler :))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adamin biri sehirlerarası yolculuk yaparken otobüs firmasi 15 dk. ihtiyaç molasi vermis. Adam da normal olarak tuvalete girmiş. Tam oturdugu andan yandan "Naber?" demiş birisi. Adam şaşırmıs...Alışık olmadık bir durum tabi, tuvalette yandaki kabinden birisinin size "Naber?" demesi :) Adam da cevap vermiş: "İyiyim, sen nasilsin? diye... Yan kabinden "Ben Ankara'ya gidiyorum" demiş. Bizi adam : "Ben de Ankara'ya gidiyorum" demiş. Sonra yan kabindeki adam : "Aşkım ben seni sonra ararım, yan kabindeki adam onunla konustuğumu sanıyor, bir rahat vermiyor" demiş :))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlginctir insanın ruh hali tuvaletteyken...Bu yazi da aklima orada geldi :))&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/35538825-116003875141592238?l=yasamadairhersey.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/feeds/116003875141592238/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=35538825&amp;postID=116003875141592238' title='3 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/116003875141592238'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/116003875141592238'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/2006/10/wc.html' title='Wc :)'/><author><name>ANDY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06708833421958341412</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/mavitur.0.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-35538825.post-116003781825292461</id><published>2006-10-02T17:34:00.000+04:00</published><updated>2006-10-05T17:35:48.696+04:00</updated><title type='text'>Düşünürken...</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/clip_image001.5.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/320/clip_image001.5.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; İnsan yanlız kalınca, hatta birileriyle otururken dalar gider düşüncelere. Yanınızdaki de sorunca; "ne düşünüyorsun?" diye, hemen "hiççç.." deriz, aklımızdan birbirine bağli pek cok düşünce geçerken. Bende hep öyle olur. Bir olay gelir aklıma ve birisi bana "ne düşünüyorsun?" dediği anda bambaşka bir olayı düşündüğümü anlarim. Bazen "hiç" desem de hemen arkasından anlatırım. Bu arada da daha iyi süzerim olayları nasıl nerden birbirine bağladığımı!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cadı’nın bana tanıttıüı bu blog olayı ile aklımdan &lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/clip_image001.3.jpg"&gt;&lt;/a&gt;geçenleri yazıya dökme kararı aldım :) Herkese hayırlı, uğurlu olsun blog’um :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/35538825-116003781825292461?l=yasamadairhersey.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/feeds/116003781825292461/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=35538825&amp;postID=116003781825292461' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/116003781825292461'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/35538825/posts/default/116003781825292461'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasamadairhersey.blogspot.com/2006/10/dnrken.html' title='Düşünürken...'/><author><name>ANDY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06708833421958341412</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5374/3956/1600/mavitur.0.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry></feed>
